16.1 C
Hamburg
Montag, Juni 21, 2021
StartHomeRaging Bull – Kızgın Boğa

Raging Bull – Kızgın Boğa

Boks filmi izleyenler neden sinemada boks filmi izlemek isterler anlamıyorum. Youtube veya benzeri platformlarda yüzbinlerce boks maçı var, bence aradıkları boks maçlarını oralarda çok daha kolay bulacaklardır. Bu film bir dönemin star boksörlerinden birinin hayatından kesitler sunuyor. Bence bir sinema filmi içerisinde ne kadar ve nasıl verilebileceğine çok da güzel bir örnek. Drama, komedi, aksiyon, kaliteli oyunculuk bence göz dolduran ebatlarda. Adam yazacak eleştirecek bir şeyler bulamamış boks maçları fake diyor. Yok deve, artist çıksın sana bir de on beş raunt dövüşsün. Filme konu olan Jake LaMotta bir zamanlar ABD’de dünya şampiyonluğu yapmış biri. Film de onun öyküsü diyebiliriz.

Film Jack LaMotta – Jimmy Reeves karşılaşması ile başlar ve maçı haksız bir şekilde nakavtın eşiğindeki Reeves’e verirler. Sonucu protesto eden seyirciler kavga çıkartırlar. Sonrasında Kızgın Boğa-Bronx Boğası lakaplı Jack LaMotta (Robert de Niro) evde karısı Irma (Lori Anne Flax) ile kavga eder. Boğa’nın kibri, kendini beğenmişliği, konu komşuyu ve karısını zerre kadar umursamayışına şahit oluruz. Şiddetli geçimsizlik onun bir sarışınla tanışmasından sonra boşanmayla sonuçlanacaktır. New york’daki “Küçük İtalya”da yaşamaktadırlar.

LaMotta’nın menejeri ağabeyi Joey’dir (Joe Pesci). O da en az kardeşi kadar bence mükemmel bir oyunculuk performansı sergiler. Maçları organize eder, diplomatik ilişkileri ayarlar, kiminle ne zaman dövüşeceğini saptar ve kardeşinin antremanlarına da eşlik eder. Film çekildiğinde kaburgalarının aldığı darbeler sonucu kırıldığı söylenir. Hep kardeşine sahip çıkan, onu yatıştıran, yol yordam gösteren biridir.

Günlerden birgün LaMotta yüzme havuzunun birinde güneşlenen 15 yaşındaki Vickie’yi (Cathy Moriarty) görür. Ağabeyi aracılığıyla sonra tanışacağı genç kıza aşık olacak, kısa sürede evlenip çocuk çocuğa karışacaktır. Ama haddinden fazla kıskançtır, bence kişilik ve karakter olarak da adi, eziğin biridir. Filmde bunu ispatlayan nice sahneye denk geliriz.

LaMotta sürekli katıldığı boks karşılaşmalarını kazanıp zirveye tırmandıkça bozuk karakteri daha da boyulmaya başlar. Saldırgan, maganda, kıskanç, her lafta ve fırsatta tepesi atan biri olup çıkar. Sarışın karısı Vickie’ye vurmaya başlar, aynı zamanda tek dostu olan ağabeyi Joey’e sataşmaları hiç eksik olmaz. Kişiliği gelişmemişse bir kişinin hangi branş, meslek, uğraşı olursa olsun şöhret başını döndürür. Kim oldum budalası olup çıkar. Kızgın Boğa’da da bu farklı olmayacaktır. Filmde adamın yükseliş ve çöküşünü bir arada izleriz. Filmi izleyen herhangi birinin LaMotta’ya sempati duyabileceğini veya kendisini onunla özdeşleştirmek isteyeceğini sanmıyorum. Empatiden çok antipati uyandıran bir tipleme. Gerçek boksörün filme saklanmaksızın katkı sunması, başrol oyuncunun rolü için otuz kilo alması gibi faktörler yapıtı daha da güçlü kılmıştır.

1980 yılı yapımı Raging Bull – Kızgın Boğa filmini Martin Scorsese yönetmiş. Jake La Motta’nın yazdığı otobiyografisinden sinemay auyarlayan senaristler Joseph Carter, Peter Savage, Paul Schrader, Mardik Martin. Bazı oyuncular Frank Vincent, Nicholas Colasanto, Theresa Saldana, Mario Gallo, Frank Adonis, Joseph Bono, Frank Topham, Charles Scorsese, vs.

05.05.2019

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular