Werbeanzeigen
11.8 C
Hamburg
Dienstag, August 4, 2020
Start Gesundheit Süleyman Deveci: Corona Günlüğü (41)

Süleyman Deveci: Corona Günlüğü (41)

Corona günlüğünü öyle plansız programsız, canımın istediği gibi yazdığımı sananlar yanılıyorlar. Çok seyrek canım bir şeyler yazmak istemediğinde, izlediğim rotanın dışına çıkmak istediğimde gündemden uzak notlara da bulanıyorum ki okur sıkılmasın. Önümüzdeki on gün her gün ne yazacağımı bile planlamadan duramam. Bugün ise listemde John Hopkins Üniversitesi var. Yazımı önceki gün bitirmiştim ama bu sabah günlük bir gazeteye baktığımda onlar da bunu ele almamışlar mı? Yazıya geri dönmek bazı yanlarını değiştirmek istedim. O gazetenin araştırma imkânları ile benim imkânsızlığım arasında dağlar kadar fark olduğunu bilmenizi isterim. Ama bunun garip bir tesadüf olduğunun altını çizerek başlıyorum.

Screenshot_2020-04-23 Coronavirus COVID-19 (2019-nCoV)

Bu üniversitenin adını birçoğumuz Robert Koch Enstitüsü ile birlikte duydu. Elbette akademik çevreler çok iyi bilirler. Hiç duymayanlarımıza da şaşırıyorum. O merak edilen ölü ve hasta sayısı işte bu kurumdan geliyor demek yetmeli. Bizler de bu üniversitenin ne olduğunu bilmeden internet üzerinden her gün izlediğimiz veri bankasından takip ediyoruz. Bu yazı ile az çok bu oluşumu ele almak istedim. Kim bunlar, neci, ne iş yaparlar, nereden geliyor güvenilirlikleri vs.

Johns Hopkins Üniversitesi (JHU) 1876 yılında ABD’nin Maryland eyaletinin Baltimore şehrinde kurulmuş ve bu ülkenin özel statülü ilk araştırma üniversitesi imiş. Kuruma adını veren John Hopkins Quaker adlı bir dini oluşumun üyesi imiş. Tarikat veya mezhep demek yanlış zira bu oluşumun çıkış hikayesi de mevcut Hristiyan mezhep ve tarikatlarından bıkıp bezenlerin kurduğu İngiltere kökenli bir grup. Üniversite ile bu grubun bugün ne bağı var meraklılar araştırabilir. Bu adamcağız 1873 yılında vefat ettiğinde hem bekarmış hem de çocuğu yokmuş. Yani mirasını ardından yiyecek kimi kimsesi yokmuş. Milyoner adam ölmeden önce ama yazdığı vasiyetinde yedi milyon dolar (bugünkü kur ile 140 milyon dolarmış) ile zamanının en büyük bağışını yaparak yetkililerden adı geçen eyalet ve şehirde bir üniversite yapılmasını istemiş. Örnek rol modeli olarak da Alman Heidelberg Üniversitesi’ni kendilerine örnek almışlar. Ait olduğu Quakerlere ne kadar bağış yapmış, yapmış mı, yine biz ölümlüler bunu bilmiyoruz.

144 yıldır bu üniversite var ve ayakta dimdik çalışıyor. Ona yakın akademik birimleri ile araştırma konularında dünyanın sayılı elit üniversitelerinden bir olma özelliğini koruyor. Tanınmış ünlü akademisyenlerin yeni nesilleri yetiştirdiği üniversitenin misyonunu uzmanları, öğrencilerini eğitmek, öğrenme kapasitelerini bağımsız, özgün, yenilikçi bir anlayışla sürekli bir döngü içerisinde tutmak olarak aktarıyorlar. JHU biz sıradan insanlar tarafından pek o kadar tanınıp bilinmese de bilim dünyası onu çok iyi tanıyor demiştim. Zira dünyanın en iyi on ikinci üniversitesi olma ünvanına sahip. Şimdiye kadar 29 Nobel ödülü almışlar.

John Hopkins Üniversitesi 2020 yılı eğitim ücretlerine de kısaca bir göz atalım: Lisans eğitimi ve ücretleri 53,740 $. Ayrıca, John Hopkins lisansüstü okul ücreti ve ücretleri 55,816 $. Öte yandan, kayıtlı lisans öğrencilerinin yaklaşık %53,30’u burs yardımı almakta. Ortalama burs tutarı ise 38,268 $. Mali yardım alındıktan sonra, JHU’nun son ücreti 33,633 $ olup, eğitim, ücretler, kitaplar ve malzemeler ve genel günlük masrafları içeriyor. İnsan gel de hani okuma diyor (!) Yalnız bu fiyatların yıllık tutarlar mı, öğrenim boyunca ödenmesi gereken miktarlar mı olup olmadığını maalesef öğrenemedim ve tahminde bulunmak istemiyorum. Bilenler biz bilmeyenlere yazabilirse sevinirim.

Bu arada paranız olsa bile orada durun. Öyle hatır gönülle bu üniversite öğrenci almıyor, kurum girişimci ruh, entelektüel merak ve özveri gibi niteliklere değer veriyormuş. Bunun dışında çok iyiden de iyi bir not ortalaması ve test puanları, yanı sıra güçlü bir akademik sicile çok önem veriyorlarmış. Yapılan tüm başvuru sahiplerinin kapsamlı bir incelemesini yapıyorlarmış.

Küresel salgın ile ilgili rakamları, hastalık sayısı, ölümler ve iyileşenlerle ilgili toplanan veriler bugünkü bildiğimiz veri tabanında dakika dakika güncelleniyor. Bu işin arkasındaki isimler ise JHU Sistem Bilimi ve Mühendisliği Merkezi Eş Direktörü Lauren Gardner ve ekibi. Neden bu işe giriştiklerini dahası veri bankası tablosunun hikayesini kadın müdür zamanında şöyle anlatıyor: „Corona virüs Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkmıştı ancak dünya için henüz bir tehdit olarak görülmüyordu. Çinli öğrencim Ensheng Dong, Wuhan’daki corona virüsü verilerini anlık gösteren bir panel oluşturmak istediğini söyledi. Birkaç saatlik bir çalışma sonrası mevcut verileri gösteren bir panel hazırladık. Bir sonraki gün olan 22 Ocak’ta Wuhan’daki vaka ve ölümleri gösteren bu paneli Twitter hesabım üzerinde yayınladık ve kısa bir süre sonra trend oldu. İlk başlarda benim ekibim 6 kişiden oluşuyordu. Virüs Çin dışında başka ülkelerde görülmeye başlayınca üniversite içeriden bana destek vermeyi teklif etti. Oluşturduğumuz panel aslında ilk günkü halinden farklı değil. Ancak artık 24 saat güncelleniyor. Johns Hopkins Üniversitesi’nin birçok bölümünden destek alıyoruz. Ayrıca verilerin toplanması için de dışarıdan birkaç veri toplama şirketi bize hizmet veriyor. Çekirdek ekibimiz fazla genişlemedi. Saat farkından dolayı Londra’da bir öğrenci sabah saatlerinde güncelleme yapıyor.“

Bahsettikleri veri toplama kaynakları ise Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi ECDC. Müdür: „ABD Ulusal Alerji ve Enfeksiyon Hastalıkları Enstitüsü’nün verilerini beklesek belki 24 ya da 48 saatlik gecikmeler yaşarız. Biz yerel yetkililerden, basından ve daha birçok değişik kaynaktan verileri toplayarak, sisteme yüklüyoruz. Herhangi bir noktada hata yaptığımızda, takipçilerimiz anında bizi mesajlarla uyarıyor. Günde bu konuda binlerce mail alıyoruz“ diyor.

Corona-Tracker denilen bu sayfa, bu veri deposu bugüne kadar milyarlarca kez tıklanmış. Son bilgi neden RKI ile JHU’nun verdikleri rakamların birbirlerinden farklı oldukları. Bunun da açıklaması elbette var. RKI sadece ve sadece ilgili sağlık dairelerinin saptadıkları resmi rakamlara günde sadece bir defa yer veriyorlar. Bunun ne gibi gecikmelere neden olduğu tahmin edilebilir. Üniversite ise bu resmi rakamların yanı sıra farklı medya kuruluşlarından, sosyal medyadan, yine yukarıda değindiğim gibi DSÖ’den ve ECDC’den topladığı bilgileri de saptanan rakamların üzerine ekliyor ve sayıları dakika dakika güncelliyor. Rakam farklılıkları buradan kaynaklanıyor.

23.04.2020

Werbeanzeigen

- Advertisment -

Most Popular

„Çevirdiğim filmlerde sevgi ve şefkat hep hissettiğim duygular oldu“

Yeşilçam'ın ünlü oyuncusu, aynı zamanda senarist ve yönetmen Türkan Şoray, filmlerde canlandırdığı karakterlerin acılarını hissetmeden doğru bir performans sergilenemeyeceğini belirterek, "İçim cız etmeden oynayamıyorum. Bu...

Deutlicher Anstieg der Sorgerechtsübertragungen

Im Jahr 2019 haben die Familiengerichte in Hamburg für 624 Kinder und Jugendliche die voll­ständige oder teilweise Übertragung der elterlichen Sorge angeordnet. Im Vergleich zum Vor­jahr...

Yeniden açılan halı sahalar için „kalp krizi“ uyarısı

"Halı sahalarda egzersiz yapmadan ani efora ve zorlamaya bağlı kalp krizlerini çok fazla görebiliyoruz. Dolayısıyla halı sahaların kapalı olduğu pandemi döneminde hareketsiz kalan vatandaşların,...

„Junge Künstler und kleinere Galerien profitieren“

Kulturstaatsministerin Monika Grütters hat den diesjährigen Ankaufetat der Sammlung zeitgenössischer Kunst der Bundesrepublik Deutschland im Rahmen des Zukunftsprogramms NEUSTART KULTUR um 2,5 Millionen Euro...
%d Bloggern gefällt das: