14.1 C
Hamburg
Dienstag, Mai 11, 2021
StartGesundheitSüleyman Deveci: Coronalı Günler

Süleyman Deveci: Coronalı Günler

Kaptanın Seyir Defteri

Coronalı Günler

indexSon bir ay nasıl da çabuk gelip geçti. Her ne kadar başlık Coronalı da olsa, ezici çoğunluğumuzun Coronasız olduğu biliniyor. Almanya virüse karşı sergilenen mücadelede en başarılılardan sayılmasına rağmen gariplikler birbirini izliyor. Daha düne kadar maskeye gerek yok diyenler bugün en ateşli maske savunucuları. Virologlara karşı olan kin ve nefret her geçen gün artıyor. Aralarında show ve reklam değilse eğer ölüm tehditleri aldığını söyleyenler bile var. İlk günden beri hazmetmediğim insan tipleri bunlar oldu, her gün ekrana çıkıp başka bir şey söylediler. Bir gün önce söyledikleri ile iki gün sonra söyledikleri arasında dağlar kadar fark oldu. Yalnız kalacakları, kimseye yaranamayacaklarına günlüklerde de değindim. Hükümetin başı da ne kadar sempati toplarsa toplasın çelişkili açıklamalarıyla göze çarptı.

Ama Almanya’da basın var, medya var, hak hukuk, protesto kültürü var dedik. Bugünlerde her ne kadar kısıtlı da olsalar, varlar. Gazetecilerin görevi her şeyi toz pembe göstermek değil, aksine karşılaşılan olumsuzlukları dile getirmektir. Bunun sivri bir dille mi yalaka yaltakçı bir dille mi yapılıp yapılmayacağı izlenen yayın politikasına göre belirlenir. Sürece pasif şahitlik de edebilirsiniz, aktif izleyicisi de, elinizden bir şeyler geliyorsa eğer aktif katılımcısı da. Bu süreçte dezenfeksiyon maddesi üreten eczaneler, maske diken terziler bence bu sınıfa dahiller.

Almanyalılar henüz çok yeni. Buna rağmen çıkışından beri belli bir seviyeyi tutturabilmeyi başladı. Yeterli mi, elbette değil. Ama her ay tekrarlamaktan ben şahsen bıktım. Bizim kâbemiz haber, habercilik. Her ne kadar çok siyasi gibi duruyor gözüksek de biz kendimizi apolitik tanımlıyoruz. Bu siyasi haberlerin haber değeri oldukları için yayınlanmasını savunuyoruz. Ya da gerçek haberciliği yapması gerekenlerin sustukları, onayladıkları için itirazımızdan dolayı bunları yayınlıyoruz. Ne militan, ne misyon gazetecilik gibi bir anlayışımız var, ne de Hamburgluların çok yakından tanıdıkları örneklerdeki gibi konsolosluğun arka bahçesi olmayı planlıyoruz. Elbette hepimizin siyasi görüşleri, kendi duruşları, savundukları var. Ama bizi hâlâ köpeği ısıran insanlar ilgilendiriyor. Önceliğimiz siyaset değil haber, habercilik.

İki dilli kalmaya çaba sarf ediyoruz. Aramıza yeni insanlar katılıyor. Seviniyoruz. Arada bir yazanlar olduğu kadar uzun soluklu olup düzenli devam edenler de var. İçinde bulunduğumuz şartlar göz önünde bulundurulduğunda kimselerin laf etmemesi gerektiği ortada. Günlükler devam ediyor, bunun diğer konulara yeteri kadar detaylı şekilde eğilmemi engellediği gerçek. Bu yönlü eleştirilere katılsam da kendimi birkaç parçaya bölemem. En azından elimdeki bu işin hakkını vermek zorunda olmak gibi bir sorumluluğum var.

Uzun mu uzun bir yaz kapıda. Sürekli Corona uzmanları ile tanışıp karşılaşıyoruz. Bunun sonunun gelmeyeceği belli. Ağzı olan konuşuyor. Okumadan, bilmeden, öğrenmeden konuşanlar kendilerini nasıl da belli ediyorlar. Bu konuda eleştirel ve şüpheci olmaya devam. Öğreniyoruz, öğrenirken öğrendiklerimizi aktarmaya devam ediyoruz. Nisan ayı henüz bitmemesine rağmen mart ayına oranla yine daha çok okunduk. Elbette ilgi görmek sevindiriyor.

Mayıs ayında daha yeni, daha güçlü mevziler ve mevkiler edinmek için daha çok çalışmamız gerektiği ortada. Ekip büyüyor, emektarlar çoğalıyor, daha bir renkli oluyoruz, sesimiz daha zengin çıkıyor. Bu anlamda Coronalı günlerin ilaçlarından biri olan haber sayfalarımızı yani biz Almanyalılar´ı izlemeye devam.

01.05.2020

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular