ALMANYALILAR

Basın ve Almanya Demokrasisinin Kara Günü

ALMANYALILAR – Bu sabah yazdığımız gibi dünden beri Almanya çalkalanıyor. Sosyal medyada politikacıların bireysel açıklamalarını partilerin resmi beyanları izliyor. Peki basın bu konuda ne yazdı biraz da buna bakalım:

Tageszeitung gazetesi tam da FDP´nin korkulan ilk günahı işlemesi gerçeğinin tarihsel olarak tutarlı olduğunu, zira bu partinin Naziler yenildikten sonra daha önce Hitler´e bayrak sallayanların saklanıp sığındıkları bir yer olduğunu, ancak Alman demokrasisine karşı işlenen bu suçun, sadece AfD´nin Hür Demokratları ortadaki aday olarak seçmesine izin vermekle kalmayıp, aynı zamanda (adeta hodri meydan dercesine) bu şartlar altında göreve başlaması gerektiğini yazdı.

Süddeutsche Zeitung ise birçok vaadin aksine, CDU ve FDP´nin kasıtlı olarak kendilerinden bir başbakan çıkarabilmek uğruna aşırı sağcı Björn Höcke´yi desteklediklerini, ki bu adamın yüzde beşlik barajı sadece 73 oyla aştığını hatırlatarak meclise girebildiğini, teknik olarak bakıldığında seçimlerin olması gerektiği gibi gerçekleştiğini ve demokratik teori perspektifinden bakıldığında parlamentodaki AfD seçmenlerini yansıttığını, CDU ve FDP´nin bu tutumlarının bir dizi nedenden dolayı baskıcı ve sorumsuzca olduğunu yazdı.

Frankfurter Allgemeine Zeitung “CDU´dan Mike Mohring´e göre, ne Sol Parti (DIE LINKE) ile ne de AfD ile ortaklık tatmin edici bir fikirdi: Bir defasında sol kanadın, başka birinde de sağ kanadın canını sıkmaktan korkmak zorunda kaldı. Şimdi ise geçici bir çözüm bulmuş vaziyetteler. Kemmerich´i yem olarak düşündü, kabinede olsun olmasın gizli başbakan kendisi olacaktı. Dahası var, CDU için Thüringer darbesi şimdi Almanya çapında bir deney oldu. Bir baraj aşıldı, CDU´dan henüz kimsenin bilmediği bu yeni seçilen şahısa hayatta kalmak için ihtiyaç olup olmadığı”nı yazdı.

Die Welt gazetesi Thomas Kemmerich ile alay ederek seçmenlerinin önünde ustalıkla eğilerek artık kalçasını gösterebileceğini, Thüringen´deki 59 bin Hür Demokratlar (FDP) seçmeninin meclisin en küçük partisi olan AfD´nin oyları ile başbakan olmasını, en azından FDP´nin ne anlama geldiğini ciddiye alıyorlarsa eğer kesinlikle beklemediklerini yazdı.

Nürnberger Nachrichten gazetesi yaptığı bir yorumda liberal anayasal devlete savaş ilan eden bir partinin hiçbir zaman ve asla kabul görmeyeceğini, tam da böyle bir partinin oylarıyla FDP´nin adamının yüksek makama geldiğini, Hür Demokratlar için bunun büyük bir ayıp olduğunu, önemli adamlarından Gerhart Baum´un bu gelişmeyi, “Cumhuriyetin üzerinde bir Weimar dokunuşu yatıyor” diye yorumladığını, Sol Parti (DIE LINKE)nin yeni seçilen başbakanın ayaklarının önüne bir çiçek buketi fırlatmasının  aynı ABD´li Nancy Pelosis’in Donald Trump’un konuşma metnini yırtmasına benzeterek böyle nefret dolu davranışların Trump veya AfD’nin provokasyonlarına yarayacağını yazdı.

Tagesspiegel gazetesi ise Thüringen´i siyasi olarak bir tabu yıkımı ve AfD´nin aşırı sağcı potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda ayrıca ilk günah olarak değerlendirdi. Bu vakanın biraz daha demokratik bir zihinle kolayca önlenebileceğini, bunun yerine CDU ve FDP´nin acınacak şekilde siyasi kurnazlık zannedip hokkabazlık numaralarına sığınarak hareket ettiklerini, hesaplarının aksine mevcut demokrasiyi Thürigen kaynaklı aşırı sağcı ve radikal temsilcilere adeta bir sembol gibi etkileme gücü olan hediye ettiklerini yazdı.

1a

Handelsblatt gazetesi Thomas Kemmerich´in bu şartlar altında başbakan olamayacağını “hayır” diyerek verdi. CDU ve FDP´nin bunun için yüksek bir bedel vereceklerini, inceleme vakası durumundaki AfD´nin pis pis sırıttığını, orta sınıf katmanlarında birleştiklerini, böyle bir darbenin bu partiye tamamen farklı güç gösterileri için ilham verebileceğini yazdı.

Thüringer Allgemeinen ise Thomas Kemmerich´in seçimden sonra vurguladığı AfD ve Höcke karşıtlığının iki yüzlülük gibi göründüğünü, zira birkaç dakika önce sonuçları kabullenen birinin bunu kabul etmek yerine sonuçları reddetseydi eğer sözlerinin daha hatırı sayılır bir niteliği olabileceğini, görünüşe göre tüm araçlar ve tabuları yıkmak politik hedeflere ulaşmak için haklıydı diye yazdı. Ayrıca bu gelişmenin insanların parlamenter demokrasiye olan güveni için acı bir geri adım olduğunu, kesin olanın AfD´nin kendi adayını çekip Kemmerich´in yolunu açarak başbakan olmasının AfD´nin insafına bırakılma riskine girilmesinin, CDU kendi adayını çıkartabilecekken ve onun seçilmesi için bastırabilecekken, üstüne üstlük her şey olup bittikten sonra seçimlerin gizli yapıldığı, kimsenin kimin seçileceğini bilemeyeceği iddiasında bulunulmasının CDU ve FDP´nin seçmenlerine yapılan bir ihanet olarak değerlendirdi.

Augsburger Allgemeine gazetesi yaptığı yorumunda mahkeme kararı ile kendisine “faşist” denilebilecek birinin desteği ile bir başbakanın seçildiğini, bunun herhangi biri olmayıp FDP temsilcisi biri olduğunu, bunun Thüringen’de son seçimde mevcut barajı kıl payı aşan küçük bir partinin desteği ile gerçekleştiğini, oradaki CDU´nun dolaylı desteği ile Höcke´nin arkasında durduğunu, Auschwitz´in Kurtuluşu’nın 75. Yılında Berlin Holocaust Anıtı´nın “Utanç Anıtı” olarak göründüğünü, yaşanılan bir skandal ve bent yıkılması olduğunu yazdı.

Mitteldeutschen Zeitung  ise ister AfD tarafından hoş görülsün ister çoğunluk değişsin veya seçim yenilensin Thüringen´i her düşünülebilecek senaryoda istikrarsız bir dönemin beklediğini yazdı. Bunun sadece demokrasi için düşündürücü olmayıp aynı zamanda oldukça pragmatik bakıldığında oldukça üzücü olduğunu, federal bir eyaletin Sachsen-Anhalt örneğinde olduğu gibi Almanya’nın yeniden birleşmesinden sonra hiçte kolay zamanlar geçirmediğini ama her şeye rağmen iyi geliştiğini, Sol Parti´den Başbakan Bodo Ramelow döneminde de bunun sürdüğünü, şimdi kendisinden böyle bahsettirmesiyle yatırımcılar ve uzman personel için o kadar iştah kabartıcı olamayacağını, 5 Şubat’ın sadece Thüringen´i değil, sağ popülistlerin zafer gösterisi olarak Federal Cumhuriyet için de bir sınav, yabancı düşmanlığına, ırkçılığa ve anti-semitizme izin verilmemesinin herkesin yararına olacağını yazdı.

Ulusal basına ait diğer birçok gazetede üç aşağı beş yukarı aynı yorum ve değerlendirmeler göze çarptı.

En ilginç ve sıra dışı haber İsviçreli NZZ yani Neue Zürcher Zeitung´dan geldi. Bu gazeteye göre Thüringen´deki seçimi ahlaki olarak kınamak için bir neden yok. Alman demokrasisi hiçbir zarar görmedi. Ayrıca FDP´nin adayının AfD´nin de oylarıyla seçilmesinde bir hata yok.

06.02.2020

 

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

%d Bloggern gefällt das: