14.1 C
Hamburg
Dienstag, Mai 11, 2021
StartHomeUlisse – Kral Ülis’in Maceraları

Ulisse – Kral Ülis’in Maceraları

Yunan mitolojisinin sonsuza kadar sinemayı, edebiyatı, şiiri, kısaca sanatı oyalayabilecek konularının, malzemelerinin olduğu bilinir. Odysseus’u bilmeyen yoktur, ondan esinlenen James Joyce’un Ulysses’ini de. Ama bana da denk geldiğinde, bende kim lan bu Ülis diye sormadan edemedim. Çevirenin işgüzarlığı mı, sansür kurulundaki bilir kişinin mi önerisi bulamadım. Özellikle baktım Homeros Türkçeye 1975 yılında Azra Erhat çevirisiyle kazandırılmış, ben Hasan Ali Yücel dönemi zannederdim. Film bu tarihten önce olduğuna göre herhalde memlekette o zamanlar tercüman yoktu.

Homeros’un malum destanından sinemaya uyarlanan yapıt destandan alıntılarla başlar. Hikaye ailesini bırakıp savaşa giden, onları yenip şehirlerini yerle bir eden ve onların tanrısı Neptün’e kafa tuttuğu için onun gazabına uğrayıp lanetlenen ve evine yani İthaka’ya dönüş yolunda binbir engelle karşılaşan Odysseus ve onu yıllarca dört gözle bekleyen güzel karısı Penelope’nin filmidir.

Ufukta sevgili eşininin nihayet belirmesini bekler Penelope (Silvana Mangano). Hizmetçileri o anda gönderen Eurycleia’a (Sylvie) giden Penelope gördüklerini yorumlamasını ister. Ufukta kara bulutların bir geminin üzerine nasıl da üşüştüğünü ve bunu nasıl yorumlaması gerektiğini sorar. Kadın onun bu türden yorum ve işaretlerine alışmıştır. Yatıştırmaya çalışır. Kendine işkence etme diye nasihat verse de Penelope dolmuştur. Daha fazla dayanamayacağından yakınır durur.

Ev güzel kadının taliplileriyle dolup taşmaktadır. Galiba oralarda o yıllarda gelenektir. Yalnız ve zengin bir dulun hanesine zorla girmek ve evlenene kadar yan gelip yemek ve doya doya içmek. Kısaca bekleşenler ev halkına resmen zulmetmektedirler. Penelope’ye de benimle evlen, benimle evlen diye dayatmaktadırlar. O ise ördüğüm halı biterse diyip gündüz ördüğü halıyı gece yeniden sökmektedir.

Sonra olayın biraz daha derinine dalarız. Truva filmini izlememiz gerektiği de böylece ortaya çıkar. Zira orada hemcinsleri ile birlikte savaşan Odesseus savaşı kazanmış, şehri yağmalamış, şehrin kutsal tapınağına ve tanrısına ağır hakaretler etmiştir. (Gerçi ben baktım filmde bunlar yoktu, destanı da okumuştum ama destan da var.) Geri filme dönecek olursak şehrin kahini Cassandra (Elena Zareschi), Büyük Neptün heykelini kendinden geçmiş haliyle deviren Odesseus’a (Kirk Douglas) lanet okur. Evine döneme, denizin dibini boyla, acı ve ızdıraplar içinde öl, inşallah boynun altında kalır türünde beddualar eder.

Daha sonra çevrilmiş çok daha kaliteli Odesseus uyarlamalarını görenler için film doğal bir afetmiş gibi gelebilir. Ben de şahsen beğenmesem de bir monumental filmler hastası olduğum için bakma ihtiyacı hissettim. Eminim 1930’lu, 40’lı yıllarda çok daha kaliteli benzer filmler yapılmıştır. Yine de filmin sinema tarihinde önemli yeri var. Çocukken 1970’li yıllarda tıka basa üçüncü sınıf bir sinemada Ankara’da izlemiştim. Sinema izleyicisi nasıl da coşuyor, ıslıklar çalıyor, heyecanlı sahnelerde çığlıklar atıyor ve mutlu sonda hiç bitmesini istemezcesine alkış çalıyordu. Çıkardığım tek ders, halkımız sinemayı sever, ne olursa izler, oldu.

1954 yılı yapımı Ulisse – Kral Ülis’in Maceraları filmini Mario Camerini yönetmiş ve senaryoya katkı sunmuş. Homeros’un destanından uyarlayan diğer senaristler, Franco Brusati, Ennio De Concini, Hugh Gray, Ben Hecht, Ivo Perilli, Irwin Shaw. Bazı oyuncular Anthony Quinn, Rossana Podestà, Jacques Dumesnil, Daniel Ivernel, Franco Interlenghi, Evi Maltagliati, Ludmilla Dudarova, Tania Weber, Piero Lulli, Ferruccio Stagni, vs.

17.03.2019

Vorheriger ArtikelRan – Kaos
Nächster ArtikelLa Ciociara – Kızım ve Ben

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular