ALMANYALILAR

 Ayşe Yılmaz Yetişen: KEVSER DÖNÜŞÜM

Okuduğu kitabı salonun ortasındaki sehpanın üzerine bıraktı. Bugünlük bu kadar okuma yeter diye geçirdi içinden. Mutfağa gitti çaycının düğmesine bastı. Kahvenin suyunun kaynamasını beklerkende mutfağın penceresinden dışarıyı seyre daldı.

Doğup büyümüş olduğu, çocukluğunun geçtiği mahallesine yıllar sonra dönüp gelmişti. 4yıllık üniversite eğitiminden sonra, 12 yılını Almanya’da geçirmiş ülkesine döndükten sonra evlenip 3 yıl Kocaeli’nde öğretmenlik yapmıştı.  19 yıl sonra kürkçü dükkanı misali dönüp dolaşıp geldiği evinin 8. kat penceresinden şöyle bir baktımahallesine.

Tam karşısında 10 katlı iki bloktan oluşan Narbel sitesi duruyordu Narbel sitesinin hemen karşı tarafında kapı girişinde bekçi kulübesi olan ve kapı zili yerine parmak izi ile de açılabilen Palmcity Rezidans uzanıyordu.

Çok değil daha 15- 16 yıl öncesi dağ gibi önünde uzanan bu kocaman Palmcity sitenin yerinde çocukluk arkadaşları Tava Hasan ile Göveç Mustafaların evleri vardı.  Küçükken annesi Hasan’ı tava götlü oğlum diye sevdiği için ona Tava lakabını takmışlardı ve kimse onu Hasan ismiyle çağırmaz olmuştu. Tava gel, Tava git. Gövec Mustafa’ya da göveç yemeğini çok sevdiğinden bu lakabı takmışlardı. Tava ile Göveçlerin üç dört ev sonrası da bizim ev geliyordu diye geçirdi içinden.

Daha bugün gibi hatırındaydı. Yaz tatilinde Kocaeli’nden ziyaretlerine gelmişti annesi ile babasını. Daha gelir gelmez annesi mutlulukla müjde, müjde bizim buralara kevser dönüşüm geldi, bu bizim iki odalı evleri alacak, onun yerine büyük apartumanlar yapacaklarmış. Bizede evlerimiz karşılığında bu apartumanlardan vereceklermiş diyen annesi adeta mutluluktan havalara uçuyordu.

Limona ilimon, asansöre hasansör diyen annesinin kentsel dönüşüme de kevser dönüşüm demesi şaşırmamıştı onu. Sadece yüzünde hafif gülümseme ile anne kevser dönüşüm değil, kentsel dönüşüm diye düzeltmişti.

kd

Annesine bu haberi Göveç Mustafa’nın annesi Süheyla vermişti. O zamanlar beyaz kireçle kireçlenmiş bahçesinde mandalina ağacı bulunan tek katlı iki odalı, bahçe kapısı tahtadan olan evlerine çat kapı girip çıkan komşuları vardı. O gün Süheyla da çat kapı girip ‘ Kız Ummanı, hu Ummanı duydun mu? Müjde müjde mahallemize kentsel dönüşüm girmiş, bizim bu derme çatma evlerimizi mütaahitler alıp koca koca apartuman dikecekmiş. Bizede o apartumanlardan vereceklermiş.‘

Bu haber yayılınca bütün mahalle bayram etmişti. Mahalle sakinleri ileriki yıllarda oturacakları bu lüks apartman dairelerini hayal eder olmuştu.

Isıtıcıdan suyun kaynama seslerini duyunca bugüne döndü. Fincanına kahvesini koydu, su neredeyse kaynamaktan buharlaşıp kalmamıştı. Kalan su ile güç bela fincanını doldurdu.

Kahve fincanını eline alarak yine mutfak penceresinden mahallesini seyre daldı.

Tavayı düşündü, Kocaeli’nden ziyarete geldiği gün Tava ile kahvede oturmuşlar, Palmcity Rezidansın yerinde bulunan evlerini satışa çıkardığını duyunca ‘satma birader, bak kentsel dönüşüm gelmiş. Bundan 5 -6 yıl sonra evlerinizin olduğu yer çok büyük değer kazanacak, hem oturduğun evi satıp, kiramı ödeyeceksin gel vaz geç bu satış işinden’ demiş ama Tavayı ikna edememişti.

Tava aklına koyduğunu yapan, kimseye eyvallahı olmayan biriydi. ‘Satmayıp ne yapayım birader, elimde avcumda hiçbir şey kalmadı, nasıl geçineyim’ deyip kestirip atmıştı. Sata sata elinde kalan son mal varlığı olan oturduğu evi de satışa çıkarmıştı. Yıllardır hiç çalışmamış babadan kalma iki mandalina bahçesini, bir fırın yerini satmış şimdide satacak bir şey kalmayınca oturduğu evi satışa çıkarmıştı.

Eski evlerinin yerinde lüks Palmcity site yapılan tava şimdi şeker hastalığından ve damar tıkanıklığından ayağı kesilmiş, bir apartman girişinde kapıcı dairesinde kirasını zorbela ödeyerek ve akrabalarının yardımıyla hayatını sürdürmekteydi.

Göveçte tavadan bir iki yıl sonra evi satışa çıkarmıştı. Göveç kendini bildi bileli çalışıyordu. Tava’nın tersine çalışkandı. Ama hayat şartları onu da evini satma noktasına getirmişti. İhtişamlı Palmcity sitesinin eski sahipleri şu anda hala kira ödeyerek yaşam mücadelesi içindeler diye düşündü.

Nerden nereye gelmişti mahallesi. O eski günleri, eski mahalle komşularını, sokakta oynayan, bağırıp çağıran, çocukları hatırladı. Şimdi bakıyordu da sokakta, araba gürültüsünden ve korna sesinden başka bir şey göremiyordu. Çocuk şamatasından geçilmeyen mahallesinden şimdi artık hiçbir eser kalmamıştı. Koskoca sokaklarda oyun oynayan bir tane çocuk göremez olmuştu.

Anneside geçen gün kör olası bu apartmanlara çıktı çıkalı eski mahallemi, komşularımı özledim. Bir zamanlar öfke ile gürültü yapıyorlar diye kapının önünden kovalayıp gidin başka sokakta oynayın diye kızdığım çocukları, çocuk şamatalarını bile özledim demişti.

Kapılarında bırakın bekçiyi anahtar, kilit bile olmayan, tahtadan derme çatma kapılarını iki telle birbirine geçirerek kapatan, zil yerine çat kapı birbirlerine girip çıkan komşulardan evinin zili çalınca kamaradan gözlemleyip gelen kişiye göre kapıların açıldığı, parmak izi ile evlere girilen, bekçinin kapıda durdurarak kimi arıyorsunuz deyip telefonlarla haber verilerek kapıdan içeri alındığı mahallesine şöyle bir baktı. Baktı. Baktı. Baktı. Bakarken burnunun direği sızladı.

Ayşe Yılmaz Yetişen

Biyografi: 1971 Manisa doğumlu. İlk ve orta öğretimimi Manisa’nın Turgutlu ilçesinde tamamladı. 1988 yılında Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksek Okulunu kazandı. Lisans eğitimini 1992 yılında tamamladı ve aynı yıl içinde Ankara Gazi Üniversitesinde çalışmaya başladı. 2000 yılında eş durum ile Kocaeli Üniversitesi Hastanesine tayin oldu. Kocaeli’ de üç yıllık çalışmadan sonra tekrar tayin ile ataması 2003 yılında Dokuz Eylül Üniversite hastanesi yapıldı. 2003 yılından beri Dokuz Eylül hastanesinde çalışmakta. Evli bir kız, bir erkek iki çocuk annesi. Şiir ve öykü yazıyor.

 

Not: Bu kısa öyküsü ile aramıza katılarak bizleri zenginleştiren Şair Ayşe Yılmaz Yetişen’e de hoş geldin diyoruz.

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

Onur'un Kalemi

Onur'un Kalemi Blog

lukalablog

Uyku en evcil hayvandır.

ulyacanastroloji.wordpress.com/

Astroloji ile Kendini ve Yaşamı Anlama Rehberi

İnsanlık Hali

Her insanda insanlığın bütün halleri vardır- Montaigne

Yemek Dünyasında Gezinti

Yemek dünyasında lezzetli, farklı tatlara ve en güzel mekanlara gezinti...

Defter-i Muhakkik

İlham vermesi ümidiyle eğitim, seyahat ve yaşam tecrübelerime dayalı paylaşımlarından fayda görmenizi dilerim.

Demo'nun Blogu🐛🦋

Yaşamalıyım çünkü hikayemin sonunu merak ediyorum 🥰

Standart Ölçüler

Kullananlar ve Yorumlar

Sadi Özdemir

Reel Ekonomi Gündemi

SCHREIBBLOGG

Mehr als ein Literaturblog

tığlı köşe

sevg ve dostluk

Mustafa Güçlü

Mustafa Güçlü, Şiir, Edebiyat

Yaşlanma Rehberim

Kim Demiş 'Yaşlılık Kötü' Diye?

Merve ÇELİK ÇAĞDAŞ

Hukuk-KVKK-Yapay Zeka-Mühendislik

KATIS BÜCHERLESEBURG

Alles über meine Bücher und Rezensionen

Oceanblue Style at Manderley

Blog Ü40 Ü50 für Meer Mode Mut

profashionals

Fashion Business People

%d Bloggern gefällt das: