ALMANYALILAR

Max Manus

Max Manus

Başlarken hemen belirtmeliyim ki eser her ne kadar savaş filmi genresinde yerini alsa da, karşımızda usta işi bir biyografi filmi olduğunu söyleyebiliriz. Zira Max Manus dünya direniş tarihine geçmiş, insanlığın ortak değerlerini koruyan efsanevi şahıslardan biri. Bu antifaşist direnişçinin Norveç‘in Alman işgali altında 1940-1945 yılları arasında yaşadıkları, gerçekleştirdiği sabotajlar, Almanların elinde kaçışı, İnglitere‘deki askeri eğitimi, katıldığı Finlandiya Sovyetler Birliği çatışması ve daha fazlası hem tarihe geçmiş, hem de film de bence oldukça başarılı bir şekilde verilmiş. Kim bir direnişçinin hayatının can sıkıcı olduğundan bahsedebilir. Ama nice sinemaya uyarlanmaya çalışılıp baltayı ayağına vuran örnekler mevcut. Şansımızı bu defa öyle olmadığı gibi övgüyü hak edecek boyutlarda göz doldurmuş.

Film savaşın başlangıcına dair haber küpürleri dahası manşetleri niteliğinde birkaç paylaşımla başlar. Komunist olmayıp antifaşist olan hemen her savaş filminde olduğu gibi bunda da Hitler ile Stalin aynıymış gibi başlarken yansıtılır. Bunu iyi incelemek, özellikle sinemacıların neden böyle cahilce tarihi yanlışlıklar yapmaları veya tarihi çarpıtmaları zorunluymuş gibi davrandıklarını bulmak gerek. Kişisel görüşüm salt ticari kaygılar, Stalin‘i dolayısıyla komünizmi benimsememenin bir yönetmenin veya sanatçının ana göreviymiş gibi gösterilmesinin onu başarıya yaklaştıracağı zannedilir. Ki bu dünya genelinde doğrudur. Bir yönetmen ne kadar demokrat, liberal, solcuymuş gibi gözükse bile muhafazakar ve sağcı olanları ödülleri, şanı ve şöhreti toplarlar. İnanmayanlar yakın zamanlar sanat tarihini inceleyebilir.

1.jpg

Max Manus‘u (Aksel Hennie) ilk önce Mart 1940 Finlandiya‘daki Salla cephesinde görürüz. Norveç askerleri Finlandiya için ölmekte, cephede Sovyetler‘e karşı savaşmaktadırlar. Max öldürmeyi, savaşın vaheşetin ilk defa burada öğrenecek, silah kullanma ve korkusuzluk tecrübesini edinecektir. Yanında aynı zamanda arkadaşı Kolbein Lauring‘de (Christian Rubeck) vardır. Max yaralanır ve yüzü gözü yara bere içerisinde bir hastanede gözlerini açar. Kendisini ve filmi bize anlatmaya başlar. Her savaş gazisi gibi sendromludur ve kabuslar görmektedir. İnsan öldürmek, öldürülmelerine tanıklık etmek filmlerdeki gibi, kitaplarda yazıldığı gibi kolay ve basit değildir.

Üç ay sonra Alman askerleri Oslo‘dadır, Sovyetler ulusların kendi kaderini tayin hakkı nezdinde Finlandiya‘dan çekilecek, Norveç‘i işgal eden Almanların kucağına düşeceklerdir. Max yine de iki ay içerisinde ülkesini Almanların ele geçirmesine neden Finliler gibi direnmediklerini söylerken politik cehaletini de ortaya koyar. Almanlar ile Sovyetleri aynı kefeye koyması bunun ispatıdır. Kafayı Norveçlilerin neden Almanya‘ya karşı direnmediklerine hastande yatarken kafa yormaya başlar. Nihayetinde asker adamdır. Savaş arkadaşı Kolbein ile Gunnar Sønsteby‘le (Knut Joner) buluşacaklar ve direniş hareketine resmen katılacaklardır. Sonrası şanlı ve bir o kadar da kanlı bir direniş olacaktır.

İzlenmeye değer direniş filmleri arasına rahatlıkla alabileceğiniz 2008 yılı yapımı Max Manus‘u Joachim Rønning, Espen Sandberg ikilisi yönetmiş. Senaryo Thomas Nordseth-Tiller‘e ait. Bazı oyuncular Nicolai Cleve Broch, Ken Duken, Mats Eldøen, Kyrre Haugen Sydness, Viktoria Winge, Pål Sverre Hagen, Jakob Oftebro, Petter Næss, Kjersti Holmen, Julia Bache-Wiig, vs.

26.04.2019

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

etik mi?

Başka ve Daha İyi Bir Moda Mümkün

boğaçhan dündaralp

basılı ve dijital medya arşivi “Düşünülen, yazılan, konuşulan, tartışılan, paylaşılan, yayınlanan, yayınlanmayan... mimarlık bilgimizin alanını genişletmek için kullandığımız, biriktirdiğimiz konuları içeren bu medya arşivini elimizin altında olsun, kolay ulaşabilelim ve yeniden paylaşabilelim isteği ile bu mekanda bir araya getiriyoruz.”

Derin Ben

Meditasyon ve Zihin, Denge ve Nefes

Farklipencereler

Biraz oradan, biraz buradan

Serkan Dinç

Kişisel Blog Sitesi

HISSEMUTFAGI

Borsa,Hisse,Yorum,Grafik,Eğitim,stock market,exchange,Hisse Senedi Teknik Analizleri Nasıl Yapılır, Borsa Grafikleri Nasıl Yorumlanır, Borsa Analizi Nasıl Yapılır, Hisse Senedi Grafiği Nasıl Yorumlanır, Bolinger Bandı,hissemutfagi,Borsa Eğitim Videoları,Borsa Eğitim,IBB,İSTANBUL,İMAMOĞLU

Türkçe Malumatlar

Gerçek Bilginin Adresi Zihin Açıcı Site

birfotoğraföyküsü

hayatta öyküsü olmayan tek bir fotoğraf yoktur!

Y Nesil Avukat

X kuşaklarıyla dolu bir dünyada Y nesli olarak hayatta kalmak

arzuberk

profesyonel, pozitif, tutkulu, hoşgörülü, farkındalığı yüksek, motive eden, ilham alan & veren

seferkatip.wordpress.com/

gelişmenin karanlık yüzü vardır ve yaratmak için yıkmak gereklidir.

MAVİ YOL

Mavi ; gökyüzü kadar sonsuz, deniz kadar huzurlu, bulut kadar özgürdür.

Fas Hakkında

Fas Hakkında genel Bilgiler

Genç İşsizler Platformu

#MezunİşsizBorçlu

Okçuluk Araştırmaları Enstitüsü

Türkiye'nin İlk Okçuluk Araştırmaları Enstitüsü | Turkey's First Archery Research Institute

%d Bloggern gefällt das: