10 C
Hamburg
Freitag, Mai 14, 2021
StartHomeStalingrad

Stalingrad

Vahşet, savaş, soykırımlar sanatsal bir eserde nasıl ele alınmalıdır her roman yazarının, her yönetmenin kendi kendisine soracağı en ciddi sorulardır. Filmin usta yönetmeni çözmüş bu sorunu. İnsanlık tarihini gelmiş geçmiş en kanlı savaşı olarak nitelendirilen bu savaşta ailesini yitirmiş, bir başına yaşayan onbeş yaşındaki Katya‘nın (Mariya Smolnikova) ve etrafındaki beş kahraman askerin, Yüzbaşı Gromov (Pyotr Fyodorov) ve emrindeki erler Polyakov (Andrey Smolyakov), Chanov (Dmitriy Lysenkov), Nikiforov (Aleksey Barabash), Krasnov‘un (Oleg Volku) öyküsüyle oldukça başarılı bir şekilde anlatmış.

Şimdiye kadar gördüğüm en gerçekçi, dev kadrolu, otantik savaş sahneleriyle süslü film size sanki ordaymışsınız hissine kaptırıyor. Savaşın sonu gelmek bilmez dehşeti, sürekli ölmeler ve öldürmeler Stalingrad gerçeğinin sinemaya yansıtılabilecek sadece bir boyutu olduğunu bir an bile unutmamalı izleyici. Film ne kadar dehşetli ve vahşetle bezenmiş sahnelerle dopdulu olsa da bu tarihi direnişin çok daha acımasız, kanlı ve vahşi olduğu hafızlardan çıkartılmamalıdır, ki benzeri bir saldırganlığa insanlık her zaman karşı çıkabilsin.

Film günümüzde göçük altında kalan bir kadına yardıma gelen bir uzmanın hikayesidir aslında. Göçük altında yalnız kalan kadın ağlamakta ve babasını çok özlediğini anlatmaktadır. Uzman şahıs ağlamamasını, havayı böyle çabuk kullanmamasını ister. Sonra kıza kendisinin beş tane babası olduğunu anlatır. Kız bunun imkânsız olduğunu, nasıl olabileceğini sorar. Uzman da anlatmaya başlar.

O denli gerçekçi savaş sahneleri arasında buluruz kendimizi birden. Bir Alman subayı Yüzbaşı Kan (Thomas Kretschmann) Sovyet askerlerinin eline geçmesin diye ellerindeki yakıt tanklarını havaya uçurtur. Filmin en dehşetli savaş sahnelerine tanık oluruz. Yüzbaşı savaştan bıkıp usanmış, karısını özleyen malum psikopat askerlerden biridir. Karısına benzettiği sarışın Mascha‘ya (Yanina Studilina) aşıktır. Ona tecavüz eder, zorla sahiplenir ama gerçekten de kadına aşıktır. Zavallı kadın ise çevresinden hem pis faşist sürtük diye suratına tükürülen bir muamele görür. Sonuna ise insan üzülür. Neden direnişçilerin saflarına katılmadığına ise kızarsınız. Albay Khenze (Heiner Lauterbach) olayın farkına varsa da umursamaz, o direnişçi askerlerin elindeki binayı istemektedir. Ertesi gün almadığı halde Yüzbaşı‘yı divanı harbe vermekle tehdit eder.

Yüzbaşı Gromov ve emrindekiler aldıkları yeni emir gereği geldikleri o binayı korumakla görevlendirilirler. Ama binada yaşayan genç kız savaş filan dinlememektedir. Burası benim evim der başka bir şey demez. Savaşan askerlerin beşi de onu tanıdıkça, neler yaşadıklarını öğrendikçe seveceklerdir. İş artık öyle bir noktaya gelecektir ki bu askerler ne anavatanları, ne emirler, ne Stalin, ne de Hitler‘i dinleyecek, sadece ama sadece Katya için savaşacaklardır. Bunun olacağını önceden sezen ve anlayan Gromov ne yapsa da Katya‘yı evinden uzaklaştıramayacak, sonunda o da genç kıza aşık olacaktır. Katya ile askerler arasındaki aşk bildiğimiz bir aşktan çok daha öte, güçlü, çok katmanlı ve kanlıdır.

2013 yılı yapımı izlenmeye değer bir savaş ve Stalingrad klasiği olan filmi Fedor Bondarchuk yönetmiş. Senaryo yazarları Sergey Snezhkin ile Ilya Tilkin. Oyuncular Sergey Bondarchuk, Polina Raykina, Anna von Haebler, Yuriy Nazarov, Dmitriy Kochkin, Nataliya Kadochnikova, vs.

11.02.2019

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular