15.5 C
Hamburg
Montag, Juni 21, 2021
StartHomeHalk Çocuğu

Halk Çocuğu

Zengin ve gösterişli bir villanın bahçesine bir araba gelir. İçeriden bir imam ve yanındakiler çıkarlar. Bir ölü evine geldiğimizi anlarız. İmama iki avukat bir de evin uşağı eşlik etmektedir. Bir kapının önünde bekleşenlerin şaşkın bakışları arasında içeri girerler. Kısa bir süre sonra da dışarı çıkarlar. Avukat, Refik Bey‘in vefat haberini verir. Çıkan yakınmalar ve ağlaşmalardan dışarıda bekleşenlerin merhumun varisleri olduğu anlaşılır. Herkes kendine pay kapma arayışı içerisindedir. Ama avukat adamın Melek Ahmet diye bir oğlu olduğunu Sapanca‘da taşrada yaşadığını, babasıyla hiçbir ilişkisinin olmadığını, tüm mirasını ona bıraktığını açıklar. Öfke ve itirazlar tahmin edilmelidir.

Gelelim Melek Ahmet (Ayhan Işık) denilen halk çocuğuna. Siz hiç tuba da dahil olmak üzere her türlü enstrümanı çalabilen, gönüllü itfaiyecilik yapan, muhasebeden, seyislik ve baytarlıktan anlayan, ayrıca denize düşen birini kolayca çıkartabilecek kadar yüzme bilen, ha unutmadan inşaattan da anlayan, yine çok iyi futbol oynayıp hafif siklet boks şampiyonu olan, tüm bunların yanı sıra karıya kıza, paraya mala, mülke tamah etmeyen bir halk çocuğu tanıdınız mı, veya duydunuz, böyle birinin varlığına ihtimal verebiliyor musunuz? Yok. Yerli sinemanın hayal gücü de bu kadar.

Aşırı abartılmış, şişirilmiş erdemliliklerle, ne hayatın gerçeği ile, ne de insanımızın gerçeğiyle zerre kadar ilgisi olmayan bir tipleme karşımızda. Herhalde bugünkü kıyaslama ile milyarlara denk galebilecek bir serveti olan ama o atı Cafer ile muhabbeti, müzik aletlerini para ve insana tercih eden ve kendisine sinsice yaklaşan uyduruk bir gazetecinin oyunuyla depresyona girip malını mülkünü yoksul halka dağıtan birinden bahsediyoruz. Suna (Fatma Girik) patronundan aldığı talimatlar ile Ahmet‘e kimi kimsesi olmayan Fatoş olarak yaklaşır, (neden insan gibi söyleşi talebinde bulunmuyor ayrı soru). Nasıl mı, kendisini denize atarak, Ahmet zavallıyı kurtarır, evine götürür, yanında hizmetçi olarak iş bulur sonra da aşık olur. Suna daha sonra yaptıklarından bin pişmanlık duyacaktır, çünkü o da Ahmet‘e aşık olmuştur. Adamın pırıl pırıl bir kalbi vardır. Taşradan gelen adamı İstanbul ve çevresindekiler yiyip bitirmektedirler, buna kendisi de dahildir. Allahım bu ne hayal gücü yoksunluğu.

Tam bir ısdırap diye nitelendirilebilecek filmi sadece gerçek bir halk çocuğunun ne olmadığını bize anlatmakla kalmaz, aynı zamanda iğreti, her türlü inandırıcılıktan yoksun, ne rollerinde inandırıcılık olan, ne de iyi oynayabilen yığınla berbat performansı film diye yutturmaya çalışır. Halkın çocukları her zaman doğal kalabalıktan ileri görüşlülerdir. İnsanlık tarihinde köylülerin ilerici, devrimci oldukları bir dönem var da ben mi bilmiyorum. Köylüler dünya tarihinde neyi icat ettiler, neyi buldular, hangi ilerlemeci bir isyana önderlik ettiler, Avrupa’da birkaç istisna dışında. Mutlaka şehirlilere kıyasla belki bugün bile cılız da olsa ölmemiş, ekmeğin paylaşma, misafirperverlik, imece gibi sıcak dostlukları ve erdemlilikleri vardır. Ama toplumun tepeden tırnağa çürüdüğü bir diyarda köylülerin bu filmin başındaki insanlardan çok daha beter hırsları, saldırganlıkları, cehaleti oldukları her seçim sonucu yaşanmıyor mu. Utangaç köylü dalkavuğu yapan ayakları havada ucuz bir film.

1964 yılı yapımı Halk Çocuğu filmini Memduh Ün yönetmiş. Senaristler Atıf Yılmaz ve Bülent Oran. Bazı oyuncular Sadettin Erbil, Birsen Menekşeli, Feyzi Tuna, Handan Adalı, Bedia Muvahhit, Devlet Devrim, Asım Nipton, Faik Coşkun, Celal Ersöz, Ahmet Turgutlu, Halit Refiğ, vs.

03.05.2019

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular