ALMANYALILAR

Hüseyin Habip Taşkın: EDEBİYAT ALANINDA BİZLER DE VARIZ

kütüphane

Kapitalist sistemde bazı yazarlar cilalanıyor, parlatılıyor ve alın size bu yazarın kitabı deniliyor. O yazar da şişirildiğinden dolayı bir hindi gibi kabarıyor. Halkıyla arasına sınır koyuyor. Ülkesinde ve dünyada olan sömürü, talan, yargısız infazlar, çevre sorunu, erkek egemen sisteminde kadına şiddet, muhaliflere baskı, savaşlar ve nice sorunlar onu ilgilendirmiyor. Varsa yoksa her şey kendisidir.

Kapitalizmin ana hedeflerinden biride bireysel yazar yaratırken düşüncesinin içi boş olmasıdır. Daha başka ne ister? Yazarın yazdığı yazısında insanları uyandıracak, ışık tutacak hiçbir cümlenin geçmesini istemez. Kadercilik anlayışıyla havadan, sudan yazmasını ister. Bu gibi yazarların bilinçaltına kendi yoz kültürünü ustaca her olanaklarıyla işler.

Sermayenin yanında olanlarla, emekten yana olanlar diye yazarlar ikiye ayrılır.

Edebiyatın her türüyle ilgili kitaplar yayınlanıyor. Kitapları yayınlananlar okuyucuyla kitabının buluşmasını ister. Burada yayınevinin etkisi de büyüktür. Pazarlama tekniğinin kuvvetli olması gerekiyor. Ağırlıkla internet üzerinden satış ağı gidiyor. Birde kitap fuarlarına gidilerek satış ağlarını oluşturuyorlar.

Bir yazarın kendi kitabını satması çok zordur. Olanaklar yaratmak zorundadır. Varsayalım bir günlük C etkinliğine yazar, yazarlar katıldı. Sizce kaç kitap satmış olabilir? Etkinlikte hiç satamayan da oluyor desem? Evet, satamayan da oluyor. Birden ‘on’a kadar satan olabiliyor. Bunun üzerindeki satışlar ise öyle ahım şahım değildir. Yazarın kitabını hemşerileri, yakın arkadaşları, akrabaları da alanlar arasındadır. Daha önce okuyan bir kişi, yazarın kitabını arkadaşına önermişse bu gibiler de gelip alıyor. Ya da orada ilişki yakalanmışsa kitabını satabiliyor.

Orada beş kitap satan yazarı düşünürsek, kitap başına on lira almış olsa, elli lira eder. Yazarın yol parası, orada çay parası, öğlen yemeğini simitle geçiştirenler olduğu gibi sandviç yiyenlerde var. Sorun şudur. Yazarın kapitalist düzende emeğinin karşılığını alamadığını görürüz. Ama yazar böyle etkinliklere gitmek zorundadır. Çünkü orada adının geçmesi ve diğer yazarlarla, oraya gelenlerle ilişkiler kurarak kitabını tanıtmaya çalışır.

Edebiyat alanında yazan bizler ne yapmalıyız? Kapitalizme inat birbirimize dokunmak zorundayız. Bir bütünü oluşturmalıyız. Kitaplarımız için tek bir ses olup, tanıtımını yapıp, satışını sağlamalı, etkinliklere birbirimizi taşımalıyız. Birbirimizin kitaplarını en geniş kitleye böylece ulaştırmış oluruz. Her bölge kendi edebiyatçılarının birleşmesini sağlarsa daha iyi olur. İzmir’de bu ağ azda olsa var. Bizler yer sorunu çekiyoruz. Hallettiğimiz zaman daha çok ses getirecektir.

Etkinliklerimiz ara sıra Ege 78’liler Sanat Ve Edebiyat Grubu adı altında da yapılıyor. Tüm Emekli Sen Bornova Edebiyat Atölyesi olarak da etkinlikler yapılmaktadır. Bazen diğer grupların birleşmesiyle de yapılıyor. Sorun şudur! Bizler kendi bulunduğumuz alanlarda güçlenmeli ve diğer gruplarla edebiyat anlamında etkinlikler yapmalıyız. Genişçe bir yazar grubunun birlikte hareket etmesini sağlamak amaçlarımızdan biri olmalıdır. Ben değil! Bizler olmalıyız. Emeğe saygılı, emek sömürüsüne ve talana karşı olmalıyız.

Bu oluşumlar yaratılırken ortaklaşa, kooperatif olarak bir yayınevine doğru gitmeliyiz. Amacımız toplumsallığı yaratmaktır. Bunun oluşması zaman ister.

Şunu yapabiliriz? Kitabımızın çıktığı yayınevinin, internet üzerindeki sitelerin linkini vererek bir anlamıyla satış olanağını sağlarız. Bazı yazar arkadaşlarım şunu diyor: “Yayınevi satsın para ona kalıyor.” Ben bu söylenenin üzerinde durmayacağım. Görüşüm şudur: Kendi kitabımızı sattırmak zorundayız. İkinci baskıyı yayınevi yapmalı ve telif almalıyız.  Belki daha farklı yazar arkadaşlarım farklı düşünceler getirebilir. Onları da konuşuruz.

Birde sayfalarımızda yazar arkadaşlarımızın kitaplarını paylaşalım. Yapabiliyorsak internet ortamının hepsinde yaygınlaştıralım.

Amacımız kapitalizmin oyununu bozmaktır. Bu da sınıf bilinciyle hareket ederek, birleşerek, paylaşarak doğru olanı bularak olur. O zaman bir güç oluruz.

Hüseyin Habip Taşkın / 31.Mart. 2020

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

%d Bloggern gefällt das: