ALMANYALILAR

Süleyman Deveci: Corona Günlüğü (16)

58 362 insana Almanya’da virüs bulaşmış. 455 insan hayatını ise bu güne kadar bu topraklarda hayatlarını kaybettiler. Gün boyu buralardaki haberlerden sonra memleket ile ilgili arama taramalara geçince nasıl da farklı dünyalarımızın olduğunun farkına varıyorum. Mentalitenin bu denli uç noktalarda farklı olmasına ben bile yabancıydım dersem bana inanın. Bunu salt AKP ile açıklayanlar yanılırlar, millet hep çok bilmiş cahildi veya cahil bırakıldı. Solcusu da öyle, aydını da, bilim insanı da. Aşağılamak için söylemiyorum sıradan olgular olduğu için bu acı saptamalar. Bir yandan devlet büyüklerinin krizi yönetebilmekte sergiledikleri basiretsizlikler, diğer yandan otorite sevdalısı yığınlar, öbür yandan aynadaki görüntüsünden dahi şikayetçi fuzuli insanlar. Sonumuzu hak getire. Maalesef istisnalar bu genel görüntüyü bozmya yetmiyor.

Girişte verdiğim rakamlar dün geceki, dahası bu sabahki rakamlar. Güzel ve güneşli bir gündü dün. O kadar yakınmamıza, Behçet Algan ile serzenişte bulunmamıza rağmen Altona sokakları insan doluydu. İnsanlar korkularından mı salgını umursamıyorlar, cahilliklerinden mi, yoksa bezginlik ve bıkkınlık mı anlayan beri gelsin. Psikologlar son günler artan alkolik içeceklerin patlama derecesindeki satışlarını da buna yoruyorlar. İntiharın diğer adı. Unutmak, görmezden gelmek, ilgilenmiyormuş gibi görünmek.

Sabah yine hafta içi ritmimle kalktım ama deliksiz bir uykuydu, şikayet etmedim. Aynen bu videodaki gibi aralıksız hafif yoğun dört saat kar yağdı. Nasıl bir karsa bu bir santimetre bile tutmadı. Şimdi de o biçim güneş. Hava durumunun virüsü ne kadar etkileyip etkilemediğini öğrenmeye çalıştım ama aynen Rusların ya da İhlas Medya’nın salgına karşı iki de bir aşıyı bulma haberleri gibi. Arşivler açık, googellayın şimdiye kadar kaç defa aşının bulunduğunu görürsünüz.

Dün döner sektörünün yaşadıklarıyla ilgili haber tıklanma rekoru kırdı, bugün kuaförler ve berberler ile ilgili haber. Şaşırmadım dersem yalan olur. Demek ki Hamburgluların haberlerini yapmaya devam edeceğiz. Sırada kim var henüz konuşmadık, hafta yeni sürprizlere gebe. Memleket haberlerine pek yer vermiyormuşuz, yakınanlara şaşmamak elde değil. Adımız Almanyalılar, onca yazarın aklına Almancılar gelmemiş gibi, Almanyalılar TDK’ca yanlış saptanmamış gibi akıl vermeye çalışanlara da acımalı. Haber yanındaki ile, yakındaki ile ilgili değilse ilgi görmez, okunmaz. Sadece Hamburg’da salgın bulaşmış insan sayısı Türkiye genelindeki rakamlar. Buna kim inanır? Sonra burada yaşayıp memlekettekilere akıl satmak abes yahu. Onların da bize akıl verme çabaları acınacak gibi.

Hessen Maliye Bakanı içinde bulunduğumuz koşullara daha fazla dayanamayıp kendisini hızlı trenin önüne atmış. Üzüntü verici bu gelişmelerin ilerleyen haftalarda sıradan hatta olağan olacağını acı vererek buraya yazıyorum. Merkel bile artık kamera önüne çıkmıyor, açıklamalarını yazılı veya sesli podcast ile yapıyor. Doğrusu da bu, o insanın sorumluluğu ile sıradan birinin ki, bu şartlar altında aynı mı? Ama virüs bu ayrımı yapabilmekten yoksun, acımasız ve o biçim eşitlikçi. Bir o kadar da katil.

lachen

Zorlu bir hafta daha bizi bekliyor. Hamburg’da ki dört vefat haberinden ikisi çalıştığım semtte, oturduğum semtteki oran da Hamburg’daki en yüksek miktar. Korkularımın nedeni salt virüsün bulaşması değil, onca görev ve sorumluluklarıma ara vermek zorunda kalabileceğim kaygısı. O kadar çok insanın zerre kadar umursamamasını kıskanarak izliyorum. Keşke ben de o kadar aptal olabilseydim dediğim anlar son günlerde kendisini sıkça gösteriyor. Elbette başa gelen çekilir ama sosyal medyada meşhur olacağım diye virüse kafa tutup orayı burayı yalamak da aptalca bir uğraş. Ölümle alay olmaz.

Sosyal mesafeyi korumaya, elleri yıkamaya, hapşırıp öksürürken damlacıkların mendil veya kolumuzdan uzağa bulaşmamasına devam. Hastalığı da, insanları da, insanlığı da ciddiye almaya devam. Hayat her şeye rağmen güzel ve devam ediyor. Yaşam biçimimizi ve düşünme yöntemimizi mecburi olarak daraltan bu alanlarda daha iyi nasıl yaşanılır, düşünülür, paylaşılır ve davranılıra devam. Bunların hepsine kafa yormaya, günlüklere, yazmaya ve okumaya devam. Dinlenmeye de fırsat buldukça devam.

Güzel, sağlıklı ve sevgi dolu bir hafta dilerim.

29.03.2020

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

%d Bloggern gefällt das: