ALMANYALILAR

Uluer Aydoğdu: Çilliplopom

Başta her şey bütündü

annemin memeleri, gökyüzü, kuşlar.

1

Efendim, raks eden kaos uyrukluyum ben

kendini var ettikçe var olup var oldukça var eden ısıl bir hayvan.

 

Tam anladım

tam kavradım derken başka bir şey oluyor dünya

hobaaa, yeniden

çabam inatçıdır benim karanfil kokan

huyumdur, ne yapayım.

 

Aldı ipini koparan uçurtma:

Boş versene, anlayıp da ne yapacaksın kâinatı

çıplaklığı mayhoş bir elma gibidir sevgilinin

bahar gelmişse hele bir de.

 

Yedi Nisan İki Bin Bir’de

aşkın köründe uyanıp

rüzgarlar kralı Aeolus’un refakatinde

iki meleğin uçurduğu bir otobüsle

uzay-zamanda bütün gece yol aldıktan sonra

İzmir’e gelişini hatırlıyorsun.

 

Körfezde yabancı bir dilde yazılmış gibi uçuyordu martılar.

Şiirdir inşallah

dün gece yin-yang oynayan çocuklar gördüm rüyamda

eşik cinleri, sıçrama tahtaları

aha işte annem sesleniyor:

Kahvaltı hazır, at hazır, yollar hazır

aha işte kalbimi şiirlerle yunup

çocuklar gibi kişneyerek ütopyalara girişiyorum Ankara’da

sapanın gerilişiyim, taşın vınlayışı

yıllarca aynı tarafımın üzerine yattıktan sonra

korkak tarafımın

yerleşik tarafımın.

 

Bir keresinde

köprünün birinin

sana çilliplopom,  çilliplopom diye seslendiğini hatırlıyorsun

çilliplopom, büyük deden Tahsin Ağa’nın gravotu dediği gravite ile

bir yörüngeden başka bir yörüngeye bükülmek demekti

meşk halinden Mecnun’a doğru faz değiştiriyordun mesela

yaprağın dalından ayrılış vaktiydi bir çalımla

başkalarına karşılayamayacağı toplar atmadın hiç

oyun sürsün istiyordun çünkü

değilse yapayalnızdın, bir anlamı yoktu mavinin

değilse nefes alıp verir gibi ping-pong oynayamazdı Çinliler

belki de en çok buydu çilliplopom

bütün sorulara verilebilecek yegane cevap

biz kimiz, çilliplopom

hayatın anlamı ne, çilliplopom

niye hiçbir şey yok da bir şey var, çilliplopom.

 

Eğrelti otu olmuşluğun da oldu geçmişte

dünyanın yapım ve tamir işinde çalışan bir zerre

gelişigüzel bir oyun bu

elinde dalgalanmalardan

elinde savrulup sürüklenmelerden başka bir şey yok

çilliplopom, çilliplopom.

 

Kasılmalarım kasılmak değil, yay

ben, ben değilim, ok

ortasında girdapların

ortasında ummanın, savrulmaların

ortasında yoldan çıkmaların salgıladığı enzimlerin

ortasında uyanıp kalınca vay anasına yeniden görmeye başlayan maddenin

ben şimdi buradan çeker giderim

bir büyük buradan gitmenin içinden geçip

ok gibi yaya kurulur

ok gibi atılır buradan giderim

gerginliğim fırlatma rampasıdır

böyle iyiyim

kuşlara doğru bükülmek çok iyi

arayadurun siz

ben buldum

varoluşsal bir açlıktır bulduğum

ben şimdi kendimi imha eder

buradan çeker giderim.

 

Göğe şiir ve cüret dayamış ısrarım ben

gelecek güzel günlerin iç buhranı

karanlığa kızmadan aydınlığa sevinmenin şekli şemalı

alacalı ve sıracalı bir memleketim var kaburgalarımın altında

çilliplopom, çilliplopom

 

Bin sekiz yüzlü yıllarda bir kuzgundun Amerika’da

bir pazar günü Poe’nin şiirine doğru süzülüşünü hatırlıyorsun

Kleist’ı, Holderline’ı, Ergin Günçe’yi

diğerlerine göre Nietzsche’nin ne kadar uz görüşlü bir bulut olduğunu.

 

Kara delik diyorlar

uzun ince bir geçitten geçtim de geldim bu rahme

-ene’lkalprahmanirahim

uğrak yeridir kalbim, kalbimden

uzay gemileri havalanır

yolumu aydınlatır

sararmış, göç hazırlığında yapraklar

bir gölgeli tarafıyım dağın bir aydınlık tarafı

aha işte hep yin-yang diye geliyor zarlar.

 

Dalgalıdır etim, etimden imha sesleri yükselir

cana kıymanın ve yaratmanın erbabı sayılırım ben

aşılması gereken bir çit

aha işte kendi canına kıyıp kendini yaratma içgüdüm işbaşında

ölümcül olduğu kadar gülümcül çalımlarla

benim varoluş sevgim budur işte.

 

Aldı varoluş cini olduğundan hiç kuşku duymadığın Mephisto, Goethe eliyle:

“Hep yadsıyan o ruhum ben

çünkü oluşan her şey,

yok olmayı hak eder” diye

uçsuz bucaksız bir ovayı

pattadan önüne bırakıvermişti bir sabah

bunu hatırlıyorsun

o ovada gezinirken

“doğum, dışa ölmekse

içe doğmaktır ölüm”, demiştin sen de.

 

Bir dalgalanıyordum bir dalgalanıyordum ki

anında buluta, çiçeğe, geleceğe dönüşebilen bir şeydim işte, şey

göndere, en yukarıya çekip yaralarımı

orada, o kuşların altında esas duruşta beklemişliğim

buyurun

limanlara gemi

gemilere liman getirdim.

 

Savrulup gitmektir şiir

sürüklenmek bir ufkun peşinde, harcanmak

heyhat, imhayı bekliyorum.

 

Timsahlarla zebralar da bir ırmağı bütünler zaten.

Uluer Aydoğdu

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

etik mi?

Başka ve Daha İyi Bir Moda Mümkün

boğaçhan dündaralp

basılı ve dijital medya arşivi “Düşünülen, yazılan, konuşulan, tartışılan, paylaşılan, yayınlanan, yayınlanmayan... mimarlık bilgimizin alanını genişletmek için kullandığımız, biriktirdiğimiz konuları içeren bu medya arşivini elimizin altında olsun, kolay ulaşabilelim ve yeniden paylaşabilelim isteği ile bu mekanda bir araya getiriyoruz.”

Derin Ben

Meditasyon ve Zihin, Denge ve Nefes

Farklipencereler

Biraz oradan, biraz buradan

Serkan Dinç

Kişisel Blog Sitesi

HISSEMUTFAGI

Borsa,Hisse,Yorum,Grafik,Eğitim,stock market,exchange,Hisse Senedi Teknik Analizleri Nasıl Yapılır, Borsa Grafikleri Nasıl Yorumlanır, Borsa Analizi Nasıl Yapılır, Hisse Senedi Grafiği Nasıl Yorumlanır, Bolinger Bandı,hissemutfagi,Borsa Eğitim Videoları,Borsa Eğitim,IBB,İSTANBUL,İMAMOĞLU

Türkçe Malumatlar

Gerçek Bilginin Adresi Zihin Açıcı Site

birfotoğraföyküsü

hayatta öyküsü olmayan tek bir fotoğraf yoktur!

Y Nesil Avukat

X kuşaklarıyla dolu bir dünyada Y nesli olarak hayatta kalmak

arzuberk

profesyonel, pozitif, tutkulu, hoşgörülü, farkındalığı yüksek, motive eden, ilham alan & veren

seferkatip.wordpress.com/

gelişmenin karanlık yüzü vardır ve yaratmak için yıkmak gereklidir.

MAVİ YOL

Mavi ; gökyüzü kadar sonsuz, deniz kadar huzurlu, bulut kadar özgürdür.

Fas Hakkında

Fas Hakkında genel Bilgiler

Genç İşsizler Platformu

#MezunİşsizBorçlu

Okçuluk Araştırmaları Enstitüsü

Türkiye'nin İlk Okçuluk Araştırmaları Enstitüsü | Turkey's First Archery Research Institute

%d Bloggern gefällt das: