19.2 C
Hamburg
Donnerstag, Juni 17, 2021
StartKulturKinoОктябрь – Ekim

Октябрь – Ekim

Октябрь – Ekim

Yıllardır kendi kendime sorarım neden Türk dizileri ikibuçuk neredeyse üç saat sürüyorlar diye. O uzun uzun bakışmalar, bıktıran beklemeler, göz göze getirilenlerin usandıran sahneleri kırk elli dakikalık dizileri ve izleyicilerini neden bu hale getiriler diye. Sonunda buldum. Bu dizileri hazırlayanlar düpedüz Sergei Michailowitsch Eisenstein hayranları ve takipçileri. Özellikle “Oktober- Dünyayı Sarsan On Gün” filmini yalayıp yutmuşlar takımı. Октябрь – Ekim filminde Türk dizilerine dair şaşırtıcı derecede hemen her sahnenin tekrarlanmasına denk gelinir.

Октябрь – Ekim filmi Amerikalı yazar John Reed’in “Dünyayı Sarsan 10 Gün” isimli romanından sinemaya uyarlanmış. Ekim Devrimi’nin onuncu yılı olması vesilesiyle propaganda amaçlı yapılmış. Tekrarlamakta bir sakınca görmüyorum içerisinde aşkı veya ölümü anlatmayan bir hikaye ne roman olabilir ne de bir sinema filmi. Ekim filmi dönemi anlatan bir belgesel olsaydı mutlaka başka şeyler anlatacaktım ama sinemanın sessiz olduğu yıllarda yapılmış bir film. Böyle de ele alınmalı diye düşünüyorum. Ayrıca filmde kullanılan mekan orijinal hatta ayaklanmaya bizzat katılanların ve olayları birebir yaşayanların da rol aldıkları biliniyor.

1.jpg

Filmi üç günde ancak izleyebildim. O kadar sıkıcıydı ki hemen her izlediğimde beni uyuttu. Şaka değil yemin bile edebilirim. Oysa insanlık tarihinde Ekim Devrim’i kadar heyecan yaratacak kaç ayaklanma, kaç olay biliyorsunuz? 1927 yılı yapımı filmin yönetmenleri ve senaryo yazarları aynı Sergei Michailowitsch Eisenstein ve Grigori Alexandrow. Hangisinin daha usta olduğuna izleyip kendiniz karar verin. Birkaç heykeli sembol diye göstermenin neresi sanat, imge diye olur olmaz şeylerle ayaklanmanın veya dönemin yöneticilerini yansıtmak ve bunu izleyicinin anlayabileceğini sanmak ne iş ben anlamadım. Adamın bir de sinema ustası olması hayal kırıklığımı daha da büyüttü dersem yalan olmaz. Yalnız üstat Eisenstein’a haksızlık yapmak istemem, filmin ilk orijinalinin sinemanın sessiz olduğu dönemlerde yapıldığı gerçek. Bu mevcut versiyonuna Alexandrow katkı sunmuş bu anlamda, ana rezalet kimin pek anlayamadım. O bıktıran tekrar sahneleri ve saldırgan müzik filmi itici kılmak için özellikle seçilmiş gibiler.

Film bir grup isyancının St. Petersburg’daki sarayında, dahası sarayın merdivenlerindeki Çar III. Alexander’in heykelini onlarca ip asıp tahtından devirmeleriyle başlar. Çarın ve heykelin isyancılara karşı koyacak mecali yoktur. Anladığımız kadarıyla meşhur Şubat Devrimi’dir gerçekleşen. İktidar artık bir tek Çar’da değildir. Geçici Hükümet kurulur, başına Alexander Fjodorowitsch Kerenski (Nikolai Alexandrowitsch Popow) getirilir. I. Dünya Savaşı yıllarında olduğumuzu hatırlarız. Cephedeki askerler Çar için, zenginler için ölmek, öldürmek istemezler. Karşılarındaki düşmanla yakınlaşma, savaşmama, tanışma, merkezden gelen emirleri dinlememe olayları başlar. Yine de geçici hükümet müttefik kuvvetlerle yapılan anlaşmalara aynen uyma ve devam kararı alacaktır. Ezilen halkların birbirlerini kırmaları, açlık ve savaş ana devrime giden yola döşenen önemli taşlardan başka bir şey değillerdir.

Nihayet sahneye Ulyanov yani Lenin (Wassili Nikolajewitsch Nikandrow) çıkar. Coşkulu ve ateşli bir konuşma yaparak monarşiyi yıkan askerleri ve işçileri selamlar. Artık geçici hükümete destek verilmeyeceğini açıklar. Hümümetin yanıtı onu sürgüne göndermek olacaktır. Film bundan sonra devrimin 25 Ekim 1917 yılında gerçekleşmesine kadar ki önemli ayaklanma hazırlıklarını, çatışmaları, isyanı, ve daha bir çok olayları orasından burasından yansıtmaya çalışıyor. Dediğim gibi keşke bir belgesel olsaydı çok daha anlamlı, sanat gücü yüksek ve tarihi gerçeklikler sonraki dönemde daha bir çarpıtılamaz doğrularla miras bırakılabilirdi. Parti emrederse film yapın diye, ortaya bundan daha kaliteli bir şeyin çıkabileceğini sananlar her daim yanılırlar. Sinema tarihi açısından ilginç bir deneme hepsi o kadar. Rus sinemasının Ekim Devrimi’ni bugüne kadar hâlâ yapmaması bence tarihi bir utanç. Bir toplum kendi tarihine bu kadar mı uzaklaştırılır, kendi kendisini bu kadar mı yadsır ve aşağılar, gelecek nesillerde de sorulacak ağır sorular.

Filmin diğer oyuncuları Chibisov, Boris Livanov, Mikholyev, Nikolai Padvoisky, Eduard Kasimirowitsch Tisse, Smelsky, Wladimir Alexandrowitsch Antonow-Owsejenko, Grigori Jewsejewitsch Sinowjew, Bolşevik askerler ve işçiler.

02.02.2019

 

Vorheriger ArtikelJîn
Nächster ArtikelUzak

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular