ALMANYALILAR

Marathon Man – Vahşi Koşu

Marathon Man – Vahşi Koşu

Bence diş doktorlarıyla ilgili sorunları olanların kesinlikle izlememeleri gereken bir film. Sırf işkence sahneleri o denli inandırıcı ve otantik diye saçma sapan bir filmin bu denli övülmesi oldukça yadırgatıcı. Ayrıca Dustin Hoffman çok daha inandırıcı ve başarılı rollerde oynamış yetenekli bir oyuncu. Ben filmdeki performansını yetersiz, aynı filmin kendisi gibi yüzeysel ve her türlü inandırıcılıktan uzak buldum. Teyyare bir casusluk filmi. Nazileri ben de sevmem ama illa da torba dolsun Nazi karşıtı film olsun diye de film yapılmazki. Hollywood bunu on yıllardır yapıyor. Nazilerin kendini en azından sinemada savunma veya cevap verme hakları yok ya, vur gitsin.

Thomas Babington namı diğer Babe Levy (Dustin Hoffman) üniversitede tarih okuyan biridir. Aynı zamanda atlettir. Film de onun bir maraton koşusuna hazırlık için idman yaparken dahası koştuğu anda başlar. Bizim maratoncu kuşluk vakti koşarken bankanın birinde özel bir dolap açılır ve içinden küçük bir kasa çıkartılır. Kasadan sigara paketi büyüklüğünde bir kutu çıkartan adam içine bakar ama bize göstermeden kutuyu ceketinin cebine atar. Bu arada Levy tabakhaneye birşeyler yetiştirmek istercesine koşmakta ve ha bire saatine bakmaktadır. Kutuyu cebine atan adam çok sıkı korunan bankadan çıkar ve kutuyu gizlice dışarıda hemen yanından geçen meçhul birine gizlice verir.

01.jpg

Bankadaki kutuyu alıp gizlice bir başkasına veren garip adam daha sonra New York sokaklarında arabasını sürer. Ancak araba birden zırt pırt durup kalkar, anlaşılan motorda bir arıza vardır. Film bu ya tamirhanenin birinden yaşlıca bir adam çıkar, oldukça asabi ve sabırsızdır. O da New York sokaklarında agresif şekilde direksiyon çeviren her araba sürücüsü gibi bencilliğinin dibine kadar gazlayanlardandır. Önündeki adamın arabasının zırt pırt durup kalkmasına sinirlenir, akabinde ağız dalaşı başlar. Adamın biri Alman, diğeri Yahudi çıkar. Düşmanlığın sonu aptalca bir kazayla sonuçlanan ölümle gelecektir.

Film benzer saçma sapan bulmacalarla devam eder. Uruguay nere, Naziler, Paris, New York nere demeyin mevzu derin. Ama arka planda siyasi fikirler çatışmıyor, elmas mafyası işbaşında. Al sana kaya demiş yönetmen izleyiciye, anladıkça çek önünde engelleri ve çöz bulmacayı. Yahu insan sinemaya niye gider, bulmaca çözmek istese gidilecek başka bir yer yok mu? Pür dikkat kesilirseniz filmi anlarsınız, yoksa biraz zor. Gerçi anlasanız da ciddi bir derinliğin olmadığı ortada, o da ayrı bir mevzu.

Koşusunu yapan Babe kazayı uzaktan görse de bu kazanın yol açacağı bir dizi olayın yakasına musallat olacağından habersizdir. Bu arada Babe’in ağabeti Henry David „Doc“ Levy (Roy Scheider) ile tanışırız. Şehre yeni gelen adam meçhul şahıslar tarafından izlenmektedir. Kısa bir süre sonra da öldürülür. Babe kendisini ölümcül olaylar zincirinin içinde bulur, çektiği onca çile ve cefaya rağmen finaldeki elmas dolu çantayı fırlatıp atması bence final geyiklerinin en’lerinden biridir. En berbat, en asil, en kıytırık, en yalancı, en gariban, en güldürükçü, ne istiyorsanız onu yazın.

1976 yılı yapımı fuzuli filmler kategorisi dahilindeki Marathon Man – Vahşi Koşu’yu John Schlesinger yönetmiş. William Goldman hem eserin yazarı hem de filmin senaristi. Bazı oyuncular Laurence Olivier, William Devane, Marth Keller, Fritz Weaver, Richard Bright, Marc Lawrence, Allen Joseph, Jacques Marin, vs.

16.06.2019

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

%d Bloggern gefällt das: