ALMANYALILAR

Fasandræberne – Sülün Katilleri

Fasandræberne – Sülün Katilleri

Dizi olabilecek filmlerden seri filmler çekme geleneği Hollywood’dan alınma. Ama bu polisiye dizisi gibi başarılı olanı çok az. Başlı başına sayısız ucuz mu ucuz polisiye roman ve filmlerinin piyasayı kaplamış olması ayrı bir mesele. Kastettiğim belirli bir seviye ve kalitenin korunup kollanabilmesi meselesi. Bence bizim kafadarlar bu işi oldukça başarılı bir biçimde kotarmış vaziyetteler. Olaylar daha bir karmaşık, labirentin koridorları daha bir dolambaçlı. Sürükleyiciliğine de kimse bir şey diyemez. Oldukça rahatsız edici sahnelerin olması gerçek hayatta işlenen cinayetlerin daha da acımasız ve vahşi olduklarına küçük bir gönderme bence.

Bizim ikilinin faili meçhul veya çözülmemiş vakalarla ilgili “Q-Şubesi”ne yeni bir sekreter atanır. Oldu mu bizim ikili nurtopu gibi bir üçlü. Emniyette cinayet masası ile bizimkilerin şubesinin yeniden düzenlenmesiyle ilgili büyük bir parti vardır. Daireye yeni atamalar yapılmış, yeni amirler gelmiştir. Millet o biçim eğlenirken bizim konuşma ve sosyal kontak engelli Carl Mørck (Nikolaj Lie Kaas) gözüne birini kestirir. Tam cesaretini toplayıp ayağa kalkacakken kadının yanına gelen biriyle öpüştüğünü görüp yerine oturur. Kısa bir süre sonra da eğlenceyi terk eder. Yardımcı Hafez el-Assad (Fares Fares) ise kendilerinden Arap ve ayyaş diye bahsedenlerin önyargılarını yıkmakla meşguldür.

2.jpg

Adamın biri filmin başlangıcında ağlayarak kartonun birinin üstüne bir şeyler yazar. Sonra da partinin yapıldığı emniyet binasının önüne gelir. Yağmurlu gecede dışarıda bekleyen meczubun biri kılığındaki bu adam, sigarasını tütürerek giden kahramanımızın karşısına çıkarak Carl Mørck siz misiniz, diye sorar. Yanıt gelmeyince onu gazeteden tanıdığını söyler. Gözleri yaşlı adam Thomas ve Marie ile ilgili mektubunu alıp almadığını sorar. Polis memuru neden bahsettiğini anlamadığını söyler. Adam davasıyla bizimkinin ilgilenip ilgilenmediğini sorarak memurun yakasına yapışır. Bizde olsa al sana altı ay hapis. Yakasını kurtaran yardımcı kriminal komiseri eve gidip uyumasını, zamanı gelince davasıyla ilgileneceğini söyler ve meczubun yanından uzaklaşır. Adam arkasından gözleri yaşlı bakakalır.

Komiser ayyaş Carl’ı üç gündür yanında kalan oğlu suratını tokatlayarak uyandırır. Telefonu uzun uzun çalmakta ve gencin rahatını bozmaktadır. Zar zor uyanıp telefonuna uzanan komisere kötü haber verilir. Kan dolu bir küvette meczubun cesedi bulunmuştur. Olay yerine gelen Carl ile meczup anlamlı anlamlı birbirlerine bakar gibidirler. Adamın eski bir polis müfettişi olduğu açıklanır. İki çocuğu da cinayete kurban gittikten sonra emekli olmuştur. Ölmeden “Q-Şubesi’nden Carl Mørck’a” diye bir karton dolusu evrak hazırlamıştır. Suratı asık, sanki sürekli bir karın ağrısı varmış gibi çevresine bakan Carl kartonu karıştırmaya başlar. Böylelikle “Pandora’nın Kutusu” açılmış olur.

Gerisi çözülmemiş cinayetler, yeni bir vaka, güzel kurgulanmış kaliteli bir polisiye anlatısıdır. Her ne kadar olaylar Avrupa’nın kuzeyinde geçse de Hollywood tarzı işlenmiş bir an bile sıkılıp esnemeden izleyebileceğiniz kalıptadır. Bu arada yine bir intikam hikayesi ile karşı karşıya olduğumuzu söylemek yanlış olmaz. Fantezi bu kadar adamlarda ben ne yapayım.

2014 yılı yapımı Fasandræberne – Sülün Katilleri filmini Mikkel Nørgaard yönetmiş. Yine yazar Jussi Adler-Olsen’in bir yapıtı. Senaryo yazarları Nikolaj Arcel ve Rasmus Heisterberg. Diğer bazı oyuncular Pilou Asbæk, David Dencik, Danica Curcic, Johanne Louise Schmidt, Beate Bille, Marco Ilsø, Søren Pilmark, vs.

19.06.2019

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

%d Bloggern gefällt das: