25.9 C
Hamburg
Mittwoch, August 12, 2020
Start Gesundheit Süleyman Deveci: Corona Günlüğü (36)

Süleyman Deveci: Corona Günlüğü (36)

Virüs sadece İspanya’da bir günde beş yüzden fazla can aldı. Trump daha ince birkaç yüz bin ölü bekliyoruz rakamlarını yarı yarıya düşürdü, elli altmış bin de kaldı, sanki çok daha az ve önemsiz rakamlarmış gibi. Dünya çapında ölenlerin sayısı yüz elli dört bini aşmış vaziyette. Almanya’da ölü sayısı dört bin üç yüzü aşmış, Türkiye’de iki bine yaklaşmış millet tedbirlerin gevşetilmesinden, okulların ve işyerlerinin açılmasından bahsediyor. Bilmiyorum ben mi aşırı abartıyorum. Yoksa bu kadar ölü ve hastalık bulaşmış insanın bir değeri, ciddi bir anlamı mı yok? Yoksa öyle veya böyle bundan kelli bu virüsle ölü diri, gazi şehit yaşamak zorundayız diyip mevlam kayırsın diye çayıra mı salınıyoruz?

Günde yüz yeni hasta ile Hamburg’da da salgın yoluna devam ediyor. Hamburg’da ölen seksen kişinin arasında beş de Türkiyeli varmış. Şaşıranlara şaşırıyorum. Bizim böylesine küresel bir salgın karşısında sihirli koruyucu tılsımımız mı var? Kaç defa yazıldı, söylendi, ev akraba ziyaretlerine dikkat, yaşlıları koru ve kolla vs. diye. Bizimkiler el yanak öpmek, sarmaş dolaş sarılma konusunda bugünlerde bile sanki hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam ediyorlar. Ben şahsen virüsten çok onu ciddiye almayıp dalgasını geçenlerden daha çok korkuyorum. Zira kediyi can sıkıntısı öldürse de bizim gibileri cahilin cehaleti ve ağız ishali olmuşçasına boş konuşmaları ve buna uygun davranışları öldürür.

1_0001

Virüsle mücadele (!) …

Sokakta Türkçe konuşan bir kadın kocasını ya da sevdiğini haşlıyor. Güne bizim mahalle böyle başladı. Ama nasıl küfürler ve hakaretler. Az buçuk mürekkep veya psikolojik kitap yalamışlar hemen anladı. Bilmem kaç haftadır süren ortamın verdiği gerginlikten kaynaklanan en doğal insani boşalma diye. Sinirlere iyi geldiği muhakkak. Dev gibi koca her lafın karşısında küçüldü, ufaldı, taaki camdan bir Alman Türklerle ilgili malum küfürlerden birkaçını seslenene kadar. Sonrasında polis geldi, kalabalık oluştu. Ağzında maskeliler maskesizleri uyardı. Ne olduğu anlaşılmadan çok daha acil vakalar var, sakin olun öğüdünde bulundu ve gitti. İnsanlar günlük işlerini yerine getirmek için dağıldılar. Sinirler gergin hem de o biçim. Almanya’da silah satışlarının ABD’deki gibi kolay ve basit olmamasına en çok bugünlerde sevinmek gerek.

Zor günlerden geçiyoruz derken sadece sosyal ve psikolojik açıdan bahsetmiyoruz. İrili ufaklı nice iş yerini alınması gerekli zorunlu tedbirlerden dolayı ekonomik olarak da o biçim oluşan krizden etkilendiler. İki haftadır dikkat ettim, 30 €’ya dolan alışveriş torbam 50€’dan aşağı düşmüyor. Her şeye ama her şeye zam. 4,00 €’luk sucuk 7,99 € olmuş iyi mi. Üç avro birden zam, yüzde kaç bilmem varın siz hesaplayın. Bizim Türkiyeli esnaf krizden olumsuz etkilenmek ile fırsatçılık arasında gidip geliyor. Biz de can kurban size der, ne sucuktan ne de yardan vazgeçmeyiz misali.

Bir başka garip vaka davranış bilimleri meraklıları için, krizin ilk haftalarında ev hayvanlarını oraya buraya bırakan bırakanaydı. Beş bin kedi köpek ilk haftaların Almanya’da kayıt edilen rakamıydı. Şimdiye kadar tam olarak kaç tanesi sahipsiz oraya buraya bırakıldılar bilmiyorum. Ama son birkaç günün yeni trendi insanların köpek edinmek için göze batacak derecede aşırı taleplerinin olmasıymış. Anlayan beri gelsin. Sadece her iki Hamburglu dan birinin solo yani yalnız yaşadığı bir metropolde insanın yalnızlığını ev hayvanı ile paylaşmasından daha doğal ve insancıl ne olabilir? Yine de buram buram bencillik kokuyor.

Bir haftayı daha geride bıraktık. Haklı olmasak da hem sevinçli hem de iyiyiz iyi. Corona’ya yakalanmadığımız her gün neredeyse kazanılmış büyük bir zafer. Belki virüs şu an hepimizde ama etkisi bünyesi zayıf insanlardaki kadar güçlü değil bilmiyoruz. Durduk yerde test de yapılması bir yana hastalık belirtilerinden en küçün bir iz bile yok ise, ne mutlu Adanalıyım (ya da seçin en uygun bir il trafik numarası rakamını kendinize) diyene demeli.

Eninde sonunda kafa göz yara yarıla Covid-19 ile yaşamayı öğreniyoruz, beceriyoruz. Kimimiz koşuyor bu mücadelede, kimimiz yürüyor, emekleyenlerimiz de var. Günler ilerliyor, hayat devam ediyor, aşklar sürüyor, bir sürü insan ölürken bir sürü de bebek virüslü dünyaya gözlerini açıyor. İnsan da, hayat da zor ve karmaşık muhabbetine devam ediyorlar. Her şeyi kafasına takanların virüsü kafalarından çıkarmaları belli zaman alacak.

Bu vesileyle tekrar güzel, sevgi dolu ve sağlıklı bir hafta sonu diliyorum.

18.04.2020

- Advertisment -

Most Popular

„Şiirin Can babası: Can Yücel“

Eserleriyle bir döneme damga vuran ve şiirleri dilden dile aktarılan Türk edebiyatının usta ismi Can Yücel, vefatının 21. yılında anılıyor. Eski Milli Eğitim Bakanı, Köy Enstitüleri'nin...

Forscherteams erhalten weitere EU-Förderung für COVID-19-Diagnostika, Behandlungen und Impfstoffe

Die Europäische Kommission wird 23 neue Forschungsprojekte zur Bekämpfung der anhaltenden Coronavirus-Pandemie mit 128 Mio. Euro unterstützen. An 14 der 23 Projekte nehmen 39...

Rus turizm sektöründen „Türkiye bu yıl da yurt dışı tatilinde lider ülke olacak“ açıklaması

Rusya Tur Operatörleri Birliği (ATOR) Başkanı Maya Lomidze, bu yıl 4,5 ila 5 milyon arasında Rus vatandaşının yurt dışında tatil yapmasını beklediklerini belirterek, "Türkiye’ye...

Dr. Zentgraf beendet seine Tätigkeit als Vorstandsvorsitzender des BPI

Dr. Martin Zentgraf hat sein Amt als Geschäftsführer der Desitin Arzneimittel GmbH niedergelegt. Damit endet satzungsgemäß auch seine Tätigkeit als BPI-Vorstandsvorsitzender. Der BPI wird...
%d Bloggern gefällt das: