11.2 C
Hamburg
Sonntag, September 27, 2020

Kapo

Kapo

Edith 14 yaşında Paris´de piyano dersleri alan genç bir kızdır. Dersten sonra güle oynaya evin yolunu tutar. Annesi piyano hocasını arayıp kızının eve gelmesine engel olmak için telefon etse de geç kalmıştır. Edith milletin şaşkın bakışları altında, onlarca insanın, Nazi askerleri tarafından zorla bir kamyona bindirildiklerine şahit olur. Birden götürülen insanlar arasında anne ve babasını da görür. Anne diye korku ve şaşkınlıkla izleyenlerin arasından sıyrılır ve annesine sarılır. Annesi iteleyip engel olmaya çalışmasına rağmen kızı annesini bırakmaz. Sinirlenen askerler bunu da alın diyerek Edith´i de diğerlerinin yanına katarlar.

Edith ve ailesi Yahudidir. Bir tren dolusu ağzına kadar tıka basa insan doldurulmuş kalabalık gruplar, bir toplama kampına getirilirler. Getirilenler arasında Edith ve ailesi de vardır. Gaz odalarına ve insan fırınlarına götürülecekler çalışabileceklerden ayrıştırılırlar. Anne ve çocukların, ailelerin birbirlerinden zorla ayırılmaları yürek paralar. Çocuklar, bebekler anne babalarını boşuna beklemektedirler. Edith ilk yalnız kaldıkları anda kapatıldıkları bloktan çıkıp çevreyi kolaçan etmeye başlar. Her çocuk gibi meraklıdır, acaba anne-babasını nereye götürdüklerinin yanıtını aramakla meşguldür.

1.jpg

Kadın esirlerden biri ona acır, Edith daha çocuktur. Kampa daha kayıdının dahi yapılmadığı anlaşıldığında onu kendisi gibi esir olan bir doktorun yanına getirir. Doktor insan çıkar. Ölü bir kadının elbiselerini ve mahkum numarasını Edith´e verir. Naziler mahkumları adlarıyla değil bu numaralarıyla çağırırlar. Doktor böylelikle Edith´in adını Nicole Niepas diye değiştirir. Ayrıca artık bir Yahudi değil sıradan bir hırsızdır. Bunlar sarı davut yıldızı değil, siyah bir üçgen işaretini yakalarında taşıyorlardır. Nazilerin bu adi suçlulara Yahudiler ve diğer politik tutsaklar kadar kötü davranmadığını anlatır ve nasıl hayatta kalabileceğine dair öğütlerde bulunur. Bu arada ertesi gün olmuştur. Doktorun odasının bulunduğu camdan dünkü çocukların ve birçok insanın çırılçıplak imha edilmeyi götürüldüklerine ağlayarak şahitlik eder. O insanlar arasında anne ve babasını da görecektir.

Edith bu ara kamptan Nicole olarak diğer birçok kadın mahkumlarla Polonya´daki bir çalışma kampına aktarılacaktır. Gerisi acıklı, sürükleyici, faşizmin gerçek yüzünü birebir örneklerle gösteren ve nice tarihi gerçekliği bağrında taşıyan ürpertici sahnelere tanıklık etmekten başka bir şey değildir. O artık bir Yahudi değil adi bir hırsızdan başka bir şey değildir. Diğer mahkumlar gibi çalışmak zorundadır. Mahkumların hayatta kalma mücadelesinde ister istemez yer alacaktır. Mahkumlar tren yolunda çalıştırılmaktadırlar. Taş taşımakta, ağaç kesmekte kullanılmakta, öyle veya böyle savaşa katkıları sağlanmaktadır. Arada bir gelen sağlıkçı Nazi subaylar hastaları ve yaşlıları kabaca muayene daha dogrusu kontrol ederek diğerlerinden ayırmakta, bunları ölüme göndermekte, yerlerine yenileri getirilmektedir. Elleri çalışmaktan paramparça olmuş Edith bu guruba katılmaktan korkmaktadır. Hayatta kalmayı başarmak zorundadır.

Nazi subaylarının cinsel ihtiyacını gidermede kullanılacak bu çocuk, 16 yaşına geldiğinde artık kampta bir Kapo olmuştur. Bildiğimiz Nazi işbirlikçisi, ayak takımı, yukarının emirlerini aşağıdakilerce uygulanması için mahkumları kontrol eden biri olur çıkar. Hemen her mahkum Kapolardan korkmaktadır. Kapoluk tarihe mal olmuş bir utanç abidesidir. Günlerden veya aylardan birinde kampa esir alınmış Rus askerleri getirilirler. İçlerinden biri de Sascha´dır. Edith (Susan Strasberg) ile Sascha (Laurent Terzieff) an gelip birbirleriyle tanışacaklar ve sıra dışı bir aşka bulaşacaklardır. O muhteşem final geldiğinde de bir Kapo isterse eğer neler yapabilirdiye güzel bir örnek sunacaktır.

1960 yılı yapımı, önemli savaş klasiklerinden biri olan Kapo filminin yönetmeni Gillo Pontecorvo. Sernaryo yazarları Gillo Pontecorvo ve Franco Solinas. Oyuncular Emanuelle Riva, Didi Perego, Gianni Garko, Anabella Besi, Graziella Galvani, Paola Pitagora, Eleonora Bellinzaghi, Bruno Scipioni, Dragomir Felba, Mira Dinulovic, Semka Sokolovic-Bertok ve Dirjana Dojic.

 

30.01.2019

 

Vorheriger ArtikelAhlat Ağacı
Nächster ArtikelF Tipi Film

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Hijyenik olmayan ortamda hazırlanan buzlar mikrop yayabilir

Medipol Pendik Üniversite Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Bengisu Ay, "Hijyen koşullarından emin olmadığınız yerlerde buz tüketiminden kaçının" ifadelerini kullandı Medipol...

Tourismustag: Corona-Krise als Chance begreifen!

Die Corona-Krise hat das öffentliche Leben in diesem Jahr erheblich beeinflusst. Das betrifft natürlich auch die Tourismusbranche, die in Hamburg mit erheblichen Gäste- und...

Özgün yapımların usta oyuncusu: Tuncel Kurtiz

Yurt dışında çeşitli tiyatro ve sinema projelerinde yer alan, 1990'lı yıllarda Türkiye'ye döndükten sonra oynadığı "Alacakaranlık", "Asi", "Güz Sancısı", "Ezel" ve "Muhteşem Yüzyıl" gibi...

Pflegende Angehörige im Landespflegeausschuss: Mehr Mitsprache in eigener Sache

Die Regierungsfraktionen von SPD und Grünen ersuchen den Senat mit einem gemeinsamen Bürgerschaftsantrag, einen ständigen Sitz zur Vertretung von pflegenden Angehörigen im Landespflegeausschuss vorzusehen....