11.7 C
Hamburg
Donnerstag, Mai 13, 2021
StartHomeVurun Kahpeye

Vurun Kahpeye

Yine bir edebiyat uyarlaması, güya on beş yıl önce yapılmış bir filmin remake hali. Araya birkaç kurtuluş savaşı belgeseli, biraz Atatürk sahnesi, birazdan fazla Yunan düşmanlığı, al sana film. Garip bulduğum bu defa filmdeki kötülerin sergilediği performansın iyi oyunculuk denilebileceği. Gerek Hacı Fettah rolüyle Ali Şen, gerek Yunan ordusu kumandanı Reha Yurdakul ve Ömer rolüyle Vahi Öz mükemmel bir oyunculuk sergiliyorlar. Yeşilçam‘ın yeni yeni oluşmaya başladığı dönem diyerek beş kuruş etmez filmi hoşgörü ile karşılayanlar, tam da Yeşliçam oluşurken onun berbat bir yapı olmasına neden olan kafalardır. 1964 yılına kadar ki yerli sinema incelense bugün bile henüz aşılmamış onlarca filme denk gelinebilir. Bugün bile aynı kafa vatan millet sakarya, şehit edebiyatı, ne mutlu Türküm diyene, diye zırvalamıyor mu? Hani nerede dünya ile kıyaslandığında sanatın, edebiyatın, sineman? Çukurun dibinde bir yerlerde.

Filmin hikayesini 1949 yapımında anlatmıştım. Merak edenler şu yorumumdan okuyabilirler: (https://localhost/asite01/2019/04/23/vurun-kahpeye/). Onun dışında Hülya Koçyiğit ile Ahmet Mekin gençlerken nasıl görünüyorlardı acaba diye merak ediyorsanız izlemenizde bir sakınca yok. Ayrıca eklemek zorunluluk filmdeki ateşli ulusalcı kadın, bugün Hacı Fettah zihniyetinin iktidarına yaltaklanmakla sinema tarihine geçen dalkavuk ünlüler kervanında yerini çoktan almış vaziyette. Samimiyetsiz ulusalcılığını da gençliğine vermeli bence.

Bence romana birebir sadık kalınarak dönemin ne ruhu verilebilir, ne de bugünkü çarpıklıklar neticesinde anlatılanlar ufak at civciv yesin dedirtir. İzleyici kurtuluş savaşının hangi mücadeleler ile verildiğini, hangi, süreçlerden geçtiğini, ilkokuldan beri zorunlu müfredattan zaten biliyor. Sanat mevcut yerleşmiş estetik anlayışı daha bir üst noktaya çıkartmaktan başka bir şey değildir. Bizimkiler topyekün geriye gidiyorlar. Şimdilerde ise bırakalım Cumhuriyetin ilk gerici ve despotik yıllarını, Osmanlı ve öncesindeki karanlığına ve batağına saplanıp kalmakla o biçim böbürleniyorlar.

Linç kültürü bugün bile topluma egemen. Hacı hoca takımı bir yana, polise ajanlık, provokatörlük yapan herhangi biri yığınları galeyana kolaylıkla getirtebilip Kürtlerin, Suriyelilerin, ötekileştirilmiş gurupların üzerine kolaylıkla salabiliyor. En son CHP lideri Kılıçdaroğluna yapılan saldırı hatırlansın. Eski genelkurmay yeni savunma bakanı çıkıp saldıran güruha arkadaşlar markadaşlar diyebiliyor. Sanatçısı bu zihniyeti eleştiren adam gibi film yapmaz ise askeri polisi ne yapsın.

Bence bu film nezdinde o toplumdaki hemen her bireyde mevcut olan „Vurun Kahpeye“ zihniyetini sanatçı, sinemacı sorgulayıp teşhir edebilmelidir. Her ne kadar bu filmde de „kahpe“ diye başı açık, batılı ve modern görünümlü Aliye öğretmen hedef alınsa da, bugünkü konjuktürde o ülkede yeri gelince AKP‘li olmayan, yeri gelince evine dükkanına Türk bayrağı asmayan, istiklal marşını doğru dürüst okuyamayan, gözünün üstünde kaşı, iki gözü veya iki kulağı olanlar da olabilir. Kadın cinayetlerinin, çocuk ve hayvan tecavüzü olaylarının örtbas edilmesi, yargılananların kolayca bundan sıyırmaları aynı mantığın ürünü değil de nedir?

1964 yılı yapımı Vurun Kahpeye yerli sinema için bence yine bir yüz karasıdır. Yönetmen bu defa Orhan Aksoy. Halide Edib Adıvar‘ın aynı adlı yapıtından uyarlayan, yine yönetmen-senaristin ta kendisi. Bazı oyuncular Talat Gözbak, Asım Nipton, Ahmet Danyal Topatan, Nezihe Güler, Selahattin İçsel, Hakkı Kıvanç, Hüseyin Zan, Ali Erenli, Ayhan Altındal, vs.

25.04.2019

Vorheriger ArtikelT-34
Nächster ArtikelDamascus Cover

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular