9 C
Hamburg
Freitag, Mai 14, 2021
StartHomeLettre du Stalingrad – Stalingrad‘dan Mektuplar

Lettre du Stalingrad – Stalingrad‘dan Mektuplar

1969 yılı yapımı film savaşın dehşet veren sahneleriyle başlar. Alman ordularının komutanı bir masanın etrafına oturmuş Sovyet askerlerle teslim olmalarını görüşmektedir. Dışarıda ise göz alabildiğine insan kuyruğu, yenilmiş ve Kızıl Ordu‘ya teslim olmuş 6. Ordu‘nun Alman askerlerinin görüntülerine şahit oluruz. Sonra anlamsız adı verilen bu savaşın nasıl başladığına kısaca eşlik ederiz. Hitler‘in nasıl başa geldiğine, Alman İmparatorluğu‘nun adım adım Avrupa‘yı nasıl işgal ettiğine. Alman orduları 23 Ağustos 1942‘de Stalingrad önlerine geldiğinde artık bizim film başlar.

Film gönderilen sahiplerine hiçbir zaman ulaşamayacak insanlardan birinin yazdığı mektubu okumasıyla devam eder. Hitler‘in kendilerini nasıl da kandırıp ölüme terk ettiğinden yakınır. Çepeçevre kuşatılmışlardır, çoğu asker durumun vehametini anlamaktan uzak, Führer‘den umut ve kurtuluş beklemektedirler.

Akabinde bu olayın 25 yıl sonrasına 1967 Noel‘ine Almanya‘ya geliriz. Ellerinde meşaleler insanlar neşeli müzik eşliğinde yürürler. At arabaları insan taşır. Bunlardan birinden inen gözleri görmeyen ve bir ayağı aksayan bir adam, üniformalı babasının kollarındadır ve onun mektubu yazan şahıs olduğunu anlarız. Anlatmaya devam eder. Stalingrad da kuşatıldıklarında üç yüz bin asker olduklarına değinir. Bir kiliseden içeriye girerler. Noel ayini başlamıştır. Kuşatmada ölen ve kurtulanlar hakkında sayılar verir. Almanya‘ya ancak beş bin askerin geri dönebildiğini bunlardan birinin de kendisi olduğunu söyler. Kamera savaş dahası teslim olma anlarına ve ayin gününe gider gelir. İndochina, Cezayir, İsrail ve Vietnam‘ı örnek göstererek insanların savaştan pek bir şey öğrenmediklerinden yakınır. Mihraba çıkan rahip 25 yıl önceki birkaç arkadaşı ile yaşadığı hiçbir zaman unutmayacağı Noel‘den bahseder. Kısaca o günlere gideriz. Filmin siyah beyaz olması sayısız belgesel niteliğindeki görüntüler ile asıl filmi içiçe geçirmiş, ortaya otantik bir eser çıkartılmış diyebiliriz. Yer yer hangisi belgesel hangisi filmin aslı diye sormadan edemezsiniz. Rahibin o gün orada yaşadıklarını aktarması bence muazzam bir sinema başarısıdır.

Yüzbinlerce askerin yaşadıklarını, o günleri, korkularını, hayal kırıklıklarını, çaresizliklerini, zayıflıklarını, umutlarını, yenilgilerini, ölümlerini çok değil okunan dahası aktarılan birkaç mektupla film boyunca anlar, adeta oradaymış gibi şahit oluruz. İnsanın kanını donduracak sahneler savaşın dehşetini anlamaya yetmeli. Savaş sonrasından geriye o yıllara, Stalingrad´ın acı gerçeğine geriye dönüşler dikkat çekecek derecede ustalıklı geriye dönüşlerdir, bunu da özellikle belirtme ihtiyacı duydum.

Böylesinde ciddi, seviyeli ve savaş karşıtı bir filmin iki adının olmasına şaşırdım ve filmle ilgili bir fragmanı da ne yazıkki bulamadın. Orijinal adı Lettre du Stalingrad olan Fransız yapımı Schlacht um Stalingrad (Stalingrad Savaşı) ile Briefe aus Stalingrad (Stalingrad‘dan Mektuplar) aynı filmler şaşırtmasın. Eser tartışmasız bir Stalingrad ve savaş klasiği. O mektuplarda sadece yenilgi psikolojisi yok, savaşın ne demek olduğunu iliklerine kadar yaşamış insanların hayati tanıklıkları, savaşın insan üzerinde yaratığı etkiler, insan olmanın dayattığı kaçınılmaz sonuçlar var. Eleştirel bir savaş eseriyle daha karşı karşıyayız. Sadece tavsiye edilir. Ama o denli şiddet içeren sahnelerden dolayı belli bir yaş sınırı bence şart.

Lettre du Stalingrad – Stalingrad‘dan Mektuplar filmini Gilles Katz yazıp yönetmiş ve oynamış. Oyuncular Paul Crauchet, Pierre Tabard, Patricia Saint-Georges, Frederic Muninger, James Cellier, Gilles Ségal, Alberto Cavalcanti.

30.03.2019

Vorheriger ArtikelBlog Yazarlığı
Nächster ArtikelSokaklardan Bir Kız

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular