ALMANYALILAR

Ali Şeker: SERZENİŞ

İnsanca yaşamanın kıstası ne?
Çoğunluk psikolojisi mi, azınlık psikolojisi mi? Topyekûn bir halk olarak sürüleşmek mi?
Tek tornadan çıkmış kimlik ve inançlar mı? Veyahut egemen olmak mı? Bir kara parçasına, bilmem kaç yüz bin metre kare derinliğe, karasularına…
Sınırları önceden çizilmiş korunaklı duvarlar mı, coğrafyalar mı?
Dünyada egemen olan 193 ülke mi, Vatikan mı, üç yüz tane resmi dil mi? Yoksa adı bile tarih kitaplarında olmayan 3.600 dil ve 2.500 inanç mı? Yoksa birlikte yaşamanın kıstası, üç tane semavi din mi? Altı buçuk milyar insanın birlikte yaşama iradesi ne, ne olmalıdır? Koskocaman evrende insanlık âleminin birlikte, bir arada yaşama iradesi tek kimlik, tek inanç mı olmalıdır? Doğada her canlı bir diğer canlının yaşaması için, yaşam mücadelesi verir ve yaşamını ona göre idame eder. Bilişim çağında biz insanlar bunu yapabilir miyiz? Doğayı, ekolojik dengeyi korumak adına, yaşamın sürekliğini pekiştirmek adına, gelecek kuşaklara bu mirası ve onlarca uygarlığı bırakabilir miyiz? Dünyadaki yeraltı yerüstü zenginlik kaynaklarını halklarıyla paylaşmayan, bir üst akıl mı? Emperyal bir akıl mı? Birlikte yaşamanın iradesi ve kıstası ne olmalı?

serzenisTürkiye’de, ulus devlet olma anlayışı ve gereği olarak rotasına devam ediyor her şeyi tek-tipleştirip kendi içerisinde eriterek, kesintisiz… Kimliği farklı ama aynı inancı paylaştığı vatandaşlarının bile, kimlik ve statü hak talebini asimilasyon ve entegrasyon politikalarıyla görmezden gelip yıllara yaymıştır yok sayarak. Ve yaşadığımız bu ülkede, eğer kimliğin ve inancın bir başka aidiyeti ve ulusu temsil ediyorsa; sen bir bölücüsün, sen aykırı düşünen bir insansın falanca örgüttensin diyerek terörize etmek birincil görevi olmuş iktidarların… Yıllar içerisinde, yıllara yayılan kirli bir savaş, imha-inkâr, katliam – mahpusluk, faili belli cinayetler ve cezasızlık hukuku almış başını tam gaz… Artık askerler Kürdistan’da kara sahasına inmiş, nüfusu yüz binleri aşan ilçelere “ Sur’a, Cizre’ye, Silopi’ye, İdil’e, Nusaybin’e” kara harekâtı, topluma meşru gösterilerek operasyon yapması kaçınılmaz bir gerekçeymiş gibi sunulmuştur. Fırat’ın batısına basını, medyası, Anadolu Ajansıyla… İktidarlara göre, tam olan reel bir olguyu, bir elmayı, bir nesneyi, bir kara parçasını, bir düşünceyi her an ortadan ikiye bölebilirsin. Onun için muktedir olan bir bakış açısı, seni, sizi, kimliğinizi ve de iradenizi aşağılayabilir. Bilmem hangi kafatasçı partinin genel başkanı ve taifesi, beni, seni, sizi, bizi, Kürdü, Türkü, Ermeni’yi, Alevi’yi, Sünni’yi, Süryani’yi, Hıristiyan’ı yok sayabilir, kibrini farklı kimlikler ve de inançlar üzerine kusabilir beyzade. Pekiyi… Kimlik ve inanç boyutuyla çoğunluk, yanı muktedir akıl, ulus devlet paradigmasıyla, toplumun, halkların, inançların temel sorunlarını çözme iradesi gösteremiyorsa ki gösteremiyor o halde buradan aklıselim bir çıkış yolu bulabilir mi? İşte Ortadoğu, Suriye, Irak, Afganistan, Güney Afrika gerçekliği, Asya ülkelerinin gerçekliği oralarda da tek kimlik, tek inanç dayatma ve diktası… Ve ikinci dünya savaşı yıkıntıları üzerine inşa edilen ulus devletlerin bazı Avrupa ülkelerindeki çöküşü… Peki, çözüm ne olmalı? Yaşadığı ülke ve coğrafyalarda hak talebi olan kimliklerin, inançların yaşadığı ülke iktidarları tarafından yok sayıldığı bir yüzyıl gerçekliği. Çoğunluk mekanizması “demokrasi” egemenler tarafından bir hak talebi olarak isteniyorsa; kendi anayasalarında açık ve seçik anlaşılır bir dille kimlik ve inançların „eşitlik – özgürlük“ taleplerini kendi anayasalarında güvenceye kavuşturmaları gerekiyor. Yaşadığımız coğrafyalarda farklı kimlik, farklı inançlarla birlikte, bir arada yaşamasını başarabiliriz diye düşünüyorum…

..

Türkiye’de, Kürt sorununun çözümsüzlüğü her alanda kendisini hissettiriyor capcanlı Türkiye’deki toplumun her eylemini, her davranışını, insani ve vicdani olan her hareketi hukuksuzluk prangalarıyla adeta sımsıkı güvenlik konseptiyle zincirlemiş, nefes alamıyoruz toplum olarak. Bir yanda da üniversitelerin, bilim yuvalarının sadece öğrenci mezun eden kurumlara dönüşmesi, iş sahası alanını daraltıp, her bir bireyin başına “elleri silahlı” insanlarla donatan, güvenliği bir “Türk – Suni – İslam” sektörü haline getiren bir devlet aklıyla karşı karşıyayız. Eğer bu daire içerisinde, bu düzlemden bir çıkış yolunu bulamazsak, hepimizin bu karanlık labirentte kaybolması olasıdır…

ALİ ŞEKER

 

 

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

Onur'un Kalemi

Onur'un Kalemi Blog

lukalablog

Uyku en evcil hayvandır.

ulyacanastroloji.wordpress.com/

Astroloji ile Kendini ve Yaşamı Anlama Rehberi

İnsanlık Hali

Her insanda insanlığın bütün halleri vardır- Montaigne

Yemek Dünyasında Gezinti

Yemek dünyasında lezzetli, farklı tatlara ve en güzel mekanlara gezinti...

Defter-i Muhakkik

İlham vermesi ümidiyle eğitim, seyahat ve yaşam tecrübelerime dayalı paylaşımlarından fayda görmenizi dilerim.

Demo'nun Blogu🐛🦋

Yaşamalıyım çünkü hikayemin sonunu merak ediyorum 🥰

Standart Ölçüler

Kullananlar ve Yorumlar

Sadi Özdemir

Reel Ekonomi Gündemi

SCHREIBBLOGG

Mehr als ein Literaturblog

tığlı köşe

sevg ve dostluk

Mustafa Güçlü

Mustafa Güçlü, Şiir, Edebiyat

Yaşlanma Rehberim

Kim Demiş 'Yaşlılık Kötü' Diye?

Merve ÇELİK ÇAĞDAŞ

Hukuk-KVKK-Yapay Zeka-Mühendislik

KATIS BÜCHERLESEBURG

Alles über meine Bücher und Rezensionen

Oceanblue Style at Manderley

Blog Ü40 Ü50 für Meer Mode Mut

profashionals

Fashion Business People

%d Bloggern gefällt das: