14.9 C
Hamburg
Sonntag, Juni 13, 2021
StartHomeDer letzte Zug – Son Tren

Der letzte Zug – Son Tren

Der letzte Zug – Son Tren

Filme başlamadan hemen önce değinmek istediğim ve çok önemsediğim bir konu var. Film ile ilgili kısa bir araştırma yaparken izleyici yorumlarına denk geldim. Bir değil beş değil, film nerede oynatılıyorsa Yahudiler hakkında ağıza alınmayacak hakaretler, aşağılık ve iğrenç yorumlar orada. Kendi kendime böyle bir filmi seyrettikten sonra bile insanlar Yahudiler hakkında o satırları yazabiliyorsa ya o Nazilerle aynı kafalıdırlar, ya da insanlığını yitirmişlerdir. Gerekçe de İsrail‘in Filistin halkına yaptıkları zulüm. Şahsen üzüldüm. Yahudi soykırımını haklı mı gösterir İsrail‘in politikaları, bu ne sapla samanı birbirine karıştırmak anlamadım gitti. Bu nasıl bir kin ve nefret anlamak zor.

Bir anıt yapıtı üzerinde 19.04.1943 / 688 Yahudi / Berlin / Auschwitz yazmaktadır. Buharlı trenin tanıdık sesleri işitilir. Bakan Joseph Goebbels ve Bakan Albert Speer başbuğları Hitler‘e iyi bir doğum günü sürprizi hazırlamak istemektedirler. Herkesin harıl harıl daktiloların başında çalıştığı odaya giren Gestapo Albayı Walter Klempt (Oliver Sauer) bunu haber verir. Sürpriz hediye ise Yahudilerden arındırılmış bir Berlin‘dir. O güne kadar yapılan faaliyetlerde 70 bin kadar Yahudi‘nin Berlin‘den süründüğünü öğreniriz. Geri kalanları da hemen bir an önce göndermek istemektedirler.

1.jpg

O gece Gestapo öncülüğünde önceden saptanmış evler SS askerlerince basılıp, Yahudi tebaasına mensup kim varsa aileleriyle birlikte toplanmaya başlanır. Aileler, çocuklar, yaşlılar Naziler için fark etmez. Ayrıca saklanmak da imkânsızdır. Şehirde kalan ve askerlerce toplanan aileler arasında Neumanlar da vardır. Henry Neumann (Gedeon Burkhard) eski bir boksördür. Karısı Lea Neumann (Lale Yavaş) eşine direnişçilere katılmalarını önermiş ama o reddetmiştir. Küçük kızları Nina (Lena Beyerling) balerin olmak istemektedir. Bir de kundakta on iki aylık bebekleri vardır. Albert Rosen (Roman Roth) ile sevgilisi Ruth Zilbermann (Sibel Kekilli) evin gizli bölmesinde saklansalar da kâr etmez, enselenip topluluğa dahil edilirler. Yaşlı kabare sanatçısı Jakob Noschik (Hans-Jürgen Silbermann) ve hayat arkadaşı Gabrielle Hellmann‘da (Brigitte Grothum) apar topar yatağından çıkartılıp gözaltına alınanlardandırlar.

Vagonlar birbirine eklenirken toplanan insanlar daha güvenli ve iyi şartlar altında yaşayacakları yalanına inanmış görünürler. Mikrofon sabırlı olmalarını, herkesin yiyecek ve içecek alacaklarını söyler. Şaşkın ve korku dolu bir bekleyiş sürerken Henry‘nın yanına yaklaşan Albert bavulunda balta ve testere olduğunu gizlice fısıldar ve ondan yardımcı olmasını ister. Henry, ben varım, diye yanıtlar. Albert Dory (Václav Chalupa) ve Manny Gerber (Petr Vanek) kardeşlerle tanışır. Siren çalarak onları taşıyacak tren perona yanaşır. İçerideki Nazi komutanlar kendi aralarında konuşurken Albay Klempt tam olarak 688 kişi olduklarını söyler. Onlardan Üsteğmen Crewes (Ludwig Blochberger) sorumludur. Daha önce hayvan taşımada kullanılmış vagonlara binmeye tek bir kadın itiraz eder, oracıkta infaz edilir. Böylelikle altı gün sürecek olan ölüm yolculuğu başlayacaktır. Açlık ve susuzluk içerisinde gerçekleşen bu ölüm yolculuğundan sadece iki kişi kurtulabilecektir.

2006 yılı yapımı dehşetli sahnelerin yer aldığı filmde rahatsızlık veren bir öge, Ukraynalı askerlerin Nazi askerlerinden daha zalim oldukları gibi garip kareler var. Filmin yönetmenleri Joseph Vilsmaier ve Dana Vávrová. Senaryo yazarları Artur Brauner ve Stephen Glantz. Oyuncuların bazıları, Sharon Brauner, Juraj Kukura, Vojtech Kotek, Csongor Kassai, Magdalena Sidonová, Nina Divísková, Stanislav Zindulka, Jan Baník, Igor Bares, Martin Finger, vs.

05.04.2019

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular