10.5 C
Hamburg
Mittwoch, Mai 12, 2021
StartHomeSeppuku – Harakiri

Seppuku – Harakiri

1962 yılı yapımı film bu güne kadar gördüğüm (acemi muhabir ve yazı işleri müdürlerinin de dediği gibi) en çarpıcı filmlerden biri. Özellikle çok başarılı geriye dönüşlerin (flashback) olduğu tarzı bence sadece yönetmenler değil, roman yazarları da örnek alabilirler. Adı ne kadar ürkütücü olursa olsun oldukça usta işi çalışma bana zamanın ötesine ustalıkla hitap eden, gerek konusu ve işleyişi ile, gerek kamera, sahne, kostüm ve görüntüleriyle hem usta işi bir sinema filmi, hem de şiirsel bir tat verdi. Sinemada sanatsal eser diye sıkıntıdan bizi patlatan sözde usta yönetmenlerin öğrenebilecekleri bin bir detay ve ayrıntı mevcut. Onca övgüye değer sıralamanın en sonunda filmin sosyal içeriği, egemenlerin günümüzde bile ustalıkla kullandıkları gerçeği saklama ve kirletme mirası ayrı bir düşündürdü.

Film ürkütücü bir şekilde oturan ve zırhlarla donanmış savaşçı bir kuklanın dehşet saçan görüntüsü ile başlar. Günlerden 13 Mayıs 1630’dır. Romalı kronistler veya Osmanlı vakanüvisleri gibi Japonların da tarihi olup olmadığına bakılmaksızın olup bitenleri kayıt tuttuklarını görmek şaşırtmaz. Gökde bulut yoktur, sabahın erken saatleri olmasına rağmen hava oldukça sıcaktır. Iyi klanının günlüğü bize o gün olup bitenleri aktaracaktır. Günlükte o gün sabah saat on da klanın efendisi bizdeki ağa diyebiliriz, Bennosuke’nin bir başka ağayı ziyarete gittiği notu yazılıdır. Bir de öğleden sonra dört sularında konağa gelen birinden söz eder, bir samuraydan: Tsugumo Hanshiro’dan.

Hanshiro Tsugumo (Tatsuya Nakadai) Hiroşima’da bulunan Fukushima klanı için savaşmış eski bir samuraydır. Sahipleri yenilince veya barış dönemi ortalığa hakim olunca bizim profesyonel paralı katiller sürü ne yapacaklar? O zamanlar yeşil kart, sosyal yardım gibi kurum ve kuruluşlar yok, düpe düz açlığa mahkumlar. Savaşçı elitist bir sınıftan söz ediyoruz. Bizdeki Yeniçeriler gibi kazan kaldırmak, esnaftan haraç almak, kadına erkeğe bıyık burkmak samurayların fıtratında yok. Onurlarına ve bağlı oldukları haneye ölümüne bir sadaketle bağlı onurlu savaşçılar düpedüz açlıkla boğuşuyorlar. Iyi hanesinin kapısını çalan şahıs da böyle açlıkla yüzyüze kalmış biri. En azından verdiği ilk intibalar bu yönde.

Film daha henüz başlarken günlük bize haneyi, dahası klanın resmi ikametgahını, samurayın geldiği evin odalarını, avlusunu anlatır, pardon gösterir. Daha sonra yerde oturmuş bir adam Tsugumo’ya ziyaret nedenini sorar. Eski savaşçı bağlı olduğu hanedanlığın on yıl kadar önce düştüğünü o yüzden Edo’ya geldiğini, arka sokakların birinde ancak başını sokacak kiralık bir yeri bulabildiğini, düpedüz süründüğünü, başka bir efendinin yanında çalışmaya başlayamadığını ama o kadar uğraşmasına rağmen barış içerisinde yaşandığı için işi gücü olmadığını, umudunu da yitirdiğini anlatırken sahne değişir. Onunla konuşan yerde oturan adam, içeride efendisinin vekili ile veya üst bir sorumlu adamla konuştuklarını tek tek aktarır. Adam öyle bir fakirlik içerisinde yaşamaktansa onurlu bir şekilde racona uymak, harakiri yaparak yaşadığı sefalete son vermek, bunun için de hanenin ön avlusunu kullanma izni istemektedir. Dinleyici gene mi yahu, der ve adamın içeri alınmasını emreder. Kagayu Saito isimli danışman kendisini tanıtır. Sonrasında olup bitecekler bence tam bir sinema şölenidir.

Bir anti-samuray klasiği olarak sinema tarihine geçen film bence kaçırılmaması gereken klasikler listesinin en ilk sıralarında yer almalıdır. Seppuku – Harakiri filmini Masaki Kobayashi yönetmiş. Yasuhiko Takiguchi isimli yazarın yapıtından uyarlanan filmin senaristleri yine Yasuhiko Takiguchi ve Shinobu Hashimoto. Oyuncuların bazıları Akira Ishihama, Shima Iwashita, Tetsurô Tanba, Masao Mishima, Ichirô Nakatani, Kei Satô, vs.

20.03.2019

Vorheriger ArtikelÇark
Nächster ArtikelThe Grapes of Wrath – Gazap Üzümleri

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular