14.1 C
Hamburg
Dienstag, Mai 11, 2021
StartGesundheitSüleyman Deveci: Corona Günlüğü (38)

Süleyman Deveci: Corona Günlüğü (38)

hand

Yeni haftaya yine dehşet verici rakamlarla başlamak hiç hoş değil. 145 743 kişiye virüs Almanya’da bulaşmış. Bunların yarıdan fazlası tam tamına 91 500’ü yeniden iyileşmiş, 4 642’ü ise hayatlarını yitirmişler. Bugünden itibaren bugüne kadar alınan tedbirlerin gevşetilmesi yürürlükte. Maske takma zorunluluğu olan bir şehirde tek bir vakaya rastlanmaması maskenin etkili gücüne güzel bir örnek. Hamburg’a gelecek olursam toplam vaka sayısı 4 185. Bunlardan 2600’ü iyileşmişler, 91 tane de ölüm vakası var. Bunlar Robert Koch Enstitüsü rakamları.

Dünya genelindeki rakamları Johns Hopkins Üniversitesi şöyle vermiş: Küresel çapta saptanan vaka sayısı 2 411 553. Bu hastalığa yakalananlardan 165 338’ü hayatlarını kaybetmişler. Liste en çok vakadan en aza doğru sıralanmış. Listenin başında 759 786 vaka sayısı ile ABD geliyor. Ölü sayısı 40 683 ile dünya çapında en yüksek kayıp oranı. 198 674 vaka ile İspanya ikinci sırada, bu ülkede hayatını yitirenlerin sayısı ise 20 453. Hemen akabinde 178 972 vaka ile İtalya geliyor. Aynı zamanda Avrupa’daki en fazla ölüm 23 660 rakamı İtalya’ya ait. Sonrasında 154 098 vaka ve 19 744 ölü sayısı ile Fransa geliyor. Onu Almanya izliyor. Rakamları yukarıda vermiştim. İngiltere de 121 173 insana hastalık bulaşmış, hayatını yitirenlerin sayısı ise 16 095. Türkiye Çin’in önüne geçmiş vaka sayısı ile. Tam tamına 86 306, hayatını yitirenlerin sayısı 2017.

Memleketi anlamak için günlük gazetelere bakıyorum, rakamların bu denli hızlı yükselişine bakıyorum. Bu kadar az ölüm haberine bu şartlar altında seviniyorum. Eğer gerçek ve doğru ise Türkiye’de neredeyse Almanya’daki sağlık sistemi kadar iyi işleyen bir çark var. Ki bunun öyle olmadığını dünya âlem biliyor. Uzmanlar bu hızla Türkiye’nin pandeminin merkezi olacağı öngörüsünde bulunuyorlar. Umarım şom ağızlılar ve bendeniz yanılıyoruzdur, alınan tedbirler ve uygulanan politikalar işe yarar ve utanan biz oluruz.

Rakamların korkunçluğu ortadayken alınan tedbirlerin gevşetilmek istenmesini nasıl yorumlamalıyız? Hamburg’u örnek vererek açıklamaya çalışayım. Neredeyse iki milyonluk kentte dört bin kişiye hastalığın bulaşması ve yarısının iyileşmesi daha çok insana bulaşırsa yine o kadarının iyi olacağı anlamına gelmez. Tedbirleri gevşetmenin virüsün yayılma, bulaşma, kuluçka, etkisini ve tahripkârlığını gösterme süresiyle çok yakın ilgisinin olduğu kesin. Bir yandan hemen her türlü toplumsal muhalefet işlevsiz hale getirilmiş, diğer yandan her gün artan iş dünyasının yakınmaları, oldukça belirgin bir şekilde artan a’dan z’ye fiyatlar, her an patlamaya hazır sürekli kaynayan dev bir kazanın verebileceği zararın öngörülmeye çalışılması olarak da yorumlanabilir.

Tabii komplo teori hayranlarının da tezler var. Bu sayede ne kadar çok insana bulaşırsa o kadar iyi olacak. İnsanlar sürü halinde virüse karşı belki daha da güçlü bağışıklıklar edinecekler. Gelecek nesiller virüse karşı daha sağlıklı olacaklar vs. inanmak isteyenin sımsıkı sarılabileceği nice yorum, eleştiri ve tez bulmak mümkün. Türkiye’de millet sosyal medyada maskesizlikten yakınırken hükümetin oraya buraya yardım göndermesiyle dalga geçiliyor. Aynısını Trump’da yapıyor. Ülkesinin haline bakmaksızın eğer İran bizden yardım isterse yardım etmeye hazırız diyor.

Corona günleri siyasi iktidarların ipliğini pazara çıkartmaya yarıyor gibi gözüküyor. Diğer yandan her türden gücü, sadece kendi elinde bulundurmak isteyenlerin listesi de gün geçtikçe kabarıyor. İnsanlık böylesi günlerde yönetim biçimini ilk etapta ikinci plana atar gibi gözükse de, hak ve özgürlüklerine kendileri sahip çıkmadıkça böylesi tırışka yöneticiler sayesinde sürekli gasp edileceklerini çok iyi biliyorlar. Bu sınavda sınıfta kalanlar ve geçenler çoktan tarihin sayfalarında yer edindiler bile.

Zorlu ve yığınla soru işaretiyle dolu bir hafta kapıda. Yeniden açılacak birçok işletmenin salgının yayılması konusunda ne gibi yan etkileri olacak, rakamlar daha da mı artacak, bu konu hakkında birkaç gün içerisinde daha sağlıklı bilgilerimiz olacak. Herkes hiçbir şeyin daha bitmediğini, salgının dünyanın birçok ülkesinde vahşice can almaya devam ettiğini çok iyi biliyor. O yüzden birilerinin bugüne kadar alınan tedbirleri bırakacağına ben şahsen inanıyorum. Tabii bu ortalıkta bağıra çağıra hâlâ cep telefonlarıyla dolaşanların sayılarının yine artacağı anlamına geliyor. Dünya ilerleyen günlerde bambaşka konularda merak içerisinde iken, ben böylelerinin sahi ne gibi tedbir almış olabileceklerine kafa yoruyorum.

20.04.2020

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular