15.5 C
Hamburg
Montag, Juni 21, 2021
StartHomeHamburg'dan Esintiler Çıkarken

Hamburg’dan Esintiler Çıkarken

Hamburg’dan Esintiler ilk öyküler, öyküde ilk yoğunlaşma, onunla tanışma evresinin ürünleri olarak algılanmalı, irdelenmeli, okunmalıdır. Ortada henüz “Edebiyat Atölyesi”, yazar yetiştirme kurslarının olmadığı, kuru hatta karanlık bir dönemin, bir evrenin işaretlerinin göründüğü döneme ait parçalardır bir nevi. Öykü gittikçe Hamburg’da yayılıyor. 2011 Mayıs ayının sonunda çıkması gereken kitap Temmuz’un başında sözde piyasaya çıktı. Ve Hamburglu okurları ile buluşmak ancak bugüne nasip oldu. Ortada ne heyecan kaldı, ne paylaşılacak bir sevinç. Kuru bir, ‚bir kitabım daha çıktı‘, ‚bir çalışma dosyam daha hayat buldu‘ dahi denilemedi. Araya giren yaz tatili yaşamı, okumayı, öyküyü adeta erteledi. Tatilin gücü, ramazan, bayram derken normal seyrinde işleyen hayatımızın bir yaz mevsiminde ne denli değiştirebileceği bir kez daha kulaklara küpe oldu.

“Hamburg’dan Esintiler” burayı, buralıları, bura yaşamını yine buralı birinin ağzından, gözlerinden, kaleminden anlatıyor. Kahramanları Hamburglular, yerliler, biz yabancılar, misafirler, göçmenler, buralı, burada yaşayan insanlar. Ortak konu ekmek kavgası denilebilir, adı üzerinde Hamburg’a dair genel gözlemler, bura yaşamından otantik kesitler, birbirinden farklı Hamburglu tipolojileriyle olaylar, hikayeler. Okuru ne kadar etkiler, yorar, yoğurur, oyalar bunu zaman gösterecek. Ama ciddi ve edebi anlamda Hamburg şiirden öyküye geçişi yaşıyor. Rüyamız beş on yıl içerisinde öyküden de romana geçmek. Kalıcı, değerli, anlamlı izler, örnekler, çalışmalar bırakmak. “Hamburg’dan Esintiler”de ilk defa olmasa da sizlerden birinin, bizlerin buradaki günlük koşuşturmacasının ilk elden tanıklığı var. Memleketten gelen yazarların mal gibi bakıyorlar demeye kıyamayıp balık gibi anlamsız ve boş bakıyorlar dedikleri okurlar, insanlar, buralı bizler için yazılmış bir eser olduğu gerçeği var.

Ülkedeki okurlarımdan biri hitap ettiğim okur profilini, kime yazdığımı, hangi kitleye hitap ettiğimi soruyor büyük bir merakla. Ben buralıyım, burada buralıların arasında edebiyat yapıyor, edebiyatı yaşıyor, ürünler veriyorum. Burası hareket noktam, buralılar tabiki ilk hedefim veya hitap ettiğim topluluk dersem yalan olur. Zira hiçbir yazar dar bir çevre, köylü, hemşehirli, milleti için salt yazmaz. Yazar bir bütün olarak bütün insanlığa seslenir. Satır aralarında kendisinden ortak yönler, parçalar bulan insanlar yazılanların kendisi için olduğunu anlar, sevinir, övünür veya yerer. Kimisi kendisini okuyup tanıştığı kahramanlarla özdeşleşmeye kadar bu sıcak sempatiyi götürür.

“Hamburg’dan Esintiler” öykü ile ilk tanışma dedim. İkinci öykülerim “Hamburg’da Aşk Başkadır” daha yeni bitti. Akabinde yine değişik öyküler gündemde. Ama ilk deneyimim muhabbetini anımsatırcasına ilk göz ağrım dediğim bu eseri biraz da bu ilk oldukları yanı gözönünde bulundurularak okumalı. Anlatının Hamburg’da edebiyata kendince küçük bir katkı olduğu kanısındayım. Edebiyat tarihçileri göçün 50. yılında Hamburg’da yine bir öykü kitabının çıktığına dair iz düşecekler. Bu anlamda bu eser buraya, buralılara, burada yaşayan insanlara aittir. Ne kadar istenelim, dışlanalım, kendimizi buraya ait veya uzak görürsek görelim, bulalım anlatacaklarımız var. Aktaracaklarımız, yıllardır içimizde birikmiş özlemlerimiz, sevdalarımız, öfkemiz, hüznümüz ve sevincimiz var. Birilerinin bunları dile getirmeyeceğini düşünmek aptallık.

Tam da bu anlamda edebiyat ortak dilimiz. Okudukça, anlattıkça, yazdıkça kim olduğumuzu, ne olduğumuzu, nasıl yaşayıp nasıl düşündüğümüzü birbirimize daha iyi gösterebileceğimiz ortada. “Hamburg’dan Esintiler” bu şehirde sıçrama yapan, bir üst boyuta gelen edebiyatın küçük bir yansımasıdır. Arkası mutlaka gelecektir.

14.09.2011

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular