9 C
Hamburg
Freitag, Mai 14, 2021
StartHomeUnstoppable – Durdurulamaz

Unstoppable – Durdurulamaz

Gerilim ve aksiyon filmlerinde senaryo ne kadar güçlü ise film de o kadar başarılı olur diye boşuna denmez. Ağırlık temel olarak filmin sürükleyiciliğine verilip hikayenin aslı astarının sağlam ayaklar üzerinde durmaması, baltayı aynı bu filmdeki gibi taşa vurmakla eş anlamlıdır. Film sürükleyici mi? O biçim. Mantıklı mı, bahsi geçen sahneler sahiden fizik kurallarına da uyuyor mu? Hayır. Heyecanının dorukta da olsa film bittikten sonra bu kadarı da fazla demeden edemiyorsunuz. Hep aynı vatan kurtaran kahraman mentalitesi. Şahsen benim ne aklıma ne de kalbime hitap etti.

Yeni bir işgünü başlar. Sabah vakti uyanan işçiler hayatı yeniden kurmak için sokaklara dökülürler. Kimi kahvesini yudumlar, kimi ekran başında kahvaltısını eder, kimi çoluk çocuğunu okula bırakır. Kimi de içi buruk halde kırık kalbini tamirle uğraşarak güne başlar. Will Colson (Chris Pine) tam da böyle biridir. Karısıyla atışmış, onu incitmiştir. O andan itibaren filmde bir haltlar olacak, bizim adam bir kahramanlık yapacak, karısı da onu affedip aşkım, kahramanım diye sarılacaktır, bunlar kesin olacaktır diye mutlaka düşeneceksinizdir. Bu kadar ucuz bir klişe oracıkta anlaşılıverir.

Güney Pensilvanya’da yaşayıp çalışan ve karısının telefonlarını açmayan Will işbaşı yapar. Frank Barnes’i (Denzel Washington) nerede bulabileceğini sorar. O gün birlikte çalışacaklardır. Will, Frank’e göre acemi çaylaktır denilebilir. Sendika temsilcisi olduğunu öğreniriz. Dışarıda lokomotifte buluşmak üzere anlaşırlar. Frank arkadaşlarıyla kahve içmektedir, kahvesini bitirip geleceğini söyler. Yanındaki biraz da kıskanç arkadaşları, Will’in sülalesini tanıyorlardır. Anlaşılan eyalette herkes demiryolu işçisidir.

Bu arada Kuzey Pensilvanya’da başka bir istasyonda yük vagonları hazırlanmaktadır. Dewey (Ethan Suplee) ve Gilleece (T. J. Miller) adlı iki kafadar gerzek raylarda lakayt ve her türlü iş güvenliğinden uzak, çene çalıp gevezelik etmektedirler. Ortamı, muhabbetlerini, işi ve işgüvenliğini ciddiye almadıklarını daha ilk gördüğünüz andan itibaren anlarsınız. Hemen anlaşılan bir başka şey, kesin bir sakarlık yapacaklarıdır. Rayları boşaltma talimatı almış olmalarına rağmen biri ekmeğini yemekte, diğeri kahve içip gevezelik edip biz de öyle yapıyoruz diye merkeze haber vermektedir. Rayları boşaltıp hazırlamaları talimatı verilir.

Frank ile Will kendi hatlarında yola çıkarken Dewey ile Gilleece’de görevlerinin başına dönerler. 39 vagondan oluşan ve kimyasal maddelerle yüklü neredeyse bir kilometre uzunluğundaki treni hazırlaması geçiken Dewey, telsiziyle artık hareket edebileceğini haber verir. Son kontrolleri yapan Gilleece iki vagon arasında kopuk kalın kabloları görünce makinist Dewey’i arayıp hava frenleri kablolarını bağlamayı unuttuğunu söyler. O da ee ne olmuş diye önemsemez. Tren sürüklenip raylardan ayrılırken hortumları takabileceğini söyler. Tabii bizim sakar adam bunu yapamayacak, tren bilmem kaç km hızla yola çıkacak, onlarca vagondan oluşan kimyasal madde dolu treni karşı yönden gelmekte olan acemi çaylak Will ile ömrünü bu işe adamış Frank’ın kahramanlıkları kurtarıp durdurmayı başaracaklardır.

2010 yılı yapımı Unstoppable – Durdurulamaz filmini Tony Scott yönetmiş. Senaryo yazarı Mark Bomback. Bazı oyuncular Rosario Dawson, Kevin Corrigan, Kevin Chapman, Lew Temple, Jessy Schram, Elizabeth Mathis, Meagan Tandy, Christopher Lee Philips, vs.

22.06.2019

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular