24.6 C
Hamburg
Donnerstag, Juni 17, 2021
StartHomeBir Edebiyat Akşamı

Bir Edebiyat Akşamı

Bir Edebiyat Akşamı

Bir cumartesi akşamı, bildik tanıdık bir okuma günü. Ortalık alabildiğine sakin ama yağmurlu, az biraz da soğuk. Hamburg´da edebiyat akşamları başlı başına ele alınması gereken ciddi bir tartışma konusu, kimler düzenler, kimler gelir, hangi katılımcı ne der ne eder gibi. Çağrıcılar bu defa bir dernek. Yozgat´ın Karabalılar Köyü´nden Avrupa´da yaşayan bir avuç insan. Hemşerilik bağı, hürmeti ve saygısı hala var olan, bunların diri diri ayakta kalmasında direten, canlı ve yaşayan ileri bir topluluk. Alevi öğelerle süslü ve haşır neşir olması, onları bu ve benzeri etkinliklerinde öne çıkarıyor. Katılan yazarlar ise iki Hamburglu edebiyatçı.

Öykünün Hamburg´daki yeni ismi Ali Hıdır Derin, Hamburg sosyetesinin ünlülerinden Uzun´un açılış konuşmasından sonra söze başlıyor. Beşik kertmesiyle birbirlerine zoraki dayatılmış, garip bir törenin kaçınılmaz yazgısını ele alan dramatik bir anlatı ile açılışı yapıyor. Ortalık sessiz, iğne düşse duyulacak gibi. Bir toplantının dakik başlamasına alışık olmayan yeni bir kaç katılımcı damlıyor ama sessizce, kimseler rahatsız olmuyor. Ali Hıdır Derin öyküsünü bitiriyor. Laf bendenize geçiyor. Facebook´daki notiz sayfalarıma aldığım “Edebiyatın Günlük Yaşamımızdaki Yeri ve Önemi” üzerine sırf bu edebiyat akşamı ve Karabalılar için hazırladığım uzun metni okuyorum. Polemiğe ve tartışmaya açık bir yazı. Nitekim öyle de oluyor. Hararetli, katılımcı ve oldukça üretken bir soru-cevap, konuşma-tartışma başlıyor.

ah.JPG

Ara veriyoruz birkaç saat sonra, muhabbet talebi büyük. Kürt kökenli bir Karabalı bilge ve donanımlı ifadeleriyle köyün ve civarının genel tarihçesini duvara asılı, köyün dev bir afişvari posterinin önünde anlatıyor. Adeta brifing verircesine anlattıkları yetkin ve sevecenlik dolu. Köyde hem cemevinin hem çok yakınında bir caminin olması, köydeki hoşgörü ve çoğulculuğun, doğal olarak demokrasi kültürünün yerleşmişliğinin örneği olarak kendisini gösteriyor. Sigaralar içiliyor, kahve ve çaylar yudumlanıyor, hatta mutfağın sunduğu yemekler yeniliyor. Dört dörtlük bir dernek ve yaptıkları işin önem ve ciddiyetini anlamış insanların olgunluğu hemen göze batıyor. Kimsenin gitme niyeti olmadığı gibi galiba ağızlarına çalınan bir parmak bal ile sohbetimiz takrar daha da koyulaşıyor. Memleketten gelen bazı yazarlar gurbetçilerin ölü baktıklarını ve bakışlarını balıkların yüz ifadelerine benzetip onları küçümsemeye çalışsalar da, biz tam tersine yaşam, öğrenme merakı, soran, anlayan ve anlatan homojen ve edebiyatseven insanlarla karşılaşıyoruz.

Yeniden kitaplarımızdan bölümler okuyup yeniden konuşuyoruz. Haddinden fazla süren bu ilk tanışmamız dört saat gibi bir rekora ulaşıyor. Basınımızın aşırı duyarlılığına kimimiz gülüyor, kimimiz içerliyoruz. Yerel bir dergi halkımızın dergisi olduğunun ispatıymışcasına bize ve toplantıya sahip çıkıyor. Herkesin sorulsa bir mezereti olacağı kesin. Ama oraya basına değil insanımıza edebiyat götürüp bunu onlarla konuşmak, birebir yaşamak, bilince ve ruhlarımızın derinliklerine işlemek ayrı bir mutluluk. Dostça selamlaşıp, vedalaşıp bir dahaki edebiyat toplantısına sağlam temelleri önceden atılmış vaziyette yine yağmurlu bir yolculukla dönüyoruz. Kim demiş Hamburg´da edebiyata ilgi yok, kimse önem vermez diye, ne büyük bir yanılgı.

31.08.2010

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular