ALMANYALILAR

The Bridge on the River Kwai – Kwai Köprüsü

The Bridge on the River Kwai – Kwai Köprüsü

İngiliz savaş karşıtı bir film adı biliyor musunuz? Ben bilmiyorum. İngilizlerin savaşı konu almaları biraz Türklere benzer, en küçük bir anti militarist öge bulamazsınız, yıkılıp çözülmüş imparatorluk ruhunun verdiği aşağılık kompleksinden başka bir şey değildir bu. Genelde savaş ya yüceltilir, ya da nasıl savaştık, o biçim yendik düşmanı, modunda filmler yapılır. Bu fake klasik de öyle bir şey. Japonlar bir köprüyü inşa edemeyecek kadar aptaldırlar ama biz İngilizler hem en iyisini yapar, gerekirse de yıkarız babında tam bir geyik. Onca övgü, abartılı ödüller hepsi koca bir balon, izleyin göreceksiniz.

Bir gurup İngiliz savaş esiri Burma’daki Japon esir kampına getirilirler. Getirilirlerken İngilizler ıslık çalacak kadar neşeli ve nizamlıdırlar. Esir kampına değil de yazlık kampa geliyor gibidirler. Ölü bir asker için mezar kazan iki kurnaz mahkum, Japon yüzbaşıdan revire kaldırılmalarını isterler. Adamın hasta değilsiniz muhabbetini ve itirazını Amerikalı deniz piyadesi Shears (William Holden) küçük bir rüşvetle halleder, Japon ikisini de hasta listesine koyar.

1.jpg

Esir kampının kmutanı Albay Saito’dur (Sessue Hayakawa), Saito otoriter ve yöneticilik becerileri İngilizlerinki gibi olmayan hatta harakiri yapmaktan korkan bir zavallıdır. Oysa Japonların II. Dünya Savaşı’nın tepeden tırnağa en korkusuz savaşçıları olduğu tarihe geçmiştir. Bu anlamda çizilen komutan figürü inandırıcılıktan yoksundur. Adamın İngiltere’de eğitim görmesi, bu kültürü tanıyıp onlara hayranlık duyması ve benzeri saçmalıklar Albay’ın tavırlarını desteklemek için kullanılsa da inandırıcılıktan uzaktır. Albay yeni gelenlerin önünde yüksek bir kürsüye çıkarak nutuk atar. Subayların da her esir gibi  başladıkları köprünün bir an önce bitirilmesi için çalışmaları gerektiğini söyler. Mae Nam Khwae Yai (Khwae-Yai-Fluss – „Kwai“) köprüsünden demiryolu geçecektir ve kendisine verilen süre zarfında tahta köprü hazır olmalıdır.

Yeni gelen esirlerin komutanı Albay Nicholson (Alec Guinness) buna itiraz eder. Cenevre Sözleşmeleri gereği esir subayların ayrıcalıkları vardır. İki albay arasında bir sidik yarışıdır başlar. Esir albaya esirlik içerisinde esirliği tattıran Japon Albay pes eder. İngiliz zekası ve centilmenliği kaba doğuluları yener. Bu arada Amerikalı mahkum birkaç esirle kaçar. Diğerleri tek tek öldürülseler de Shears kaçmayı başarır.

Bu arada Japonları ikna eden İngiliz kurmaylar askeri disiplini sağlamak ve kendi askerlerinin morallerini üstün tutmak için canla başla çalışıp kısa sürede bahsi geçen köprüyü kurarlar. Film bu ya Shears düzenbazın tekidir. İngilizler onu bulmuş, hakkında tahkikat yapmışlardır. Gerisin geriye kampa gidecek ve o inşa edilen köprüyü havaya uçuracaklardır. Yok deve veya daha neler diyebilirsiniz. Beyaz adamın aptal doğuluları nasıl yendiklerine şahitlik ederiz. Allahım bu ne biçim eziklik, neyin aşağılık kompleksi diye sormadan edemezsiniz. Filmde savaşın pisliğine ve kirliliğe dair hemen hiçbir iz bulamazsınız, daha çok İngilizlerin ne yüce bir millet olduğunu öğrenir ama buna rağmen keşkem ben de İngiliz olsaymışım gibi bir hisse de kapılmazsınız. Boşa zaman kaybı demek insafsızlık değil adil bir tespit olur.

1957 yılı yapımı The Bridge on the River Kwai – Kwai Köprüsü filmini David Lean yönetmiş. Yazar Pierre Boulle’in novellasından uyarlanan filmin senaristleri Carl Foreman ve Michael Wilson. Bazı oyuncular Jack Hawkins, James Donald, Geoffrey Horne, André Morell, Percy Herbert, Harold Goodwin, Ann Sears, vs.

11.03.2019

2 Replies to “The Bridge on the River Kwai – Kwai Köprüsü”

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

Mumdanadam

İçinizden biri

1 Kedi Uykusu

Seyahat, sağlık, şekersiz lezzetler ve dahası..

Benden geriye kalanlar

şiir,hikaye,deneme...

fzyildz

...Yürek ay gibidir vakti gelince tutulur...

etik mi?

Başka ve Daha İyi Bir Moda Mümkün

boğaçhan dündaralp

basılı ve dijital medya arşivi “Düşünülen, yazılan, konuşulan, tartışılan, paylaşılan, yayınlanan, yayınlanmayan... mimarlık bilgimizin alanını genişletmek için kullandığımız, biriktirdiğimiz konuları içeren bu medya arşivini elimizin altında olsun, kolay ulaşabilelim ve yeniden paylaşabilelim isteği ile bu mekanda bir araya getiriyoruz.”

Derin Ben

Meditasyon ve Zihin, Denge ve Nefes

Farklipencereler

Biraz oradan, biraz buradan

Serkan Dinç

Kişisel Blog Sitesi

HISSEMUTFAGI

Borsa,Hisse,Yorum,Grafik,Eğitim,stock market,exchange,Hisse Senedi Teknik Analizleri Nasıl Yapılır, Borsa Grafikleri Nasıl Yorumlanır, Borsa Analizi Nasıl Yapılır, Hisse Senedi Grafiği Nasıl Yorumlanır, Bolinger Bandı,hissemutfagi,Borsa Eğitim Videoları,Borsa Eğitim,IBB,İSTANBUL,İMAMOĞLU

Türkçe Malumatlar

Gerçek Bilginin Adresi Zihin Açıcı Site

birfotoğraföyküsü

hayatta öyküsü olmayan tek bir fotoğraf yoktur!

Y Nesil Avukat

X kuşaklarıyla dolu bir dünyada Y nesli olarak hayatta kalmak

arzuberk

profesyonel, pozitif, tutkulu, hoşgörülü, farkındalığı yüksek, motive eden, ilham alan & veren

seferkatip.wordpress.com/

gelişmenin karanlık yüzü vardır ve yaratmak için yıkmak gereklidir.

%d Bloggern gefällt das: