ALMANYALILAR

Kvinden i buret – Kafesteki Kadın

Kvinden i buret – Kafesteki Kadın

Polisiye romanlarla veya filmlerle yüksek sanat yapılamayacağı öteden beri iddia edilir. Yine de ne kadar popüler olurlarsa olsunlar severek izleyenler bunları hiç yalnız bırakmazlar. Bizde öyle zeka kapsamı dahiline giren polisiyelerin olmamasını halkımızın geriliğine değil, hümanistliğine yoran çoktur. Bizim cinayetler öfke doludur. Öyle uzun vadeli ve karmaşık planları kapsayan intikam, seri cinayetler bizim katillerin raconuna uymaz. Biz bize yan bakanı veya omuz atanı, hatta trafikte yol vermeyeni bile katletmiş bir milletin evlatlarıyız. Vahşi cinayetler neyimize.

Filme gelecek olursak özellikle İskandinav ülkelerinde hayatın tekdüze, oldukça monoton geçtiği bilinir. Heyecan arayan Wikinglerin bugünkü torunları bunun için iyi bir yol bulmuşlar. Polisiye romanlar ve filmler. Hem de her geçen yıl biraz daha usatalaşıp bu konudaki otoritesini sağlamlaştırarak. Polisiye kitapları da filmleri de severim. Ama haklarında yazı yazmaya değecek olanları yok denecek kadar azdır. Bir okurun tavsiyesi üzerine izlediğim (ikilinin dört filmini izledim oldukça şaşırdım) ilk filmde bunlarda iş var dedim. Yani haklarında yazı yazmaya değer çalışmalar.

2.jpg

Carl Mørck (Nikolaj Lie Kaas) adlı polis iki mesleştaşı ile bir evi gözlem altın almışlardır. Daha fazla dayanamayıp içeri dalınca iki arkadaşı da onu izlerler. İçeride çatışma çıkar. Mørck ve arkadaşları yaralanırlar, iyileşip kendine geldiğinde tam bir alay konusu olur. Kimse onunla çalışmak üstemez. Amir emir verir Mørck bodrumda çözülmemiş faili meçhul davaları inceleme biriminin başına getirilir. Emrine Suriye-Arap kökenli polis memuru Hafez el – Assad (Fares Fares) verilmiştir. İkilinin birbiri ile kaynaşması zaman alacaktır. Başka bir ülkede yetişen her yabancı gibi Assad’da çalışkan olmak zorundadır. Öbür türlü böylesi bir meslekte katiller veya kurbanlar değil iş arkadaşları insanı harcarlar. Dosyaları, vakaları önceden hazırlayıp görülebilecek şekilde duvardaki panolara çoktan asmıştır bile.

Daha henüz ilk vakayı inceleyen Mørck’un polis antenleri uyarılır. Ünlü bir politikacı olan Merete Lynggaard (Sonja Richter) aylar önce feribotun birinden atlamak suretiyle intihar etmiştir. Merete intihar ettiği gün yanında engelli kardeşi Uffe Lynggaard’ın (Mikkel Boe Følsgaard) da olması komiserin dikkatini çeker. O yüzden intihar etmiş olabileceğine ihtimal vermez ve olayı incelemeye başlar. Kazıdıkça yeni ipuçlarına ulaşacaktır. Ama bu çabaları üstlerinin gözünde ve vakayı daha önce inceleyenlerce sorun olacak ikilinin başına bir yığın çorap örülecektir.  

İki usta oyuncunun sergiledikleri performans bence övgüye değer. Sanıyorum bu ilk filmleri. Bende bıraktıkları intiba biraz daha derinlik ve sosyal içerik ile kült bir polisiye serisi olma kapasitelerinin oldukça yüksek olması. Gerilimi tartışmasız ama içeriğinde o kadar da derinlik aramayın. Nihayetinde bir intikam vakası.

2013 yılı yapımı Kvinden i buret – Kafesteki Kadın filmini Mikkel Nørgaard yönetmiş. Eser yazar Jussi Adler-Olsen’in yapıtından uyarlanmış. Senarist Nikolaj Arcel. Oyunculardan bazıları Per Scheel Krüger, Troels Lyby, Øyvind B. Fabricius Holm, Søren Pilmark, Divya Das, Anne Bærskog Hauger, Rasmus Botoft, Patricia Schumann, Marie Mondrup, vs.

19.06.2019

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

%d Bloggern gefällt das: