Werbeanzeigen
Dienstag, Juli 14, 2020
Start Kultur Kino Gone with the Wind – Rüzgar Gibi Geçti

Gone with the Wind – Rüzgar Gibi Geçti

Gone with the Wind – Rüzgar Gibi Geçti

Şimdi samimi fikirlerimi söylemesem bana dert olur, söylesem nice sinema hayranı bana kıl ve gıcık olacaklar. Ama umurumda değil, ben doğru bildiklerimi söylemekten vazgeçmeyeceğim. Kadını ve siyahları aşağılayan bir film bence. Adı da romantik komedi. Film boyunca ölen insanlar, yanan şehirler, yağmalanan evler, yitirilen akrabalar, arkadaşlar değil, dengesiz, bencil ve hasta ruhlu bir kadının saplantı düzeyindeki aşkı söz konusu ve önemli olan. Ben almayayım diyesim geliyor. Her uzun film zaten klasik diye listelere girmiş, en iyi filminiz diye listelerine almak için yırtınmayan yok. Değil on, yüz, bin beşyüz filmin dahi arasına almazdım. İzlenmese de öyle kayıp filan değil hani. Adı var olup kendisi olmayan filmlerden biri daha.

Uygarlıklar yıkıldığında genelde hep aynı ifade kullanılır: Rüzgar gibi geçti gitti. Bu altı bin yıl süren Pers İmparatorluğu için de söylendi, bin yıldan uzun süren Roma İmparatorluğu için de, altıyüzkırk yıl süren Osmanlı için de. Filmde de Kızılderililer ve Latin yerlilerden gaspedilen topraklarda kurulan, köleliğin baştacı edildiği Amerika´nın güney eyaletleri kastediliyor. Aman ne uygarlık. Olaylar Amerikan İç Savaşı’nın hemen öncesinden anlatılmaya başlanır. Atlanta’daki Tara’da pamuk tarlalarıyla çevrilmiş O’Haraların çiftliğindeyiz.  

01.jpg

Evin büyük ablası Scarlett O’Hara (Vivien Leigh) malikanenin merdivenlerinde oturmuş kendisine hayran iki genç adamla konuşmaktadır. Genç adamların verdiği haberlerle tüyleri irkilir. Çocukluktan ber beraber büyüdüğü ve ilk aşkı olan Ashley Wilkes (Leslie Howard) o zamanlar sıradan bir uygulama olan kendi kuzeni Melanie Hamilton (Olivia de Havilland) ile vereceği bahçe partisinde evleneceklerini ilan edeceklerdir. Şımarık, kibirli ve kendini beğenmiş Scarlett çözümü Ashley’e açılmakta, ona onu sevdiğini söylemekte bulacaktır. Parti günü gelir, o an da. Scarlett Ashley’e aşkından bahsettiğinde adam kuzenini sevdiğinden basedecek ve şımarık kızı reddedecektir. Orada bir kanepenin üzerinde Rhett Butler (Clark Gable) adındaki tüccar da vardır. İkilinin tanışması tam bir afet olsa da Buttler genç ve şımarık kadından hoşlanacaktır.

Sırf Ashley’e yakın olmak için iç savaşın çıktığı haberi ortalığı inletirken Scarlett rakibi Melanie’nin erkek kardeşi Charles Hamilton (Rand Brooks) ile evlenir. Zaten her erkek ona hayrandır, çok kolay olur. Savaşta Charles ölür Scarlett dul kalır. Ashley cepheye savaşmaya gitmiştir. Melanie ile arasında garip bir dostluk bağı oluşmaya başlar. Film boyunca aslında hikaye böyle devam edecektir. Butler Scarlett’in peşinde koşacaktır, o ise Ashley’in. Adam ise karısı Melanie’yi sevmektedir. İçsavaşın getirdikleri, yaşanan onca ağır ve zor koşullar oyunu bozmayacaktır. Hatta yeniden evlenecek olan hasta ruhlu kadın yine dul kalacak ama Butler pes etmeyecektir.

Ee her erkeğin de bir sabrı, sabrının sınırı ne zaman mı ortaya çıkacaktır, Scarlet ile evlenince değil, ayrı yaşamaya başladıklarında da değil, kızları vefat ettiğinde de değil. Melanie ölüp de Ashley Scarlett’e kaldığında. Oysa son anda Scarlett onu değil Butler’i sevdiğini anlamış ama iş işten geçmiş saatler süren film nihayet sona ermiştir. Klasik meşhur Amerikan komplolarından biri gibi. Boşa akıtılan veya geçirilen, hatta heybeye harcanan zamandan başka bir şey değil. Ayrıca siyahilerin verilme biçimi tamamen ırkçı ve aşağılayıcıdır.

1939 yılı yapımı Gone with the Wind – Rüzgar Gibi Geçti filminin yönetmenleri Victor Fleming, George Cukor, Sam Wood. Margaret Mitchell isimli yazarın aynı adlı eserinden sinemaya uyarlanan filmin senaryo yazarları Sidney Howard, Oliver H.P. Garrett, Ben Hecht, Jo Swerling, John Van Druten. Bazı oyuncular Thomas Mitchell, Barbara O’Neil, Evelyn Keyes, Ann Rutherford, George Reeves, Fred Crane, Hattie McDaniel,  Oscar Polk, Butterfly McQueen, Howard Hickman, Laura Hope Crews, Leona Roberts, vs.

04.05.2019

Werbeanzeigen

Vorheriger ArtikelGurbet Kuşları
Nächster ArtikelEscape Room – Ölümcül Labirent
Almanyalılarhttp://almanyalilar.com
Online Magazin. Unparteiisch, Objektiv und Aktuell.

Kommentar verfassen

- Advertisment -

Most Popular

Altmaier spricht mit neuem emiratischen Minister für Industrie und Hochtechnologie Dr. Sultan Al Jaber

Bundeswirschaftsminister Altmaier hat gestern in einer Videokonferenz mit dem neuen Minister für Industrie und Hochtechnologie der Vereinigten Arabischen Emirate, Dr. Sultan Al Jaber, gesprochen....

Why Don’t the Top Fashion Designers Wear Their Own Clothes?

We woke reasonably late following the feast and free flowing wine the night before. After gathering ourselves and our packs, we...

Spring Fashion Show at the University of Michigan Has Started

We woke reasonably late following the feast and free flowing wine the night before. After gathering ourselves and our packs, we...

If You Only Knew How Much Your Outfit Choices Actually Matter

We woke reasonably late following the feast and free flowing wine the night before. After gathering ourselves and our packs, we...

Recent Comments

Metin Yetişen on Ayşe Yılmaz Yetişen: Sevdam
Hürmet Kırmızı on Ayşe Yılmaz Yetişen: İnadına
davut aksen on Urlaub – Tatil
Mükremin Yorar on Urlaub – Tatil
Mükremin Yorar on DOMiD im Filmporträt
Mükremin Yorar on “Sadece Alman” Kiracı
Mükremin Yorar on Türkiye´de Las Tesis
Mükremin Yorar on Cem Karaca – Almancılar
Mükremin Yorar on Wohin mit der Deutschen Bahn?
Mükremin Yorar on 9 ayda 88 saldırı
musa bobur on Çocuklar Sana Emanet
ismail Firdevsoglu on Sabahattin Ali: Kuyucaklı Yusuf
%d Bloggern gefällt das: