ALMANYALILAR

Çakar: Kürtçe opera okuyacağım dediğimde çok şaşırdılar

3.jpg

Berlin (Rûdaw) – Kürtçe müzik dendiği zaman aklımıza ilk önce dengbejlerin seslendirdiği kılamlar ve klasik anonim şarkılar gelir. Peki bu klasik şarkılar opera şeklinde seslendirilebilir mi? Kürt soprano Pervin Çakar seslendirdiği Kürtçe şarkılarla işte bu sorunun yanıtını veriyor.

Geçtiğimiz günlerde ünlü Kürt ozan Feqiye Teyran’ın “Ay Dilbere” adlı eserini opera şeklinde seslendirerek adından sözettiren Çakar Rûdaw’ın sorularını yanıtladı.

Ne zamandan beridir Kürtçe şarkıları opera tarzında okuyorsunuz?

 Kürtçe şarkılar operaya çok iyi gidiyor. Ben Ankara ve İtalya’da opera eğitimi aldım. Opera tekniği natürel olduğu için Kürtçe şarkıları bu teknikle okumak istedim. Diğer sanatçıların da farklı ülkelerdeki sahnelerde kendi dilleriyle şarkılarını okduklarını gördüm ve bu benim dikkatimi çekti. Bu yüzden kendi resitalimde opera tarzında Kürtçe okumak istedim.

Bu tarzda okuduğunuz ilk şarkı hangisiydi?

 Bu şarkıyı hiç unutmuyorum. “Lo Şivano” adlı şarkıydı, İstanbul’da okudum ve ödül aldım. Önce Fransızca sonra Türkçe bir şarkı okudum ve Kürtçe bir şarkı söyleyeceğim dedim. Herkes şaşırdı, “bu da ne?” demeye başladı9. Fakat ben Lo Şivano’yu okuduktan sonra çok sevildi ve müzisyenler yanıma gelip tebrik etti.

Hangi yıldı bu?

 Beş yıl önceydi. Gelip sordular bu şarkının ismi ne diye. Ben de bu bizim anonim bir halk müziğimiz dedim.

Sizce hangi tarz Kürtçe şarkılar operaya uyuyor, klamlar mı, klasik şarkılar mı yoksa opera için yeni şarkılar mı bestelenmeli?

 Kürtçe şarkılar operaya güzel uyuyor. Zazaca olanlar, Kürtçe ve Sorani olanlar da. Kelimelerin sonundaki “a, o, e” sesleri operaya uygun. Tüm şarkılarımız da güzel ve operaya uyuyor diyebilirim.

Yani tüm şarkılar da opera şeklinde söylenebilir mi?

 Hepsi değil ama Kürtçe anonim şarkılar çok uyuyor.

Sizden önce bu tarzda Kürtçe opera okuyan oldu mu?

 Bilemiyorum, söylenmiş olabilir. Bu konuda ben bir ilki gerçekleştirdim demek istemiyorum. Sadece sahnede şarkılarımı seslendirmek istiyorum.

Herhangi bir projen veya album çalışmanız var mı?

 Senfoni orkestrası ile seslendirdiğim Kürtçe bir albümüm olmasını çok istiyorum. Ünlü Kürt şair Faqiye Teyran’ın Ey Dilbere adlı şiirini Ezize Sabri ve Aram Tigran şarkı olarak seslendirmişlerdi. Ben bu şarkıyı Köln’de orchestra eşliğinde okudum. Çok beğenildi. Şimdi bir album yapmak istiyorum ve umarım bana bu konuda yardım ve destek sunulur. Tabi bunun çeşitli zorlukları var, orkestrada 45-50 müzisyen bulunuyor. Bunları bir araya getirmek uğraş ve destek gerektiriyor. Ama yinde de Kürtçe bir albümüm olsun istiyorum.

Okuduğun eserlerden sonra gelen mesajları nasıl buluyorsunuz, size motive ediyor mu?

 Evet, 15 yıldır opera ile uğrağıyorum fakat çok fazla tanınmıyordum. Ay Dilbere’yi okuduktan sonra sosyal medyada da takipçilerim arttı. Facebook, Twitter ve İsntagram’dan birçok mesaj aldım. Sesimi ve yorumumu beğendikleri için çok çok mutlu oldum. Bu bana bir umut da oldu. Madem Ay Dilbere bu kadar beğenildi ben neden orchestra eşliğinde bir album çıkarmayayım diye düşündüm.

Eğer olursa albümünüzde yer almasını istediğiniz şarkılar yeni mi olacak yoksa klasik şarkıları mı tercih edeceksizniz?

 Klasik Kürt şarkıları olmasını tercih ediyorum. Çünkü şu ana kadar böyle birşey yapılmış değil ve ben yeni birşey olsun istiyorum.

Son yıllarda Kürt sanatçılar da Kürtçe’nin değişik lehçelerinde şarkılar okuyor. Siz de Soranca bir şarkıyo opera tarzında okumak ister misiniz?

Neden olmasın. Hepimiz Kürt’üz ve aynı renkteniz.

Pervin Çakar kimdir?

1981’de Mardin’in Derik ilçesinde doğan Pervin Çakar müzik eğitimine 1995’te Diyarbakır Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nde başladı. 1999’da liseden birincilikle mezun oldu. Aynı yıl Gazi Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Bölümü’nde başladığı yükseköğrenimini 2003’te üniversitenin Şan Ana Sanat Dalı’nda tamamladı.

2006’da İtalyan hükümetinin verdiği burstan yararlanarak opera eğitimine İtalya’da devam etti. 2008’de İtalya’da Perugia F. Morlacchi Devlet Konservatuvarı’ndan ‘pekiyi’ derecesi ile diploma aldı. Aynı konservatuvarda en yüksek derece ile yükseklisansını tamamladı.

Sahneye ilk kez 2004’te 10. Uluslararası Eskişehir Festivali’nde Carl Orff’un Carmina Burana eserinde çıktı. 2008-2009 yılları arasında İtalya’da düzenlenen 60’ıncı AsLiCo (Avrupa Genç Opera Şarkıcıları Yarışması) finalisti oldu.

2010’da düzenlenen 6. Leyla Gencer Şan Yarışması’nda 3’üncülüğü Alman mezzo-soprano Anna Lapkovskaja ile paylaşan Çakar, bu yarışmada elde ettiği derece sayesinde 2012’de 40’ıncı Uluslararası İstanbul Müzik Festivali’nde konser verme şansı elde etti.

Pervin Çakar son olarak 2011’de İtalya’nın Sulmona kentinde düzenlenen 28’inci Uluslararası Maria Caniglia Opera Yarışması’nda birincilik ve New York Lotte Lehmann Vakfi tarafından En İyi Kadın Sesi Özel Ödülü’nü kazandı.

https://www.rudaw.net/turkish/culture/25032019

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

%d Bloggern gefällt das: