Werbeanzeigen
Dienstag, Juli 14, 2020
Start Menschen Rebecca

Rebecca

Rebecca

Sinemanın binbir yüzü var. Türlerinin bolluğu herkesin zevkine göre bir şeyleri mutlaka bulabileceği anlamına geliyor. Korkudan gülmeceye, romantik filmlerden politik filmlere, biyografilerden tarihi filmlere, suç savaş, müzikal içerikli yapıtlardan bilim kurgu, drama, gerilim filmlerine kadar kim ne ararsa mutlaka ama mutlaka sürprizler onu bekliyor. Bu film de böyle bir yapıt. O denli eski olmasına rağmen sürekli artan, merak uyandıran, buram buram mistik bir atmosferde gizem kokan, sürükleyici bir yapıt. Hem de sinemanın ustalarından birinin usta işi bir roman uyarlaması. İnsan yaptığı işi ciddiye aldığında harikalar yaratabilir.

Film bize bir kurgu diyarı olan Manderley’in yıkık dökük virane görüntüsünün kabaca anlatılmasıyla başlar. Sonra herşeyin başladığı zamana Güney Fransa’ya, geçmişe gideriz. Falezlerle kaplı kıyının birinde adamın biri atladı atlayacakmış gibidir. Oldukça dalgın ve melankolik bir şekilde aşağıdaki dalgalara bakıp ben bu dünyanın…modunda görünmektedir. Tam bir adım daha öne ilerlerken yakınlarda genç bir kadın hayır durun, diyerek seslenir. Aniden kendisine gelen adam kadına bakar, hatta bağırdığı ve kendisini rahatsız ettiği için kadını üstüne üstlük bir de fırçalar. Ayaküstü kadın şahit olduğu sahneyi anlatmaya çalışırken adam yaylanmasını tavsiye eder. Adamın gözlerinden yaralı biri olduğu anlaşılır, kalp yarası kastettiğim. Kadın ise özgüveni eksik, zayıf karakterli biri imajını çizer. Sonra ikilinin yolları ayrılır, herkes işine gücüne gider.

01.jpg

Bu garip tanışmanın ardından kendimizi Monte-Carlo’da lüks bir otelde buluruz. Görgüsüz, zengin ve geveze bir kadın olan Edith van Hopper (Florence Bates) ha bire hizmetçisine yakınıp durmaktadır. Hizmetçisi ya da yanında çalıştırdığı görevlisi gariban adamı kurtarmak isteyen genç kadın (Joan Fontaine) ki tüm film boyunca adını öğrenemeyiz, çıkmasın mı? Kadın otelde bir tanıdığa rast gelmek için yırtınıp dururken ve sürekli bir şeylerden yakınırken falezlerden nerdeyse atlamak üzere olan adam çıkıp gelmez mi. Adamın adı Maximilian de Winter’dir (Laurence Olivier). Oldukça zengin bir dul olan adam, ölen karısı Rebecca’nın eksikliğini hâlâ yaşar gibidir. Üzgün ve gizemli bir ruh hali sürekli üzerindedir. Genç kadınla yeniden karşılaşan Maxim zengin kadını kibarca selamlar ve genç kadını hatırlar. Maxim’i kendisi için düşünen Edith’i kötü bir sürpriz bekler. Kendisi hastalandığında birkaç gün içerisinde Max ile biraz saf, biraz utangaç, biraz mahcup bolca da ezik bir imaj çizen genç kadın yakınlaşır, samimiyeti epey ilerletirler. Edith iyileştiğinde Monte-Carlo’yu terk edip New York’a gitmek için yola çıkmak üzere iken onu kaybetmek istemeyen Max genç kadına evlenme teklif eder.

Kısa bir süre içerisinde evlenip balayından sonra evlerine, dahası Manderley’deki şatosuna dönerler. İsimsiz kadın böylece bayan de Winter olur. Maxim birkaç yıl önce eşi Rebecca’yı kaybetmiştir. Ama adamın hayatı bir türlü devam edememektedir. Zaman geçmiş olsa da Rebecca’nın gücü, tılsımı, adı her yerde, her an ile içiçe geçmiş gibidir. Şatonun kahyası Mrs. Danvers (Judith Anderson) yeni gelinin başına tam anlamıyla bela olacaktır. Yeni de Winter eski de Winter’in izlerini silip süpürebilecek midir, nedir gizemli Rebecca’nın gerçek hikayesi, neden Maxim Rebecca’yı bir türlü unutamamaktadır, hikayenin yanısıra oyuncu performansları, kamera ve daha fazlası bu eseri unutulmaz bir sinema klasiği yapmaya yetmiş ve artmıştır.

1940 yılı yapımı Rebecca filmini Alfred Hitchcock yönetmiş. Eser Daphne du Maurier adlı yazarın aynı adlı romanından sinemaya uyarlanmış. Senaryoda adı geçen isimler, Robert E. Sherwood, Joan Harrison, Philip MacDonald, Michael Hogan. Bazı oyuncular George Sanders, Nigel Bruce, Reginald Denny, C. Aubrey Smith, Gladys Cooper, Melville Cooper, Leo G. Carroll, vs.

01.06.2019

Werbeanzeigen

Vorheriger ArtikelAnna Karenina
Nächster ArtikelHamburg’da Yalnızlık
Almanyalılarhttp://almanyalilar.com
Online Magazin. Unparteiisch, Objektiv und Aktuell.

Kommentar verfassen

- Advertisment -

Most Popular

Altmaier spricht mit neuem emiratischen Minister für Industrie und Hochtechnologie Dr. Sultan Al Jaber

Bundeswirschaftsminister Altmaier hat gestern in einer Videokonferenz mit dem neuen Minister für Industrie und Hochtechnologie der Vereinigten Arabischen Emirate, Dr. Sultan Al Jaber, gesprochen....

Why Don’t the Top Fashion Designers Wear Their Own Clothes?

We woke reasonably late following the feast and free flowing wine the night before. After gathering ourselves and our packs, we...

Spring Fashion Show at the University of Michigan Has Started

We woke reasonably late following the feast and free flowing wine the night before. After gathering ourselves and our packs, we...

If You Only Knew How Much Your Outfit Choices Actually Matter

We woke reasonably late following the feast and free flowing wine the night before. After gathering ourselves and our packs, we...

Recent Comments

Metin Yetişen on Ayşe Yılmaz Yetişen: Sevdam
Hürmet Kırmızı on Ayşe Yılmaz Yetişen: İnadına
davut aksen on Urlaub – Tatil
Mükremin Yorar on Urlaub – Tatil
Mükremin Yorar on DOMiD im Filmporträt
Mükremin Yorar on “Sadece Alman” Kiracı
Mükremin Yorar on Türkiye´de Las Tesis
Mükremin Yorar on Cem Karaca – Almancılar
Mükremin Yorar on Wohin mit der Deutschen Bahn?
Mükremin Yorar on 9 ayda 88 saldırı
musa bobur on Çocuklar Sana Emanet
ismail Firdevsoglu on Sabahattin Ali: Kuyucaklı Yusuf
%d Bloggern gefällt das: