10.2 C
Hamburg
Dienstag, September 29, 2020
Start Gesundheit Müslüm Kabadayı / Öykü: DOLUP BOŞALANLAR

Müslüm Kabadayı / Öykü: DOLUP BOŞALANLAR

Virüs savaşında kaybettiğimiz eğitimcilerin anısına…

kids

Arı kovanı gibiydi okulun bahçesi. Oyunlarına dalanlar, arkadaşının peşinden koşanlar, şarkı söyleyenler, kardeşinin elinden tutup yerden kaldıranlar, balonunu şişirmek için tıslayanlar…

            Elindeki masal kitabının sayfasını çeviriyordu ki Selin, zil çaldı. Diğer sayfanın ilk cümlesiyle merakı tavan yapmasına rağmen kitabı okşarcasına kapattı. Kısacık sürede cıvıltısını yitiren bahçeden, damardan çekilen kan gibi sınıflara aktı çocuklar.

Çocuklar, açık bırakılmış radyo gibiydiler sınıfta. Son derste neler yaşanacağını merak edenler de vardı ama daha çok iki hafta boyunca neler yapacaklarıyla ilgiliydiler. Hararetle akıllarına gelenleri birbirlerine anlatıyor, neler yapmak istediklerini konuşuyorlardı. Pencere tarafındaki sırada oturan Hasan, ağaç dallarında sıçrayan kargayı izliyordu.

Orta ön sıradaydı Selin. Durgunlaşmış, başını öne eğmiş, parmaklarıyla oynuyordu ki Sevgi Öğretmen kapıda göründü. Arkadaşlarıyla ayağa kalktılar, öğretmenleriyle selamlaştıktan sonra oturup gözlerini tahtaya dikti. Etkileşimli tahtada Eba’dan sağlık görseli vardı. Şöyle bir arkadaşlarına başını çevirdi Selin. Başka şeylerle ilgilenenler de vardı ama çoğunluk görsele odaklanmıştı. Dudaklarını ısırır gibi yaparak önüne döndü.

“Çocuklar, görselimizi inceledik değil mi? Şimdi aklınıza gelen düşüncelerinizi, hissettiklerinizi anlatın bakalım.” diyen Sevgi Öğretmen, havaya kalkan parmakların çokluğuna sevindi. Gözleri dışarıya dalmış, yanağından yaş süzülen Hasan’ı gördü birden. Öğretmenlerin bakışları mıknatıs gibidir sınıflarda, farklı ya da aykırı olanları hemen çeker. Hele öğrencileriyle etkileşimi yüksek olanların bakışlarından hiçbir şey kaçmaz.  Öğrencisinin gözyaşlarından süzülen duygu liflerini yakalayan Sevgi Öğretmen:

“Hasan, köyünüzü mü özledin?” dedi.

“Şu karganın zıplayışlarına bakıyordum öğretmenim. Biz de onun gibi zıplayabilecek miyiz acaba okula başladığımızda?”

“Tabi ki Hasan. Sizler yeter ki temizliğinize dikkat edin. Beslenmenizi ihmal etmeyin. Önceki derste görsellerle anlattığımız korunma yöntemlerini uygulayın, tamam mı?”

“Babama söyleyeceğim öğretmenim, köyümüze götürsün bizi. Orada bahçemizde oynarız. Köpekler, kediler, tavuklar var. Bahçemizden kuş sesi eksik olmuyor. Kargalar da.”

“Tahtadaki görselde doğamızla iç içe yaşamak anlatılıyordu zaten.” dedi Selin, öğretmeninden söz alınca.

Arka arkaya kalkan parmaklara söz veren öğretmen, coşkuyla düşünce ve duygularını anlatan çocuklar zamanın nasıl geçtiğinin farkına varmadılar. Saate göz atan Sevgi Öğretmen, titreyen dudağına ve seğiren gözlerine hükmünü geçiremiyordu. Titrek sesiyle:

“Güzel çocuklarım, akıllı yavrularım. İnsan, bugüne kadar olduğu gibi koronavirüs salgınını da yenecek. Hepinizi iki hafta sonra karşımda böyle görmek istiyorum. Hepinize sağlık dili…yor…um.” derken boğazı düğümlendi. Yüreği sıkıştı, dizleri çözüldü. Dört yıldır haşır neşir olduğu, hep yanlarında olduğu Öğrencilerinin duygulandıklarını, gözlerinin dolduklarını görünce kendini toparlamak için var gücüyle bedenini sıkıladı. Önce elini yumruk yapıp açtı. Yanındaki şişeden bir yudum su içip dudaklarını yaladıktan sonra:

“Bizim geleceğimiz sizlersiniz. Evde, bahçede nerde olursanız olun kitap okumaktan, resim yapmaktan, yeni oyunlar oynamaktan vazgeçmeyin. Çocuklar, hepinizin gözlerinden öpü…yor…um.” dedi. Boğazı düğümlenen, gözleri dolan öğretmenini teselli edercesine Selin, duygusunu gözyaşı lifiyle süzerek dile getirdi:

“Sizi de sağlıcakla sınıfımızda görmek istiyoruz öğretmenim.”

Zil çalarken yerinden fırlayan Hasan, öğretmeninin eline sarıldı. Selin, Sevgi Öğretmen’in bedenini kucakladı. Oğul atmış arı gibi çocuklar, öğretmenlerinin çevresinde kenetlendiler.

Çantalarını yüklenip sınıfı boşaltan öğrencilerinin ardından, “Çocuk kalamıyoruz ama çocuk yüreğimiz hep böyle atabilse…” diye vicdanından seslendi Sevgi Öğretmen.

Müslüm Kabadayı

 

Not: Sevgili okurlar, yazarlarımızdan rica ettik, Corona günlerinde makale, öykü, şiirleri ile toplumsal duyarlılığı ve dayanışmayı öne çıkartan, umut ve paylaşımcılığa vurgu yapan çalışmalarını beklediğimizi ilettik. İlk tepki Yazar Müslüm Kabadayı‚dan geldi. Bu vesile ile ulaşamadığımız yazar, şair veya gazeteci dostlarımıza buradan bir defa daha sesleniyor, dostlar kervanımıza katılmalarını, sessiz kalmayıp bu illete karşı hep birlikte kendimizce karşı durduğumuzu göstermek istiyoruz. (Almanyalılar)

Vorheriger ArtikelGrafitciler
Nächster ArtikelDGB: Absage der 1.-Mai-Kundgebungen 2020

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

İngiltere’de sanatçılardan hükümete „mültecilerin aile birleşimlerinin kolaylaştırılması“ çağrısı

İngiltere'de sanatçılar, ülkedeki mevcut yasal düzenlemelerin çocuk mültecilerin aileleriyle kavuşmalarını engellediğine dikkati çekerek, hükümete, "mültecilerin aile birleşimlerinin sağlanması için güvenli ve yasal yollar oluşturulması"...

Nach 36 Jahren bei Daimler: Stefan Buchner verabschiedet sich in den Ruhestand

Verabschiedung von Stefan Buchner: Nach 36 Jahren in verschiedensten Führungsfunktionen im Daimler Konzern geht das heutige Vorstandsmitglied der Daimler Truck AG und Leiter Mercedes-Benz...

Atakaş Hatayspor, kanat oyuncusu Babajide David Akintola’yı kiraladı

Süper Lig ekiplerinden Atakaş Hatayspor, transfer çalışmaları kapsamında kanat oyuncusu Babajide David Akintola ile anlaştı. Kulüpten yapılan açıklamada, Danimarka Süper Lig ekiplerinden FC Midtjylland'den kiralanan...

Kommission genehmigt genetisch veränderte Sojabohne für Lebens- und Futtermittel

Die Europäische Kommission hat Montag nach gründlicher Prüfung eine gentechnisch veränderte Sojabohne für die Verwendung in Lebens- und Futtermitteln genehmigt. Die Genehmigung umfasst nicht...