14.1 C
Hamburg
Dienstag, Mai 11, 2021
StartHomeThe Army Crime - Suç Ordusu

The Army Crime – Suç Ordusu

2009 yılı yapımı film bir grup mahkumun bir taşıma aracında dışarıya bakmalarıyla başlar. Fransız polislerinin arasındaki mahkumlar garip bir hüzün ve sessizlikle parmaklıklı camdan dışarıya bakarken dalıp giderler. Dışarıda bulunan insanlar nasıl da kendilerine kayıtsız, işleri güçlerindedirler. Oysa onlar için esir düşmüşlerdir ama bundan kimselerin haberi yok gibidir. Mahkumlar Şair Missak Manouchian (Simon Abkarian), Olga Bancic (Olga Legrand), Feri Boczov (Ivan Franek), Marcel Rayman (Robinson Stévenin), Thomas Elek (Grégoire Leprince-Ringuet), Narek Tavkorian (Esteban Carvajal Alegria) ve diğerleri dışarıya bakarlar ve iç dünyalarına dalarlar. Hayat vardır dışarıda, balığa gidenler, el ele tutuşmuş aşıklar, bebek arabalı anneler, gazetesini okuyanlar, işinde gücünde oradan oraya gelip giden veya hiçbir şey yapmayan insanlar. Ve film başlar.

Missak Olga’nın elini okşayıp kızı ile ilgili konuşur. Geriye dönüşler başlar. Olga kızını birine bırakıp ayrılmıştır. Missak biricik aşkı Melinee Manochian (Virginie Ledoyen) ile birlikte bir gölde benzer aşıklar gibi sandal gezisindedir. Kendisi şiir yazarken karısı ona bakıp güzel gülümsemelerinden birini yollar. Marcel kız arkadaşı Monique (Lola Naymark) ile ailesinin terzi atölyesinin üst katında sevişmesini yeni bitirmiştir. Babası böyle şeyleri burada yapma diye bir yandan onu haşlarken, diğer yandan gururla sırıtmaktadır. Thomas üniversitede duvarlara orak çekiç sembolünü çizerken birisiyle yumruk yumruğa kavgaya tutuşur. Soluğu annesi Ela’nın (Ariane Ascaride) yanında alacaktır. Daha sonra oğlu gizli örgüte katıldığında sevinecektir, zira her an başını belaya sokabilecek kadar Nazi ve Fransız işbirlikçilerine düşmandır. Tek başına eylemler yapacak kadar da gözü kara cesur biridir. O da annesinin örgüte katıldığını bilmediğini zanneder, kendince illegal takılır.

Paris Alman faşizminin işgali altındadır. Almanya şimdi de Sovyetler Birliği’ne saldırmış, Eyfel Kulesine dev bir pankart asılarak Finlandiya ve Romanya’dan sonra bu yeni açılan cephenin de zaferle sonuçlanacağının propagandası yapılmaktadır. Ortalıkda Nazi subayları dolaşmakta, havalı halleriyle fotoğraf çektirmektedirler. Günlük gazeteyi satın alan Melinee eve geldiğinde kocasının gözatına alındığına şahit olur. Kaynanası ve kayınbabası onu teselli edeceklerdir. Missak bu tutuklanmadan yatacak, komünist olmadığına dair bir açıklama imzalanmadan bırakılmayacaktır. Bunu yaptığı için kendisine çok kızacak, önceleri kendisine temkinli yaklaşan yukarının emrini dinleyerek kendisinden ne istenilirse onu yapacaktır. Buna Nazi katletmek de dahil olacaktır. Missak’ın babası Ermeni Soykırımı sırasında Türklerce katledilmiş, aileden geriye kalanlar ise Suriye üzerinden Fransa’ya gelmişlerdir.

Film boyunca özellikle Şair Missak önderliğinde hareket gün geçtikçe radikalleşir ve büyür, biri diğerinden sansasyonel cezalandırma ve sabotaj eylemlerini gerçekleştirirler. Neredeyse enternasyonal grup, ki içlerinde İtalyanlar, İspanyollar, Roma ve Sintiler, Ermeniler, Ruslar, yerli Fransızlar, Macarlar vardır, iki düzine olacaklarken olanlar olur. 12 Eylül döneminde radikal örgütler nasıl polisiye yöntemlerle çökertildilerse benzerine şahit oluruz. Hiçbir örgütün önceden hesaplayamayacağı tesadüfler zinciri birbirini izler. Komşunun birinin dairesinden kükürt kokusunun gelmesinden şüphelenen bir kadın polise gidip ihbarda bulunur. Polis Müfettişi Poujol (Jean-Pierre Darroussin) sinsi ve kurnazca ağını adım adım örer. Tedbirsizlik sonucu yakananlar işkencelerde direnseler bile ,Marcel’in kız arkadaşı Monique üzerinden tüm örgüte ulaşır ve grubu filmin sonunda halkın nezdinde aşağılayıp itibarını küçültüp yok etmek için “Suç Ordusu” diyeadlandırarak hepsini katlederler. Geçerken değinmek bence şart, tarih baba nice yiğit Fransız direnişçi partizanının on-yirmi yıl sonra Nazilerden öğrendikleri insanlık dışı uygulamaları Cezayirlilere yaptıklarıyla dolu. (Bakınız: https://localhost/asite01/2019/02/17/the-battle-of-algiers-cezayir-savasi/) Kendi kendime acaba Manukyan ve örgütü de yaşasaydı “Vive la France” diyerek Arapları öldürmeye giderler miydi?

The Army Crime – Suç Ordusu flmini Robert Guédiguian yönetmiş ve yazmış. Diğer senaristler Gilles Taurand ve Serge Le Péron. Oyuncular Yann Tregouët, Gérard Meylan, Patrick Bonnel, George Babluani, Quentin Thebault, Miguel Ferreira, vs.

25.02.2019

Vorheriger ArtikelŞimdi Uçuşa Geçiyoruz
Nächster ArtikelKaçak

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular