Werbeanzeigen
Start Menschen “Sadece Alman” Kiracı

“Sadece Alman” Kiracı

1

Almanya’da 2006 yılında yürürlüğe giren Ayrımcılık Yasası diye bildiğimiz “Genel Eşitlik Yasası”nın ilk açılan davası sayılan ve aynı zamanda yüklü bir tazminat davasını içeren mahkeme hamile bir kadın hakkındaydı. Şule Eisele adlı kadın izne ayrılmaya zorlandığı, pozisyonunun elinden alındığı ve çalışma koşullarının kötüleştirildiği gerekçesiyle işverenini, “cinsiyet ve etnik köken nedeniyle ayrımcılık uyguladığı’ iddiasıyla mahkemeye vermiş ve yüklü bir tazminat talebinde bulunmuştu. Dava açarken hareket noktasını, “Bu kararı vermek kolay değildi. Ayrımcılık her gün oluyor, ama kimse buna tepki göstermiyor. Ya onlardan biri olacaktım, ya da buna karşı çıkıp yeni kanundan faydalanacaktım” sözleriyle açıklamıştı.

Ayrımcılıkla Mücadele Hukuk Uzmanı Prof. Dr. Klaus Michael Alenfelder ise davanın Alman hukuku açısından önemli olduğunu dile getirerek bu dava hem kişisel hem de hukuksal olarak yol gösterici nitelikte olduğunu, Şule Eisele gibi ayrımcılığa karşı mücadele etme yürekliliğini gösteren bir davacı olduğunu belirterek, ayrımcılığa uğrayan pek çok insanın kendisini savunamadıklarını, işlerini kaybetmekten korktuklarını ve en ağır ayrımcılıkları bile yuttuklarını, Şule Hanım’ın mücadelesinin bütün ayrımcılığa uğrayanları ilgilendirdiğini, davanın, Şule Hanım lehinde sonuçlandığında, Almanya’daki bütün ayrımcılığa uğrayanların kazanmış olacaklarını, çünkü ayrımcılık yapan herkes bunun bedelinin ağır olduğunu fark edeceklerini açıklamıştı. Yarım milyon euro tazminat talebiyle açılan dava iki yıl sonra sonuçlanmış Şule Eisele on bir bin euro tazminat almıştı.

Bugün de Almanya’nın gündemine oturan buna benzer yeni bir dava görüldü. Augsburg’da dairesini “sadece Almanlara” kiraya vermek isteyen bir ev sahibi, Burkina Faso’lu Hamado Dipama isimli bir kiracı adayının açtığı davayı kaybetti. Ev sahibinin kiracı ararken verdiği ilanda “sadece Almanlara” ibaresi mahkeme tarafından Alman olmayanlara yönelik bir ayrımcılık olarak nitelendirilerek bunun kabul edilemeyeceği kararı verildi.

2.jpg

Hakim yabancılara yönelik bu şekilde açık bir dezavantaj yaratılmasının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini, suçların ve eylemlerin vatandaşlar değil insanlar tarafından işlendiğini belirterek ev sahibini kiracı adayına bin euro tazminat ödemeye mahkum etti. Bunun yanı sıra ev sahibini “sadece Almanlara” türünden bir ilan vermekten de men etti. Emsal dava numarası (Az: 20 C 2566/19) ile olay Alman hukuk tarihine geçti.

Alman resmi kurumu Ayrımcılıkla Mücadele Birimi (Antidiskriminierungsstelle des Bundes) açıklamalarına göre Almanya’da ev arayan göçmen kökenlilerin %70’i ev ararken ayrımcılığa maruz kalıyorlar. 81 yaşındaki ev sahibinin 20 evi daha olduğu göz önünde bulundurulduğunda verilen bin euroluk cezanın hiçbir caydırıcılığı olmadığı daha şimdiden tartışılıyor.

Ayrımcılıkla Mücadele Hukuk Uzmanı Prof. Dr. Klaus Michael Alenfelder’in Şule Eisele davasında söyledikleri aklıma geldi: “Bu tür davalarda, tazminatın caydırıcı nitelikte yüksek olması gerekir. Tazminat caydırıcı nitelikte ve çok yüksek olmak zorunda”. Bizim ev sahibi için belirlenen cezanın ne kadar caydırıcı olacağı forumlarda şimdiden tartışılıyor.

11.12.2019

Werbeanzeigen

1 KOMMENTAR