24.6 C
Hamburg
Donnerstag, Juni 17, 2021
StartHomeYumurta

Yumurta

Köy ve kasaba filmlerinden ne cacık olur ne de felsefi bir söylem. Hele bir de şiirsel sinema örneği gibi zırvalıklara denk gelince benim şalterler atıyor. Sanat özü itibariyla radikal devrimci olmasa bile solcudur, ilericidir. Zira doğasında yeniyi yeniden kurma, var olanı bir üst noktaya taşımayı içerir. Sağcılar ne edebiyat yapabilirler geniş kitleleri kapsayabilen, ne de sinema sanatında ciddi isimleri vardır. Bu eşyanın tabiatına aykırılıkla doğrudan orantılıdır. Bana yönetmenin gerici biri olduğu söylendiğinde eserlerinin de farklı olmayacağı konusunda emindim. Yanılmamışım.

Yusuf (Nejat İşler) adlı adamın birinin birine birgün köyü veya kasabasından bir telefon gelir. Annesiyle bir süredir birlikte yaşayan Ayla (Saadet Aksoy) annen öldü gel ya da beni ara gibi bir şey. Ha muhabbet tam olsun diye adam hem kitapçı, hem şair, hep de şarapcıdır. Bol bol sigara içmesi ciddi anlamda olmayan performasa başka ne yapim der gibidir. Çocukluğundan beri İzmir‘in Tire‘sine gitmemiş şair son görevini yerine getirmek için babaevine geri döner. Baba ne olmuştur, kendisi evi ne zaman terk etmiştir bilmeyiz. Triologie olduğu için pek merak eden de yoktur anlaşılan.

Vazife tamamlanır. Ayla ananın bir de vasiyeti vardı, adak adamalısın der. Şair onca paket sigara ve orada burada zaman öldürmeden sonra bunu da yapar. Bu arada Ayla‘nın peşinde Haluk (Ufuk Bayraktar) adlı bir elektrikçi motorsikletiyle dolaşmaktadır. Ayla‘nın ise gözü Yusuf‘da gibidir. Kendisi üniversiteye hazırlanmakta, ne istediğini pek o kadar bilmemektedir. Tutsun da bir yer gideyim modundadır.

Bol bol doğa, fotoğrafik ögeler, boş ve anlamsız bakışlar, dualar, dini oraya buraya serpiştirilmiş ögeler, dialogsuz sahneler, olmayan ritm ile karşılaşırız. Kimselere hakaret olsun veya dalga geçmek için söylemiyorum gecenin bir vakti tarlanın birinde sürten Yusufa‘a saldırıp onu yere yatıran kangalın iyi oyunculuğu ve sempatik performansı dışında ben film de birşey bulamadım. Sanatçı sağa ne kadar yakınsa o kadar sahiplenilir, başarının yolları, kapıları ona açılır tezi ne kadar doğru veya yanlış incelemek istiyorum.

İşsiz güçsüzseniz, randevunuz yoksa, kahvede buluşacağınız kimseler kalmamışsa, kütüphane o gün kapalıysa, gerçekten de canınız sıkılıyor ise, beterin beteri nasıl olur diyerek bence filmi izlemeye başlayın. Bu işler öyle bakanlık, kurum desteği ile, meşhur oyuncularla olacak, kotarılacak bir uğraşı değil. Bana filmin senaristi yok gibi geldi. Tiyatrocuların yaptığı gibi yönetmen çalakalem doğaçlama yapmış, ortaya da böyle bir şey çıkmış. Günümüz Yeşilçam‘ının genel halini gözönünde bulundurduğunuzda tabii ki film. Ama ne kadar sinema, iyi sinema onu da cahili cüheylaya değil, zamanın eşsiz terazisine bırakmakta fayda var.

2007 yılı yapımı Yumurta filminin yönetmeni Semih Kaplanoğlu. Senarist olarak geçen isimler, Erdoğan Alkan, Leyla İpekçi, Semih Kaplanoğlu, Orçun Köksal, Arthur Rimbaud. Oyuncuların bazıları Kaan Karabacak, Cengiz Bozkurt, Tülin Özen, Gülçin Santırcıoğlu, Semra Kaplanoğlu, vs.

26.04.2019

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular