13.4 C
Hamburg
Freitag, Oktober 23, 2020
Start Home MÖLLN FACİASI ANMA TÖRENİNDE IRKÇILIK VURGULANDI

MÖLLN FACİASI ANMA TÖRENİNDE IRKÇILIK VURGULANDI

MÖLLN FACİASI ANMA TÖRENİNDE IRKÇILIK VURGULANDI

1

23 Kasım 1992 tarihinde, ırkçı saldırganların kundakladığı, Bahide Arslan, Yeliz Arslan ve Ayşe Yılmaz’ın hayatını kaybettiği Mölln’de anma töreni düzenlendi. Mölln Belediye’si ve Hamburg Başkonsolosluğu’nun işbirliğiyle gerçekleşen törende ırkçılığın giderek arttığına dikkat çekilirken, ırkçılığa karşı birlikte mücadele edilmesi gerektiği vurgulandı. Tören çerçevesinde camide ve kilisede hayatını kaybedenlere, aile fertlerine ve barış içinde birlikte yaşamak için dualar edildi.

27 yıl yıl önce Mölln’de meydana gelen ırkçı saldırıda kundaklama sonucu yaralanan ve hayatlarını kaybeden 3 kişi için  ırkçılığın kınanması, unutulmaması ve tekrar yaşanmaması için anma töreni gerçekleşti. Tören dolayısı ile Hamburg Başkonlosluğu tarafından  törene katılmak isteyen vatandaşlar için otobüs organize edildi.

CAMİDE VE KİLİSEDE DUALAR YAPILDI

2.jpg

Mölln Fatih Camii Başkanı Recep Yeşilyurt’un törene katılanları kabulü ve ikramlarından sonra  ilk tören camide okunan Mevlid-i Şerif ile başladı. Buradan  kiliseye gidilerek, Almanca ve Türkçe duaların yapıldığı  Mölln St. Nicolai Kilisesinde tören devam etti. Törende konuşan Rahibe Kerstin Engel-Runge 27 yıl önce yaşanan acı olayın kalplarde olduğunu ve bu yüzden bir araya gelindiğini söyledi. Sadece Mölln’de değil her yerde barış içinde yaşamak istediklerini belirten Engel-Runge, ”Bu tür olay hiç bir zaman olmamalı. Müslüman’ıyla, Hırıstiyan’ıyla biz hepimiz insanız. Karşılıklı sevgimizi her yerde uygulamalı, birbirimizi hatırlamalıyız” diye konuştu. Günlük hayatta nezaket ve dostça davranışlarla karşılıklı ilişkilerin başladığını ifade eden Engel-Runge, ”Olaydan etkilenen aile fertleri acıyı hala yaşamaktadır, bu acı 3. nesle kadar kendini gösterecek izler bırakmıştır. Kayıtsız olmayalım, olayı birlikte konuşalım. Aşırı gruplar sessizlikten destek alırlar, susmayalım konuşalım. Olayı hafızalarımızda canlı tutmamız lazım. En önemli görevimiz olayda etkilenen aileyi unutmamalı, onların acılarını hissetmeliz” şeklinde konuştu. 

3.jpg

4.jpg

Arslan ailesinin kundaklanan evin önüne Hamburg Başkonsolosu Yonca Sunel ve Mölln Belediye Başkanı Jan Wiegels tarafından çelenk konuldu. Ardından Ratzeburger sokağındaki yanan evin önüne de çiçek bırakıldı.  

ONLAR, BİZLERDEN KOPARILAN BİRER CANDIR 

5

Belediyeye ait salonda gerçekleşen törende konuşan Mölln Belediye Başkanı Jan Wiegels, canice işlenen suç sonucu yaralı ve ölümlerle büyük acının yaşandığını söyledi. Olayın tüm kentin hafızasında yaşadığını belirten Wiegels, günümüzde Kassel’de Walter Lübcke cinayetinin de aralarında olduğuMüslüman ve Yahudilere yapılan saldırılara dikkat çekti. Nefretin her alanda yaşanmasından duyduğu üzüntüyü belirten Wiegels, ”Tüm Avrupa’da ve Amerika Başkanı Trump’un hoşgörüsüzlüklerini  kabul etmiyoruz. Mölln’deki bu olay insanların öldürülmesiyle insan onuruna dokunmuştur. Parlamentoda AFD’nin yer almasını endişe verici buluyorum. Bu tür eğilime her kültürden insanlarla bir araya gelip, demokratik haklarımızı kullanarak Nazi’lere karşı durmamız gerekiyor” dedi.

6.jpg

Başkonsolos Yonca Sunel’de konuşmasında 27 yıl önce yaşanan Mölln kundaklama olayında canlarını kaybedenler için her yıl yaşanan acı olayı, ırkçılığın ve faillerinin lanetlendiğini, daha sonra Solingen ve NSU cinayetlerinin de olduğu bir çok saldrıların da kınandığını belirtti. Günümüzde giderek artmakta olan ayrımcılık, yabancı düşmanlığı ve ırkçılığın yaşandığını söyleyen Sunel, ”Bugüne kadar bu zararlı akımlarla mücadelede üzerimize düşeni yeterince yaptık mı? sorusunun yöneltilmesi gerektiğini söyledi. Son bir yılda yaşananların bu konuda daha çok yapılması gerekenleri ortaya koyduğunu ifade eden Sunel, ”Bugün köken ve dini inanç üzerinden, başka bir deyişle ötekileştirme diliyle yapılan siyaset, toplum içinde giderek popüler bir hale gelmektedir. İnternet ve sosyal medya üzerinden rahatlıkla paylaşılabilen nefret ve benzeri hisler, naklen yayınlanan saldırılar, zararlı video oyunları, ırkçılık, İslamofobi ve yabancı düşmanlığı başta olmak üzere aşırı akımları beslemektedir. Bu gelişmelere karşı sadece ”Dur” demek yeterli değildir. Irkçılık, ayrımcılık ve İslam düşmanlığı içeren eylem ve saldırıların zaman geçirilmeden aydınlatılması, faiillerinin caydırıcı cezalara çarptırılması kamu vicdanının tatmini açısından önem taşımaktadır” diye konuştu. Aile ve okullarda başlanarak çocuklara farklılıkların ve çok kültürlüğün bir zenginlik olduğunu, aksi görüşlerin toplumun geleceğine zarar verdiğinin anlatılmasını savunan Sunel, çocukların bilgisizlikten kaynaklanacak korku, önyargı ve nefretten uzak tutulması gerektiğini vurguladı. Arslan ve Yılmaz aile mensuplarına TC. Berlin Büyükelçisi Ali Kemal Aydın’ın taziye ve desteğini ileten Sunel, ”Bahide Arslan, Yeliz Arslan ve Ayşe Yılmaz bizler için birer isim değildir. Onlar, hastalıklı zihinler tarafından en temel hakları olan yaşama hakları ellerinden alınan, sizlerden, bizlerden koparılan birer candır.Ruhları şad, mekanları cennet olsun” şeklinde konuştu.

7

Başkonsolos Yonca Sunel’in konuşmaları, Konsolos Meral Akbilek Koray tarafından da Almanca’ya tercüme edilerek katılımcılara anında ulaştırıldı.

IRKÇILIK KORKU VERİYOR

S-H Türk Toplumu Başkanı Cebel Küçükkaraca yaptığı kısa konuşmada toplumda hep birlikte barış içinde yaşamak istediklerini, bunun için yapılacak çok şeylerin olduğunu söyledi. 

8.jpg

Ditib-Nord Başkanı Sedat Şimşek de Mölln’de yaşanan olayın, ırkçılığın hangi yöne gittiğini gösterdiğini belirtti. ”Bu bana korku veriyor” diye konuşan Şimşek, aşırı sağın arttığına dikkat çekerken, ”Almanya’da ibadethanelere saldırılmasına izin verilmezken, Müslüman ve Yahudilere ait bir çok ibadethanenin saldırıya uğradığını söyledi. Irkçılığın olmadığı  birlik ve beraberlik içinde tutumla toplumun güçleneceğini ifade etti. 

9

Möln Belediyesi ve Türkiye’den yeterli destek verildiğini söyleyen aile fertlerinden Faruk Arslan, ırkçılığa karşı önlemler alınmadığı sürece, gidişatın daha kötü olacağını söyledi. Arslan ”Bizi kimse ayırmamalı. Yukarıda, yönetimde bulunanlara sesleniyorum. Uyanın artık. Ben burada uyum sağladım ve birlikte yaşamak istiyorum” dedi.

10.jpg

Anma törenine Arslan ve Yılmaz aile fertleri, yakınları, bazı Sivil Toplum Örgütleri ile Alman ve Türk vatandaşları katıldı.

Mölln’de 23 Kasım 1992 tarihinde kundaklanan evde 10 yaşındaki Yeliz Arslan, 14 yaşındaki Ayşe Yılmaz ve 51 yaşındaki Bahide Arslan hayatını kaybetmişti.

Saldırıyı gerçekleştiren 2 Neonazi 15 yıl cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakılmıştı.

Haber / Foto: Naciye ASLAN

Kaynak: http://gazetem.eu/?p=2687

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Europäische Konferenz am 21. Oktober: Bundesminister Altmaier und Kommissar Breton setzen Impulse für eine effiziente öffentliche Beschaffung

Im Rahmen der deutschen Ratspräsidentschaft findet heute die von der Europäischen Kommission und dem Bundeswirtschaftsministerium gemeinsam organisierte rein virtuelle Europäische Konferenz zur Öffentlichen Beschaffung...

Emlakçılık faaliyetlerinde yeni düzenlemeler

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, taşınmaz ticaretine ilişkin yönetmelik değişikliğiyle, emlakçılık faaliyetlerinde hizmet kalitesinin artırılmasını, haksız rekabetin ortadan kaldırılmasını ve kayıt dışılığın önlenmesini amaçladıklarını belirterek,...

Patrick Schmeing verlässt die Bonner Bundeskunsthalle

Patrick Schmeing verlässt die Kunst- und Ausstellungshalle der Bundesrepublik Deutschland in Bonn zum 1. April 2021, um als neuer Geschäftsführender Vorstand und Direktor die...

Tiyatro yönetmeni Ayşe Emel Mesci: Kürtçe oynanınca mı sorun oluyor?

Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) bünyesinde faaliyet yürüten Teatra Jiyana Nû tarafından Nobel ödüllü yazar Dario Fo’nun eserinden Kürtçeye uyarlanan ‘Bêrû’ isimli oyunun, Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı’nca...