ALMANYALILAR

ALİ DÖNMEZ: KARA YAŞAR

Dünyanın orta yerinde bir ülke varmış. O ülkede bir köy köyde de bir aile varmış o ailede Ahmet adında bir çocuk yaşarmış Ahmet in ailesinin inekleri varmış bu ineklerin birde kara danası olmuş bu hayvanların öyle bir derdi varmış ki çaresi yokmuş. Sarı ineğin bir yaşına değen kara danası kırlarda oynaya zıplayarak büyürken başına geleceklerden habersizmiş. İneklerin yavruları büyüdükçe sıkıntıları artıyor.   Ne yapacaklarını bilemiyorlarmış.

Bir gün küçük dana kırlarda oynarken annesinin ağladığını görmüş anneciğim neden ağlıyorsun demiş. Sen küçüksün büyüyünce zamanı gelince her şeyi anlatırım demiş. Aradan aylar geçmiş dana büyüyüp serpilmiş, boynuzları da çıkmış tüyleri parlamış.  Evin çocuğu küçük Ahmet’le arkadaş olmuşlar. Ona Kara Yaşar adını vermişler. Her gün Ahmet Kara Yaşar’ın akşam yemini suyunu verip tımar yaparlarmış.  Okuldan gelir gelmez doğru ahıra gidip kara danayı sevip okşarmış.

Havaların ısınması ile meraya salınan hayvanlar hoplayıp zıplarken, Kara Yaşarın aklına annesin in daha önce söylediği sözler gelmiş. Doğru koşup annesine,“ artık büyüdüm. Bana söz vermiştin, büyüyünce öğreneceksin demiştin. Şimdi söyle bana anneciğim“ demiş.

Sarı İnek söylemek istememiş kara yaşar*.da Söylemezsen bu gün meradan kaçacağım“ deyince anlatmak zorunda kalmış;

-Gel yavrum, gel Kara Yaşar’ım biz hayvanlar, esiriz tutsağız.

-Ne demek esir, tutsak?

-Bizlerin ataları doğada kendi halin de özgürce yaşıyor, kendi halimiz de yaşlanıp ölüyorduk.

-Peki ne oldu da böyle tutsak olduk?

-Yavrum. İnsanoğlu denilen varlık atalarımızı dağlardan yakalayıp ip ve halatlarla bağlamışlar. Kontrol altına alarak her işimize karışır olmuşlar. İstediklerini yapmadığımız zaman bize zor kullanmışlar. Şiddet uygulamışlar.

-Senin insanoğlu dediğin Küçük Ahmet mi? Evet yavrum. Ahmet ve babaları, hatta Dedeleri tüm insanlar.-Anneciğim onlar çok iyiler. Bize yiyecek, içecek veriyorlar. Ahmet ‚te beni çok seviyor. O benim arkadaşım. Bende onu çok seviyorum. Annesi;

-Severler yavrum, yemde verirler. Çıkarları için bütün bunları yaparlar.

-Anneciğim, seni anlayamıyorum, demiş Kara Yaşar.

dana

Annesi de bizler insanlar için vazgeçilmez varlıklarız. Bizim sütümüzü sağarlar, yiyecek yaparlar. Etimizi yerler, derimizden ayakkabı, elbise yaparlar. O da yetmezmiş gibi her yıl bu insanların hayvan kesme bayramı var. Her yıl inançları uğruna binlercemizin en tazelerini, en genç, etli olanları toplu halde keserler. Bayram ederler. Bizler ağlamayalım da kimler ağlasın. Oğlum söylemeye dilim varmıyor, yavrum benim bir tanem, Ahmet’in babası seni kurban edecek. Ben nasıl üzülmem, nasıl ağlamam? Ahmet için adaksın yavrum. Anası ile babası konuşurken duydum. O günün geldiğini düşünmek bile istemiyorum.

-Anneciğim bu işlerin hiç mi çaresi yok?“

-Şimdiye kadar hiç görmedim yavrum. İnsanlarda bir duygu var. Vicdan denilen bu duygu harekete geçirilebilirse belki.

-Kara Yaşar bu durumu öğrenince ne yapacağını düşünmeğe başlar.

Ahmet okulda gelince koşar Kara Yaşar’ın yanına gelmiş Her zaman ki gibi Sever okşar yem su vermiş gözlerinden yaşlar aktığını görmüş. Ahmet de çok üzülmüş.

Günler gelir çatar.  Ahmet adak olarak kesecekleri günün gecesi hiç uyuyamamış. En sevdiği danasının kurban olacağını bildiği için çok üzgünmüş.

Gece gizlice yatağından kalkıp, Yaşar’ın ipini çözmüş. Ahır kapısını da açık bırakır, yatağına geri dönmüş. Sabahleyin hiç bir şey olmamış gibi okuluna gitmiş.

Ertesi gün annesi ona izin alıp okuldan getirmiş. Babası kara Yaşar’ı kurban etmek için her şeyi hazırlamış, bağlamak için ip, kesmek için bıçak duasını yapmak için köyün hocası, kasabı, muhtarı da çağırılmış.  Merasim heyeti akrabalarla tamamlanmış. Okuldan getirilen Ahmet de Hocanın yanında heyetin önünde hizaya girmiş.

Sıra; Kara Yaşar’ın ahırdan getirilmesine kalmış. Ahmet’in babası ahıra girmiş. Kara Yaşar her zaman ki yerinde yokmuş Sağa sola koşmuş, bir türlü adaklığı bulamamış. Sırra kadem basmış yer yarılmış yerin dibine girmişti sanki. Yok! Köylü Köyü çek dağı taşı aramışlar. Kara Yaşar yok. Ahmet içinden çok sevinmiş. Belli etmemiş.

Akşam olurca. Herkes yorgun argın köye dönmüş. Kara Yaşar’ın dağdan böğürtüsü geliyormuş. Yakalamak için koşar gitmişler bulamamışlar günlerce sürmüş bu durum.

-Köylüler ne zaman bir dana kurban etmek istemişlerse Kara Yaşar’ın sesi dağlardan yankılanır olmuş o köyde bir daha adaklık adanmamış.

Ahmet Kara Yaşar’a kavuşamaz ama başka danalar da kurban edilmez.

ALİ DÖNMEZ

Not: Aramıza yeni katılan Yazar Ali Dönmez’e hoş geldin diyoruz.

 

 

2 Replies to “ALİ DÖNMEZ: KARA YAŞAR”

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

Onur'un Kalemi

Onur'un Kalemi Blog

lukalablog

Uyku en evcil hayvandır.

ulyacanastroloji.wordpress.com/

Astroloji ile Kendini ve Yaşamı Anlama Rehberi

İnsanlık Hali

Her insanda insanlığın bütün halleri vardır- Montaigne

Yemek Dünyasında Gezinti

Yemek dünyasında lezzetli, farklı tatlara ve en güzel mekanlara gezinti...

Defter-i Muhakkik

İlham vermesi ümidiyle eğitim, seyahat ve yaşam tecrübelerime dayalı paylaşımlarından fayda görmenizi dilerim.

Demo'nun Blogu🐛🦋

Yaşamalıyım çünkü hikayemin sonunu merak ediyorum 🥰

Standart Ölçüler

Kullananlar ve Yorumlar

Sadi Özdemir

Reel Ekonomi Gündemi

SCHREIBBLOGG

Mehr als ein Literaturblog

tığlı köşe

sevg ve dostluk

Mustafa Güçlü

Mustafa Güçlü, Şiir, Edebiyat

Yaşlanma Rehberim

Kim Demiş 'Yaşlılık Kötü' Diye?

Merve ÇELİK ÇAĞDAŞ

Hukuk-KVKK-Yapay Zeka-Mühendislik

KATIS BÜCHERLESEBURG

Alles über meine Bücher und Rezensionen

Oceanblue Style at Manderley

Blog Ü40 Ü50 für Meer Mode Mut

profashionals

Fashion Business People

%d Bloggern gefällt das: