Werbeanzeigen
13.1 C
Hamburg
Dienstag, August 4, 2020
Start Gesundheit Süleyman Deveci: Corona Günlüğü (32)

Süleyman Deveci: Corona Günlüğü (32)

Bugün virüse karşı zırt pırt bulunan aşıyı ele alıp kendi fikirlerimi ve bilgilerimi sizlere aktarmak istiyorum. İnsanlık nefesini tutmuş küresel salgına karşı bulunacak aşının bir an önce keşfedilmesini bekliyor. En ciddi uzmanlar bile ya sonbahara, ya da gelecek yıla diyor. Gerçi yandaş basın hemen hergün aşının bulunduğunu iddia ediyor. Hem de hiç utanıp arlanmadan, günler haftalar önceki haberlerini yalanlamadan, okurlarından özür dilemek gibi bir anlayışı olmadıklarından, bulan bulana. Çünkü biliyorlar insanlar bu haberi bekliyorlar. Her an nereden gelecek diye kulaklar dikili, gözler radar. Köyde sürekli yangın var yalanını atan çoban gibi. İşin garibi bir gün aşı bulunsa bile yalancı basına yine kimseler inanmazsa şaşmayın.

aşı

Bir aşının bulunabilmesi için uzmanları hep altı aşamadan bahsediyorlar. Nedir bunlar? İlki virüsün analiz edilmesi. Edildi mi? Evet. Daha önceki bilinen Coronalarla eş benzer ama yeni bir türevi, yani 2019 yılında bulunup Covid-19 diye adlandırılanı. Yeteri kadar analiz edildi mi? Kocaman bir soru işareti. Ona karşı ne savaşabilir, bünyeye ne iyi gelir, yani virüse karşı ne, nasıl savaşmalı? Genetik şeması ortaya çıktı mı? Kesin mi? Siz biliyor musunuz? Ben bilmiyorum, hem de bugüne kadar belki yüzlerce konuyla ilgili yazı, haber, makale okumama rağmen. Sahi a’dan z’ye bilim her şeyini biliyor mu? Nah biliyor.

Hadi iyimser olalım. İkinci aşamaya geçelim. Nedir bu? Aşının dezaynı, şeması denilen olay. Yanicesi aşının içerisinden virüsten ne, ne kadar olmalı, içeriğinde hangi katkı maddelerinden ne kadar olmalı? Biliniyor mu? Yok. Hâlâ deney aşamasındayız. Aralık sonunda ortaya çıktığına göre salgın dört ayı aşkındır piyasada. İkinci aşamada bilim insanları, virologlar, mikro biyologlar, kaşifler, uzmanlar ne kadar yol aldılar bilinmiyor. Öyle ciddiye alınacak bir şeyler olsa bizim uyduruk, yandaş, (hiç sevmesem de buraya cuk oturuyor) sözde basın gibi ne idüğü nelirsiz birileri değil, Dünya Sağlık Örgütü, Robert Koch Enstitüsü veya Johns Hopkins Üniversitesi çıkar dev bir basın toplantısı düzenler ve bu tarihi adımı koca insanlık ile paylaşırlardı. Google’a Türkçe “korona aşısı bulundu” yazın 6 320 000 tane kayıt bulabilirsiniz. İnanın içlerinden tek biri bile okunmaya değmeyecek nitelikte.

Ama biz bugün iyimseriz, aşıyı ele alıyoruz. Geldik mi bir aşının bulunabilmesinin üçüncü aşamasına. Nedir bu? Hayvanlar üzerinde denenmesi. Ne gibi etkileri var, uyum gösteriyor mu, aşı tutar mı vs. Aylardır dünyanın dört bir yanına yayılan bu hastalığın bulunan olası aşısı hakkında her hangi bir hayvan üzerinde denenmesi yapıldığına dair bir haber duydunuz mu veya okudunuz mu? Hadi hayvan severleri kızdıralım ve yine de soralım. Bir farenin, maymunun, tavşanın, bizim bilmediğimiz başka bir canlının üzerinde denendiğine dair bir bilgimiz var mı? Yok. Varsa da devlet sırrı.

Dördüncü aşama için uzmanlar aşının gönüllüler üzerinde denenmesinden bahsediyorlar. Bununla ilgili haberler hep İngiltere kaynaklı. Çok ölüm olmasından mı bilinmez. Ama orada ilanla aşının üzerlerinde test yapılması için gönüllü arandığını birkaç defa okudum. Ama bu gönüllüler üzerinde deneme vakası da bir seferlik değil. Birçok etabı var bunun. İlk aşıdan sonra başka safhaların da olduğunu belirterek bu aşamayı da burada sonlayalım. Yani öyle sanıldığı gibi sıradan birkaç gün veya haftalık süreç olmadığı kesin.

Aşının bulunabilmesindeki beşinci aşama yetkili kurumlardan izin alınması. Bu kurumların adları Avrupa için EMA, ABD için FDA. EMA, Europa Medicin Agency’nin kısaltılmışı. Yani Avrupa İlaç Ajansı. Ajansın merkezi Amsterdam Hollanda. 1995 yılında kurulmuş ve bünyesinde 897 kişi çalışıyor. Resmi görevi bilimsel Avrupa Birliği sınırları içerisinde insanlar ve hayvanlar için kullanılabilecek ilaçları değerlendirmek, kontrol etmek ve güvenilir kullanışını sağlamak. Bir ABD kuruluşu olan FDA ise Food and Drug Administration’un kısaltılmış, yani Gıda ve İlaç Kurumu. 1927 yılında kurulan bu kurumun merkezi ise Silver Spring şehrinde Maryland eyaletinde. Bunların görevi de hemen hemen aynı. Kamuoyunun sağlığını daha da iyileştirmek. Bunun için gıda ve ilaç alanlarında yapılan yatırımları, keşifleri desteklemek ve hızlandırılmasına yardımcı olmak. İlaç izni koparılmasının kolay olmasını bazı bilim insanları eleştirse de orası Amerika. Olmayan sağlık siteminde ilaç aramak her akıllının işi değil. Yani paranız yoksa zaten sağlık yok, ilaç ise hiç mi hiç yok.

Aşının altıncı aşaması belki de geniş kitlelerin bugünlerde dört gözle bekledikleri son evre. Kitlesel üretim de diyebiliriz. Yani herkese yetebilecek miktarda bolca üretilip yayılması ki böylesi bir evrede ilacın yani aşının dünyaya ne kadar hızlı yayılabileceğini, ne gibi bir üretimin gerekeceğini, hangi yollardan dünya ilaç piyasasına sunulabileceğini, bunun için ne kadar zaman gerekebileceğini varın siz hesaplayın.

Moraliniz bozmak istemem ama gerçekçi olmak zorundayız. Bilgi edinmek zorundayız. Çok değil birkaç yıl öncesine kadar bu yukarıda sıraladığım bir aşının bulunup piyasaya çıkma evresi 15-20 yıl arası sürüyor imiş. Ama gelişen teknoloji ve önceki Corona ailesine ait diğer bilinen virüsler sayesinde sürecin daha da kısaldığından bahsediliyor. Eğer inanmak isterseniz dördüncü aşamada olduğumuz söyleniyor. Yani gönüllüler üzerinde aşı şimdilik deneniyor ya da ilerleyen aylarda denenmek üzere, denemeler planlanıyor. Sonraki şaamalar için ne kadar zaman gerekir, buna da iyimserliğiniz veya karamsarlığınız karar versin.

Kısaca toparlar ve sonlayacak olursam eğer, ne bu sürece, ne de bu aşıya bel bağlayarak değerli zamanınızı bekleyerek ziyan etmeyin. Bir an önce virüsü kabullenin, artık bu saatten sonra geriye dönüş olmadığını, koca dünyamızın onunla birlikte yaşayacağımızı görün. Ki buna göre hayatınızı, gününüzü, geleceğinizi şekillendirin. Daha yaşanılır kılın. Hayat ayeni ve çok daha farklı bir gözle bakmaya başlayın. Hiçbir şey için geç olmadığı ortada.

14.04.2020

Werbeanzeigen

- Advertisment -

Most Popular

Deutlicher Anstieg der Sorgerechtsübertragungen

Im Jahr 2019 haben die Familiengerichte in Hamburg für 624 Kinder und Jugendliche die voll­ständige oder teilweise Übertragung der elterlichen Sorge angeordnet. Im Vergleich zum Vor­jahr...

Yeniden açılan halı sahalar için „kalp krizi“ uyarısı

"Halı sahalarda egzersiz yapmadan ani efora ve zorlamaya bağlı kalp krizlerini çok fazla görebiliyoruz. Dolayısıyla halı sahaların kapalı olduğu pandemi döneminde hareketsiz kalan vatandaşların,...

„Junge Künstler und kleinere Galerien profitieren“

Kulturstaatsministerin Monika Grütters hat den diesjährigen Ankaufetat der Sammlung zeitgenössischer Kunst der Bundesrepublik Deutschland im Rahmen des Zukunftsprogramms NEUSTART KULTUR um 2,5 Millionen Euro...

Kuyumculuk mesleğinde usta-çırak ilişkisi devam ediyor

İstanbul Kuyumcular Odası'nın hazırladığı "Kuyumculuk Sektöründe İşletmelerin Pazar Odaklı Stratejilere Yönelik Tutumları" kitabına göre, kuyumculuk mesleği halen babadan oğula geçiyor ve meslekte usta-çırak ilişkisi...
%d Bloggern gefällt das: