14.1 C
Hamburg
Dienstag, Mai 11, 2021
StartHomeFrenzy – Cinnet

Frenzy – Cinnet

Sir Alfred Joseph Hitchcock beğenin beğenmeyin sinemayı sanat yapan büyük ustalardan biridir. Bugün bile nice eserine baktığınızda zamanın ötesine sarkmış, eskimeyen duygu ve düşünceleri izleyicisine tattırdığını görürsünüz. Filmelerinin genel özeti oyalamak, eğlendirmek, gerilim dolu anlar yaşatmak, hoş veya nahoş vakitler geçirtmek diye kısaca ifade edilebilir. Bence o ne kadar politik sinemadan uzak dursa da insanın ruh hallerini ve değişkenliklerini büyük bir maharetle yansıtabilmeyi başarmış nadir, saygın yeteneklerden biridir. Onun haddinden fazla abartılıp övülmesini yadsıyanların beğendiği filmlere bakın seviyesizliklerine gülersiniz. Ustayı bence usta yapan tek bir özellik varsa o da, güçlü ve sağlam senaristlerle bu işin ancak mümkün olduğunu bilip anlaması ve bunu uygulamasıdır.

Film Londra’nın havadan görüntüleri ile başlar. O günlerde daha droneler, insansız hava uçakları filan yok, büyük bir ihtimalle helikopterden çekilmiş sahnelere bakarız. Nedense hep unutulur veya görmezden gelinir Londra her şeyden önce bir liman kentidir. Thames nehri boyunca çekilen görüntülerden sonra kıyıda bir yerde adamın biri bulduğu kalabalığın önünde ateşli bir nutuk çekmektedir. Mevzu yakın gelecekte nehirdeki kirliliğin ve atıklardan arınılacağının müjdesi, dahası çevre kirliliğidir denilebilir. Kameraların önünde coştukça coşan adam ha bire gaz verir. Malum palavracı politikacılardan biridir. Tam o esnada arka sıralardan biri nehire bakarken suda bir şeyler görür ve yanındakine seslenir. Suda çıplak bir kadın cesedi vardır. Ceset politikacının nutkundan daha çok ilgi çekecektir. Nutuk çeken adamı bırakıp herkes kıyıya cesedi görmeye koşuşturur. Sudaki çıplak cesedin boynunda bir kravat vardır. İzleyicilerden biri bir kravat cinayeti daha der. Katilin imzası olduğunu anlarız.

Film bu ya da Hitchcock, bir sonraki sahneden adamın biri aynanın önünde kravatını bağlar. Richard Blaney (Jon Finch) adlı bu adam bir barda çalışıyordur. Giyinip hazır olunca kendisine bir kadeh içki alır. Tam o esnada şefi ve ev sahibi içeriye girer ve adama bir güzel kalayı basar. Richard ne kadar ben içtiğimin parasını kasaya koyuyorum dese de şefini ikna edemez. Adamın aşağılamaları artar azalmaz. Hakaretlere daha fazla dayanamayan Richard gurur yapar ve şefe rest çekip işi bırakır. Şefte kovulduğunu bildirir. Karşımızda klasik bir ezik tipleme vardır ve yönetmen sanki bilerek ve isteyerek bize onun malum katil olabileceğine dair her türlü özelliği ustalıkla yansıttığını görürüz. Oysa Richard eski bir pilot, havacı subaylığı ve komutanlık yapmıştır. Soluğu sebze halindeki arkadaşı Robert „Bob“ Rusk’un (Barry Foster) yanında alır.

Cinayetler zinciri Richard, arkadaşı Rusk ve aynı çevrede dönüp duracaktır. Filmin gerisi bence de bir sinema şöleni, klasiği, izlenmeye değer usta işi bir gerilim filmidir. Sinema tarihi ile az çok ilgilenip de bu filmi izlememek olmaz.

1972 yılı yapımı Frenzy – Cinnet filmini Alfred Hitchcock yönetmiş. Yazar Arthur La Bern’in Goodbye Piccadilly, Farewell Leicester Square adlı romanından sinemaya uyarlanan filmin senaristi Anthony Shaffer. Bazı oyuncular Barbara Leigh-Hunt, Anna Massey, Alec McCowen, Vivien Merchant, Billie Whitelaw, Clive Swift, Bernard Cribbins, Michael Bates, vs.

17.06.2019

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular