ALMANYALILAR

The Postman Always Rings Twice – Postacı Kapıyı İki Kere Çalar

The Postman Always Rings Twice – Postacı Kapıyı İki Kere Çalar

Bir kara film daha demek yanlış olmaz. Romanı basıldığı dönem büyük sansasyon yaratmış. Yuva yıkanın yuvası olmaz önermesinin ispatı bir film denilebilir. Bir kara filmde olması gereken her şey var. İroni, sinsi planlar, aşk, alaycı bir dil, yasalarla kendince dalga geçme, uçkuruna sahip olamama ve o her daim engellenemeyen kaçınılmaz son.

Film adamın birinin Twin Oaks adlı yarı benzinci yarı restoran bir yere bırakılmasıyla başlar. Eleman aranıyor tabelasını gören otostopçu adam Frank Chambers (John Garfield) yol boyunca kendisini dinleyen, içmesi için ona üç sigarasını veren şoföre teşekkür eder. Adam onun neden oraya geldiğini merak eden şoföre ayaklarının kaşındığını, hep yeni yerler, diyarlar görmek istediğini söyler. Sürekli iş ve mekan değiştiren bir maceraperesttir karşımızdaki diyebiliriz. Tam vedalaşmış ayrılırlarken arkalarından gelen motorsikletli bir trafik polisi arabaya yetişir. Otostopçu genç adam valizi elinde uzaktan olacakları izlemektedir. Trafik polisi kim olduğunu sanıyorsun diye lafa başlar, sonra da kuyruğunu bacaklarının arasına sıkıştırıp kem küm eder. Özür dileyerek oradan uzaklaştırırken bizim otostopçunun o kim ki sorusuna yakınlarda oturan bölge savcısıymış diyecektir.

1

Oldukça güler yüzlü işletmeci Nick Smith (Cecil Kellaway), Frank’ı içten bir dostluk ve samimiyetle karşılar. Önce ona karnı açtır diye bir hamburger yapar. Et kızarırken müşteri gelince „Frank sen müşteriyle ilgilen ben hallederim“ der. Nick çıktıktan sonra Frank yere düşüp yuvarlanan bir nesneye bakar. Sonra da geldiği yere. Önce güzel bir çift bacak görür. Akabinde sahibi olan kısa pantolonlu sarışın afeti. Kadının yere düşen rujunu alan ve oracıkta yılışmaya hazır vaziyetteki Frank, bunu siz mi düşürdünüz der. Kadının suskun ama imalı yanıtı, buradan benden başka kimse var mı sığır, babındadır. Aralarındaki elektriklenmeyi biz buradan hissederiz.

Kadın Frank’a teşekkür eder. Ruju adamın elinden alır ve dudaklarını el aynasına bakarak boyamaya başlar. Sonra adama bir bakış atar, kapıyı arkasından kapatıp kaybolur. Bizimkinin ızgaradaki etin yanıp kömür olduğunu anlaması fazla uzun sürmeyecektir. Cora (Lana Turner) adlı sarışın bombanın Nick’in karısı olduğunu öğrendiğinde Frank şaşırır. Kadından etkilenen Frank yanıp tutuşur, kadının onunla oynadığını anlamak için sarışın uzmanı olmak gerekmez. Etkili ve inandırıcı klişelerle karşılaşırız. Kadın mı adamı baştan çıkartacaktır adam mı kadını, kim masumdur kim hain içiçe girecektir.

Nick dünyadan habersiz masum gerzek takılır. Yer yer böyle biri boynuzlanmaya müstehaktır dedirtir. Ama iş adamın canına kastedilmeye doğru meylettiğinde onunla empati kurar acımaya başlarız. Zira o bir kurbandır. Karısının mı, elemanının mı izleyin kendiniz karar verin. Bir yandan Frank’a pas verip onunla cilveleş kadın, diğer yandan ha bire benden uzak dur diye adama orta parmağını gösterir durur. Sonunda bizimkilerin yangını ikisini de içine almaya başlar. İlk verilen karar Twin Oaks’u terk edip beraber yeni bir hayata başlamaktır. Kısa bir notla eşine veda eden Cora, elinde bir valizle Frank ile yola koyulur. Ama zeki olmasa da akıllı kadındır. Otostop yapacak araba dahi bulamayınca ben ne yapıyorum der ve Frank’ı geri dönmeye ikna eder. O işletmeden başka hiçbir şeyi yoktur. Zaten Nick ile ekonomik nedenlerden dolayı evlenmiştir. İşsiz güçsüz Frank ile sıfırdan başlamaya niyeti yoktur. Şeytan dürttükce dürter. Kadın aşığına gel benim herifi öldürüp mekana konalım der. Sonuç Frank için cennetten kovulmaktan beter olacaktır. İzlenmeye değer bir kara film ve sinema klasiği ile kalakalırız.

1946 yılı yapımı The Postman Always Rings Twice – Postacı Kapıyı İki Kere Çalar filmini Tay Garnett yönetmiş. Eser yazar James M. Cain’in aynı adlı romanından uyarlanmış. Senaristler Harry Ruskin ve Niven Busch. Diğer bazı oyuncular Hume Cronyn, Leon Ames, Audrey Totter, Alan Reed, Jeff York, Morris Ankrum, Betty Blythe, vs.

03.06.2019

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

Mumdanadam

İçinizden biri

1 Kedi Uykusu

Seyahat, sağlık, şekersiz lezzetler ve dahası..

Benden geriye kalanlar

şiir,hikaye,deneme...

fzyildz

...Yürek ay gibidir vakti gelince tutulur...

etik mi?

Başka ve Daha İyi Bir Moda Mümkün

boğaçhan dündaralp

basılı ve dijital medya arşivi “Düşünülen, yazılan, konuşulan, tartışılan, paylaşılan, yayınlanan, yayınlanmayan... mimarlık bilgimizin alanını genişletmek için kullandığımız, biriktirdiğimiz konuları içeren bu medya arşivini elimizin altında olsun, kolay ulaşabilelim ve yeniden paylaşabilelim isteği ile bu mekanda bir araya getiriyoruz.”

Derin Ben

Meditasyon ve Zihin, Denge ve Nefes

Farklipencereler

Biraz oradan, biraz buradan

Serkan Dinç

Kişisel Blog Sitesi

HISSEMUTFAGI

Borsa,Hisse,Yorum,Grafik,Eğitim,stock market,exchange,Hisse Senedi Teknik Analizleri Nasıl Yapılır, Borsa Grafikleri Nasıl Yorumlanır, Borsa Analizi Nasıl Yapılır, Hisse Senedi Grafiği Nasıl Yorumlanır, Bolinger Bandı,hissemutfagi,Borsa Eğitim Videoları,Borsa Eğitim,IBB,İSTANBUL,İMAMOĞLU

Türkçe Malumatlar

Gerçek Bilginin Adresi Zihin Açıcı Site

birfotoğraföyküsü

hayatta öyküsü olmayan tek bir fotoğraf yoktur!

Y Nesil Avukat

X kuşaklarıyla dolu bir dünyada Y nesli olarak hayatta kalmak

arzuberk

profesyonel, pozitif, tutkulu, hoşgörülü, farkındalığı yüksek, motive eden, ilham alan & veren

seferkatip.wordpress.com/

gelişmenin karanlık yüzü vardır ve yaratmak için yıkmak gereklidir.

%d Bloggern gefällt das: