16.5 C
Hamburg
Freitag, September 25, 2020
Start Home Ali Şeker: İMGE VE GÜNLÜK HAYAT

Ali Şeker: İMGE VE GÜNLÜK HAYAT

Gökyüzünün de kırıldığı zamanlar olur, gözyaşları katran karası akar.
Anıların geride kaldığı gelecek, şimdi size aittir çocuklar…

Değiştirmek istediğimiz bir dünyaya sınır çizmeden, dış dünyadaki nesne ve varlıklar hakkındaki duyumsal çağrılarımıza, yeni bir resim eklemek ya da ses olmak. Uzun yıllara varan bu zaman diliminde, bir varlığın bilince yansıyan benzer görüntüsüyle, bu boşlukların çokta bizi birbirimize yakınlaştırdığını duyumsayarak görmekte güzel. İşte; imge ve günlük hayat konulu bu dosya konusuna başlarken bile, günlük yaşamda sanat ve şair dış dünyadaki nesne ve varlıkların çağrışımlarını herkes gibi görmez, herkes gibi ifade etmez. Zaten şaire şair olma içgüdüsünü kazandıranda bu tasarımlarıdır. Günlük hayatın içine girdiğimiz sürece, imge – işaret hep kendini yeniden var etmeye devam edecektir, şiirde. Ya da duygu yoluyla elde edilmiş nesne ve varlık hakkındaki, bu ilk resim, şairin iç dünyası ile ilgilidir. İmge, bir üst dilde şairin zihninde kendini yeniden yapılandıracaktır, farklı temalarla. İmge ve günlük hayat sanatın ve şairin düşünsel yapısıyla da çok alakalı iki kavramdır. Gücün hiç değişmediği bir dünyada, şair imge yoluyla renklere ve seslere kendi iç dünyasında oluşturmak istediği bir düşünceyle fotoğrafını somutlaştırabilir, kendi zihninde. Örneğin; Hepimizin de bildiği üzere eşitlik kavramının çok göreceli olduğu, bu günlük yaşam gerçekliğinde, şair, adalet, özgürlük, çok sesli, çok renkli, dilsel ve dinsel bir dünyada, imgelemini bu yönde de tasarlayabilir. Ya da renklere evrensel bir anlam yükleyebilir. “ Kırmızı da zıtların birliği vardır, doğum ve ölüm gibi. “ Çünkü damarlarımızda dolaşan bu yoğun kırmızı sıvı yani kan; günlük hayatta hem yaşamı hem de ölümü betimler. “ Doğum ve ölümün her an yan yana yürüyüşü, bir o kadar direngen, bir o kadar mağrur ve asi ülkem. “ Yine her tarihi döneme göre imgede kendini o tarihi sürecin şartlarına ya da durumuna paralel birbirinin tekrar veya kopyası olarak görülebilir. Veya ırkçı, muhafazakâr, militarist bir söylem üzerine de somutlaştırabilir. Yukarıda belirttiğim gibi evrensel dünya görüşü, doğada çok az bulunan pembe renge evrensel bir çerçeveyle cevap olabilir. Pembe renge, para, iktidar, güç, ya da meşru söylemini yükleyebilir, şiir dizelerini örerken, bu ses bazen bir çığlığa dönüşür. “ Pembe rengin dolaşımı serbest, kırmız çizgilerim bağ, bahar, bahçe. Yeryüzünün en sadık yeri, dağ dağa yaslanmış, taş taşa. Bana yasaklar. Yasaklar. “

gh

Şairin dış dünyadan etkilenerek aldığı gerçek ya da gerçek üstü etkileşimlerle, gerçekleşmesini istediği bir dünyayı tasarlamasına yardımcı olan, sınırsız sözcük ve kelimelerle oynama yetisi ve özgül becerisine kısaca imge diyebiliriz. Çocuk, kadın, doğa, barışı simgeleyen beyaz güvercini, deniz ve martıyı ya da gökyüzü imgesini farklı tasarımlarını yeni bir dil, söyleyiş tarzı ve imajıyla ayrı ayrı kendini yeniden özgün bir şekilde tanımlar. Yine ben zamirini çoğu şair imge yerine kullanıp farklı anlamlar yükleyebilmişlerdir. Toplumcu – gerçekçi şiir izleğini sürdüren bazı şairler biz sözcüğünü şiir dizelerine almış, toplumsal bir resim işareti olarak şiir dizelerine taşımıştır, imge yerine… Dış dünyaya yani günlük yaşamın içine akarken, zihnen aldığımız bir çağrışım, bir figür, gün olur bir şiirin içerisinde kendine yer açar. Şiirde imge tek bir sözcük halinde görebileceğimiz gibi, birden fazla kelimeyle ya da dizeler boyunca görebiliriz.

“ Yaşamın cevabı hayır…
Karanlık dehlizlerde gözüken ışık nar büyüklüğü
Gözbebeği gözbebeği akan su şikalı umut
Tiril tiril çıplak çocuk
Karanlığa girip çıkıyor
Örtünmeye gereksinimi yok
Varoluşunda özgürlükçü doğmuş mübarek
İnsanın içini ısıtan şefkat… Bu serenat hiç bitmez mi? Bendeki ölü toprağı dirit, ey yaşam
Ey yaşam…”

İmge; genel anlamda sanat terimi – sanat metinleri özel olarak da şiirde imge şairin olmazsa olmazları arasındadır diyebiliriz. Çünkü imge şairin dış dünyadan aldığı, zihinsel uyarışları yeni bir ifadeyle, benzetme veya bir bütünün tek parçasıyla ilgili olanı, betimleme yoluyla ifade etmesiyle gerçekleşir. “ Bazen de bir durumu, bir sorunu veya bir olayı başka bir şekilde ifade etmek içinde imge kullanılır. İmge ve günlük hayat konulu dosyaya başlamadan önce şöyle naçizane imgenin farklı tanımlarına bakma fırsatını buldum. Bu ön açıcı tanımlardan sonra, artık bu dosya konusunu yazan kişinin birikimine kalmış bir şeydir dememiz kalıyordu. Bütünün içinde gördüğümüz bir varlığa ya da bir nesneye yüreğimizde estetik bir kıvama getirmek, çok uzakta olmasına rağmen ellerimizle dokunamayacağımızı da biliriz. Ama dış dünyada rengini görüp, yeşil mi, sarı mı, kırmızı mı, yoksa topraksı bir renk mi, renklerine tanık oluruz. Veya sınırları ihlal eden, bir kuşkanadının uçabildiği kadar, mavi rengin bizleri rahatlatan imgesini sığınabiliriz, özgürlüğü düşündükçe…“ Kanlı gökyüzü sizin olsun “ yukarıda ki cümlede “ Kanlı gökyüzü “ günlük hayatta kullanılan bir ifade değildir. Yine bu ifade alışılmışın dışında yani özgün bir şekilde, şairin kendi kafasında tasarladığı bir imge örneğidir. Şair dış dünyada karşılığı olmayacak bir çağrışımı kendi zihninde tasarlayacağından imgeler alışılmışın dışındadır. Yani her zaman özgün olmak zorundadır, diyebiliriz.

İmge örnekleri; “ Ah, birde ellerimiz güneşe dokunabilse! Bak sen gör! Ne yarınlar, verimsiz bir ağaçta çiçeğe durur. “ Yukarıda cümlede de görüldüğü gibi, “ Ah, Ellerimiz güneşe dokunabilse, ne yarınlar – verimsiz bir ağaçta çiçeğe durur. “ Bu ancak şairin zihninde canlandırdığı bir görüntü olabilir. “ Kekliğim kayalıklarda küheylan, güzel sesi alev topudur, tuzaklar hazırlar kendi ırkına. “ Şiirde imge günlük dilde pek kullanılmayan, farklı anlam ifadelerine bağlı olarak sözcüklerin özgül biçimde kullanılmasıyla ortaya çıkar. İşte yine güzel bir örnek daha, “ Çatık kaşlarımın gamzesinde, bir çift şahin dolanır. “ yine bu cümle, günlük yaşamda hiç kullanmadığımız imgeyi sözcüklerle beraber bizlere veriyor, şairin zihnindeki dış dünyası. Örneğin karanfil çiçeğinin; imgesi şiirde protesto çiçeği olarak bilinir. Doğrudan konuşulan bir dilde imge ( mecaz ) sözcüğüne konu olan nesne veya varlık günlük hayatta karşılığı olmayan, meşru dilin çok çok üstünde yeni bir sestir. Konuşma ve yazma dilinin günlük yaşamda kullanımı birbirinden çok farklı olduğunu belirmekte fayda var. Dolayısıyla imge günlük konuşma dilinin hiçbir diliminde kendine yer bulmaz. “ Ali topu at – Ayşe ip atla. “ bu üçer sözcüklü cümleler bizlere söylem ve konuşma dilinin nasıl düz bir mantıkla estetikten yoksun meşru bir dille yazıldığının bir örneğidir. İşte bundan sonra imgenin önemi daha da iyi anlaşılıyor diyebiliriz. Sadece düşünen yazan sorgulayan birey veya sanat insanının sözlü – yazılı, görsel dünyaya nasıl baktığıyla alakalıdır imgelem… Veya sanat insanının günlük yaşama girmesiyle birlikte bizlere dış dünyadan esinlendiği nesne ya da varlıklar hakkındaki zihinsel tasarımlarıdır. Günlük hayatta biriyle konuşurken imgeye başvurmadan meramızı veyahut karşımızdaki kişinin bizlere anlatmak istediği olayı dosdoğru dinleriz. Hayatın akışı içerisinde sözlü söyleme herhangi bir imge sözcüğünü yüklemeden normal iletişimi sağlarız, karşımızdaki bir kişi veya bireye…

İmgenin bu genel tanımından sonra, ben sözcüğüne sığınıp kendi iç dünyamızın” imge ve günlük hayat “ konusunu ele almakla devam edelim, bu haftaki konu başlığına… İmge çağrışımı ve “ günlük yaşam “ bu iki sözcüğün ikisi bir araya geldiği zaman, bir günün yirmi dört saat dilimi ile birlikte, bize nasıl bir imgelim verebilir. Evet, işte asıl anahtar sözcükler dizilimi burada yatıyor. Şimdi hep beraber gözlerimizi kapatıp, sabah uyandığımız andan itibaren bir resim çizelim zihnimizde… Gün içerisinde kaç tür imge ve günlük yaşamın iç içe geçmiş çağrışımlarına, nasıl tanık olacağımız bir serüvene hep beraber çıkalım. “ Günlük yaşamın dışına çıkabildiğimiz kadarıyla insanız. “ Bu cümlede de görüldüğü üzere, günlük yaşamın rutin, birbirine benzeş, aynı ruhi halet iyesinden ne kadar dışarı çıkabilirsek, o kadarda insancıllaşırız. Farklı insan hallerine ve öykülerine kapı aralamış oluruz. Günlük yaşamın hengâmesi içinde imgeye sığınmadan yaşamın ne tadı nede tuzu olmadığının çok açık bir çağrışımını yine imge sözcüğü, bize günlük yaşamda içerisinde kulaklarımıza fısıldar. Sözcükler arasında bile bir solukluk boşluk bırakmadan, diğer bir sözcüğü yazma olanağının olmadığını biliyoruz. Bir cümlenin anlamsal bütünlüğünü oluşturmak için, ister imge olsun, isterse günlük hayatın akışı içerisinde bir imaj olsun, hayatımızda nefes alıp vermemiz kadar, belli boşluklara da yer vermemiz gerekiyor ki, önümüzü görebilelim. Yerkürede yer işgal eden belli hamcı ve özgül ağırlığı olan her obje, bizlere farklı bir pencere aralığından dünyaya bakmamızı duyumsatan ve benzetme yoluyla bize bir resim veya bir çağrışım taslağını nesne ve varlıklar imgelemini farklı pencerelerden bizlere verir. ” İmge ve günlük hayat” Sanat ya da şair için bu iki kavram yaşamın her evresinde şairle beraber yürür- yaşar ve uyarılarını her zaman duyumsar. Ama gözlerin olduğu sürece görebilirsin…

Ali Şeker

Not: Bu yazı dosyasında kullanılan şiir dizelerinin tamamı bana aittir.

 

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Mercedes-Benz Werk Wörth startet Serienproduktion des eActros in 2021

Ab 2022 CO2-neutral: Gesamter Standort Wörth stellt auf grüne Produktion um „Now & Next“ – Unter diesem Motto präsentiert Mercedes-Benz Lkw heute am Standort Wörth...

UEFA Süper Kupa’yı, Sevilla’yı uzatma sonunda 2-1 yenen Bayern Münih kazandı.

UEFA Süper Kupa - Bayern Münih: 2 - Sevilla: 1 - Uzatma sonunda sahadan galip ayrılan Bayern Münih, tarihinde 2. defa kupanın sahibi oldu Stat: Puskas...

Gewaltiger Fortschritt für die Digitalisierung der Verwaltung

Kabinett beschließt Registermodernisierungsgesetz Die Bundesregierung hat heute den Gesetzentwurf zur Einführung und Verwendung einer Identifikationsnummer in der öffentlichen Verwaltung und zur Änderung weiterer Gesetze (Registermodernisierungsgesetz)...

Hüseyin Habip Taşkın: CESARET

Öykü: Burada bir köy vardı, haritada yeri belli değildi. Yanlışlıkla yolu buraya düşen olmuşsa da pek önemi yoktu. Günün birinde köydeki insanlar öyle böyle değil...