24.6 C
Hamburg
Donnerstag, Juni 17, 2021
StartHomeMr. Brooks

Mr. Brooks

İnsan karnı doyunca, varlık içinde yüzünce ve hayatında bir ideal, ulaşabileceği bir hedefi, gerçekleştirebileceği bir rüyası olmayınca dünyanın en tehlikeli ve bir o kadar zararlı varlığıdır. Film bu tez üzerine kurulmuş. Hayırseverlik, başarılarına seni oralara götüren insanları da ortak etmek, açları doyurmak, muhtaçlara yardım etmek, bu tür şeyler batı toplumunda nadir görülen kitabi davranışlar. Doğu, Arap, Asya toplumlarında da pek farklı olduğu sanılmasın. Filmlerde veya romanlarda olur bu türden davranışlara bulaşan zenginler, gerçek hayatta daha çok yeni bir yatırım olarak karşımıza çıkar. Ya da karşılığında daha büyük beklentilerin gerçekleşeceği önceden kararlaştırılıp bilinir. Paraya aç insanın ruhu da açtır ve hiçbir zaman doymaz.

Bu film de adeta bu tezleri ispatlıyor. Kahramanımız Earl Brooks (Kevin Costner) artık başarının son durağındadır. Zengin, ünlü, kariyerinin zirvesinde bir işadamıdır. Ama psikopat bir ruh hastasıdır. Yanında sürekli bir arkadaşı vardır ve onunla konuşmaktadır. Onun dışında bir başkası Marshall (William Hurt) adlı refakatçisini göremez. Filme adını veren Mr. Brooks’un da her güzel de olduğu gibi, büyük bir insani kusuru vardır. Adam seri katildir. Canı istedikçe ortalıkta dolaşıp insanları öldürür. Hem de nasıl bir ustalık ve gizlilikle. Parçalanmış karakter sahibi adama psikopat, şizofren, paranoyak artık ne derseniz yakışır.

Mr. Brooks karısı Emma (Marg Helgenberger) ile mutlu mesut yaşamaktadır. Son yıllarda cinayet işlememesinin nedeni anonim bağımlılar gurubuna düzenli gidip gelmesi gösterilebilir. Şeytan ile hayali arkadaşı Marshall dürter bizimki yine işe koyulur. Bir çifti vahşi denilecek soğukkanlılıkla yine katledip imzasını bırakır. Ama bu defa hesaplamadığı bir olay olur. Karşı binaların birinde bir fotoğrafçı, sürekli sevişmelerini cömertçe sergileyen çifti olur olmaz zamanlarda fotoğraflamaktadır. Cinayeti dahası katili resmen açık ve berrak bir şekilde Smith (Dane Cook) isimli adam yakalamıştır.

Seri katilin peşinde multi milyoner bir detektif vardır, Tracy Atwood (Demi Moore). Kadın ilk andan itibaren onun sahalara yeniden döndüğünü seri katilin imzasından anlayacaktır. Bu arada kendisi adi kocasının boşanma davasıyla ha bire meşgul olup adamın her istediğini yapmak zorunda kalacaktır. Zira herifçioğlunun o biçim avukatı vardır ve Amerika’da avukatlar isterlerse insanların üzerinden elbiselerini dahi alabilecek yetenektedirler. Film ve Hollywood bu ister inanın ister inanmayın. Dinsizin hakkından imansız gelir misali günlerden bir gün Mr. Brooks’un koleje giden kızı Jane Brooks (Danielle Panabaker) çıkıp gelir. Sonun başlangıcına yaptığımız seyahat de başlamış olacaktır.

Mr. Brooks sıra dışı bir seri katil filmi. Usta işi filmde olup bitecekleri önceden kestirmek sanıldığından da zor. Bu anlamda başarılı olduğunu söylemek mümkün. Ayrıca da günümüzde pek o kadar da sıkça çevrilmeyen kara filme bence alaycı bir örnek. İnsanların insanları böyle kolayca öldürmesi ve onların nesne yerine konulması nasıl da rahatsızlık verici.

2007 yılı yapımı Mr. Brooks filmini Bruce A. Evans yazıp yönetmiş. Diğer senaryo yazarı Raynold Gideon. Diğer bazı oyuncular Ruben Santiago-Hudson, Aisha Hinds, Lindsay Crouse, Jason Lewis, Reiko Aylesworth, Matt Schulze, Yasmine Delawari, Thunderbird Dinwiddie, Michael Cole, Megan Brown, vs.

15.06.2019

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular