10.5 C
Hamburg
Mittwoch, Mai 12, 2021
StartHomeHudutların Kanunu

Hudutların Kanunu

Böyle bir filmi sansür kurulundan geçirebilmek için kırk bir cambazlık yapılsa da, onca yıldan sonra bile memlekette delikanlı bir sinema yazarı çıkıp da olayların geçtiği yer de, konu da, hikaye de Kürtlerin doğal yaşamından küçük bir kesit deme cesaretini gösteremiyor. Ya bilinçler köreltilmiş, ya korkaklık ayyuka çıkmış, ya da bilerek yapılan istenilen bir kültür politikası bu. Bu film Kürtlerin trajedilerinden bir tanesi demezseniz Roboski (Uludere) Katliamı’na da aval aval bakar, memlekete neden demokrasi gelmiyor diye yırtınır durursunuz. Bir filme bunun ne alakası var diye soranlar, sanatın gücünü, politikanın sanat karşısında ne kadar zayıf ve kırılgan olduğunu bilmeyen ve anlamayanlardır. Politika da, politikacılar da giderler ama sanat her daim kalıcıdır.

Gelelim sayısız Kürt ögeleriyle süslü filme: Sınır bölgesi civarındaki bir kasabada kahvenin birinde Ali Cillo (Erol Taş) ile Hasan Deviş (Osman Alyanak) karşılaşıp sohbete başlarlar. Ali Cillo sınırda yine bir askerin öldürüldüğü haberini verir. Hıdır’ın sürüleri sınırdan geçerken olmuştur bu olay. Bu arada bölgedeki Jandarma Karakolu’na yeni bir komutan gelir, Üsteğmen Zeki Ergün (Atilla Ergün). Adamın varı yoğu köye okul getirmek, çorak ve verimsiz toprakları olan köylülere kaçakçılığı bırakın tarımla uğraşın demek olacaktır. Devletin klasik Kürtlere yaklaşma biçiminden başka bir şey değildir zihniyet. Bölgenin hayat şartlarının iyileştirilmesi, ağalığın üzerine gidilmesi, herkese iş, toprak, aydınlanma götürülmesi gibi bir zihniyet devletin kendisinde olmaz iken askerinde niye olsun?

Deliveren Köyü’nü ilk defa ziyaret için jandarma yola çıkarken, yerliler bir atın üzerinde ölü arkadaşlarını getirirler. Karısı kucağında bebeği ile ağıt yakarken jandarmalar damlarlar. Üsteğmenin askersiz ve silahsız köye girmesi filmde yağcılık, gerçek hayatta saçmalıktır. Askeri karşılayan muhtar kaçakçıların lideri olarak Hıdır’ın (Yılmaz Güney) adını verir. Doğruca kaçakçıların yanına giden üsteğmen yaptıklarının kabul edilemez olduğunu, nutuğunu çeker gider. Hıdır’ın atı ile jipin peşinden koşuşturmacası geyik olarak da yorumlanabilir, raconuna toz kondurmamak da.

Sonra da o günün lojmanı denilebilecek kalacağı yere getirilir üsteğmen. Ayşe Öğretmen’de (Pervin Par) orada kalmaktadır. Civarın çıkar çevreleri genel gidişattan hoşnutsuzdurlar. Parayı veren düdüğü çalar misali Hıdır’ın sınırın öbür tarafından getireceği sürü daha çok para veren Ali Cillo’ya gidecektir.

Film bu düzlemde devam eder. Bir yandan ölmemek, aç kalmamak, normal hayatını devam ettirebilmek için mayınlı arazi, asker baskını gibi tehlikeleri bilip kelle koltukta kaçakçılık yapmak zorunda kalan Hıdır ve adamları, diğer yandan astsubay ve öğretmenin uygulamak istedikleri veya zorunda kaldıkları devlet politikaları, öbür yandan keseyi doldurmanın peşinde ağalar, doğanın yasalarını yenebilecekler midir izlenmeli.

Unutulmamalıdır ki o yıllarda TİP meclise girmiş, bu vesileyle cılız da, kısmen de olsa Kürt sorunu Doğu sorunu adı altında memleketin gündemine girmeye başlamıştır. Ama siyasette olduğu gibi sanatta da uygulanan yasakçı, sansürcü zihniyet böylesine yarım yamalak bir film ortaya çıkartmış, film buna rağmen, bu zavallı bütünlüğüne rağmen zamanın ötesine kalmayı başarabilmiştir.

1966 yılı yapımı Hudutların Kanunu filmini Lütfi Ömer Akad yönetmiş. Yılmaz Güney hem oynamış hem de senaryoyu yazmış. Diğer bazı oyuncular Hikmet Olgun, Tuncel Kurtiz, Tuncer Necmioğlu, Muharrem Gürses, Aydemir Akbaş, Sırrı Elitaş, Danyal Topatan, vs.

06.05.2019

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular