21.7 C
Hamburg
Sonntag, August 9, 2020
Start Gesundheit Süleyman Deveci: Corona Günlüğü (42)

Süleyman Deveci: Corona Günlüğü (42)

virüs

Bugün virüslerin kaba tarihini ele almak istiyorum. Viroloji, virüsleri ve özelliklerini konu alan bilim dalı. Yerimizin darlığı ve günlüğün sınırları göz önünde bulundurulduğunda ancak bir giriş yapabileceğimiz anlaşılmalıdır. Virüs bu arada Latince zehir anlamına geliyor. Bu alanda çalışan insanlara da virolog deniyor. Daha düne kadar herhalde üniversite seçme ve yerleştirme sınavlarında laf olsun diye en son tercih edilebilecek seçeneklerden biri iken, bugünlerde günümüzün en önemli şahsiyetleri ve uğraşıları diyebiliriz. Viroloji mikrobiyolojinin bir parçası sayılıyor. Bu bilim dalı virüsleri, zincirlerini, sınıflandırılmalarını, hücrelere giriş yollarını, hastalığa yol açışlarını inceliyor. İnternet bilgilerine göre en azından Türkiye’de bu bilim dalı veteriner fakültelerinde daha çok hayvan, balık ve gıda ile ilgili hayvan hastalıkları ve sağlığı ile ilgili yürütülen mücadeleye katkı sunmak amacıyla kurulmuşlar ve faaliyet yürütüyorlar.

Peki virüs ne? Zehir dedik. Ağda biraz aramaya başlasanız yığınla uzman jargonuyla dolu üç cümleden sonra bıkıp sıkılacağınız nice bilgiler mevcut. Akademisyenlerin dilini okunabilir dile uyarlamak, bence gazetecilerin değil adı geçen bilim kuruluşlarının halkla ilişkiler veya basın servisinin görevi olmalı. Kendi aralarında istedikleri kadar uzaylı dili bence konuşabilirler ama bu bilgileri sıradan insanlara ulaştırabilme konusunda bugüne kadar yetenekli iki akademisyen tanımıyorum. Bu işin doğası maalesef böyle.

Konumuza dönecek olursak eğer virologlar adı üzerinde virüs gibi gözle görülemeyecek boyutlarda olan organizmaların ortaya çıkışından yok oluşuna kadar geçen sürecini inceler. Bunlar kamu kurum ve kuruluşları ile özel şirketlerde laboratuvar ortamında çalışır ve elde edilen örnekleri incelerler. İş sağlığı ve güvenliğine dikkat ederek çalışmak buralarda çok önemlidir. Görevleri laboratuvara ulaşan doku ya da benzer materyali incelemek ve tanı konulmasına yardımcı olmak, yine doku ve vücut sıvısı gibi materyalleri, farklı metotlarla inceledikten sonra yönlendirmeyi yapan çalışma arkadaşına verileri aktarmak, farklı uzmanlık branşlarından çalışma arkadaşlarına gelen soru ve önerileri dikkate almak.

Virüse karşı bilinen tarihteki ilk aşı örneğine 11. yy’da Hindistan’da ve Çin’de Song Hanedanlığı döneminde rastlıyoruz. O gün uygulanan yönteme biz bugün variolasyon diyoruz. Yani çiçek hastalığına karşı yapılan bağışıklama. Bu yöntem zamanla Ortadoğu’ya yayıldı. 1721 yılında İstanbul’da Osmanlı İmparatorluğu’ndaki İngiliz Büyükelçinin eşi Mary Wortley Montagu tarafından iyice gözlemlenip öğrenildikten sonra yöntem İngiltere’ye getirildi. Bu yöntemle ölüm oranı yok denecek düzeye indirgenebiliyordu. 1770 yılında ise altı kişinin Almanya ve İngiltere’de ineklerin lenflerinde görülen çiçek hastalığına karşı aşılanmışlar. 1796 yılında Edward Jenner diye biri bu yöntemi 8 yaşındaki James Phippes’in çiçek hastalığına karşı başarılı bir şekilde kullanmış. Böylece bu hastalıktan ölenlerin sayıları daha da düşmüş. 1881 yılında bizim de yarı hemşeri dediğimiz ve aynı zamanda kuduz aşısını bulmasıyla meşhur Louis Pasteur, Edward Jennerin onuruna uygulanan prosedüre vaksinasyon, (Latince inek) yani bir hastalığa karşı bağışıklık sağlamak için aşı yapma, adını vermiş.

1882 yılında ilk defa Alman bilim insanı Adolf Mayer Hollanda’da bakterilerden de küçük olması gereken ve hastalıklara yol açan maddelerin varlığını kanıtlamış. On yıl sonra Rus bilim insanı Dmitri Iwanowski bugünkü Tütün Mozaik Virüsü Tobacco Mosaic Virus (TMV)’nü bulur. Hayvanlarda karşılaşılan virüsü ise ilk defa 1898 yılında Robert Koch’un öğrencisi Friedrich Loeffler ve Paul Frosch adli Alman bilim insanları bugünkü adıyla ayak ve ağız hastalığı virüsü (Maul und Klauenseuche Virus) keşfederler.

1940lı yıllardan itibaren elektron mikroskopları virüsleri görünür kılar. 1964 yılında ilk defa virüslerin görüntüleri yayınlanmaya başlar, dahası bunlar arasında bugün bilinen Corona virüsünün (tabii bu son hali değil ilk önceli) de olduğu resimlere denk gelinse de hatalı fotoğraflama diye üzerinde durulmaz. June Almeida adlı bir bilim insanı bu elektro mikroskopların yardımıyla diğer virüslerden ayrılan, ortasındaki çekirdeğin etrafının taçlarla süslendiği ve adeta kutsal bir görüntü çağrıştıran ve adını taçlı yani Corona diye alacak olan illeti görür ve kayıtlara geçer. Üç yıl sonra Coronanın bu ilk görüntüleri “Journal of General Virologie” de yayınlanır. Covid-19 hakkında bu kadar kısa sürede bu kadar çok şeyin bilinmesini insanlık bu adı geçen bilim insanlarına borçludur.

Her şeye rağmen virüs hakkında iyileştiren etkili bir aşının henüz olmaması bilimin sınırlarının da, bilim insanlarının bilgilerinin de sonsuz olmadığının ispatı.

24.04.2020

- Advertisment -

Most Popular

Beirut: Von der Leyen und Michel appellieren an EU-Staaten, den Libanon zu unterstützen

EU-Kommissionspräsidentin Ursula von der Leyen und EU-Ratspräsident Charles Michel haben vor der Video-Geberkonferenz der französischen Regierung am Sonntag an die EU-Staaten appelliert, ihre Hilfen...

Ülker’den 2020’nin ilk yarısında 4,5 milyar TL ciro

Ülker Bisküvi, 2020 yılı ilk yarısında cirosunu bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20,1 artışla 4,5 milyar TL’ye ulaştırdı   Türkiye’nin önde gelen gıda şirketi...

Jungfernstieg ab Oktober weitgehend autofrei

Das im Koalitionsvertrag vereinbarte Ziel einer lebendigen, autoarmen Innenstadt wird bereits ab Oktober konkret: Auf Initiative der Behörde für Stadtentwicklung und Wohnen, der Behörde...

Adana’da „Gezen sinema tırı“ sinemaseverlerle buluştu

Adana'da, "Gezen Sinema Tırı" ile açık havada sinemaseverler için "Eyvah Eyvah 2" adlı komedi filminin gösterimi yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü iş...
%d Bloggern gefällt das: