13.9 C
Hamburg
Sonntag, Oktober 25, 2020
Start Home Defiance - Direniş

Defiance – Direniş

Alman Nazi ordusu 1941 yazında Doğu Avrupa´da ve Belarus´da hızla yayılmakta, önüne gelen şehir, köy, kasabayı yakıp yıkmaktadır, Rusya´ya doğru ilerledikçe ilerlemektedirler. Filmdeki gibi sadece Yahudileri değil kendilerinden olmayan ve kendileriyle işbirliği yapmayan herkesi, her şeyi yok etmektedirler. Beyaz Rusya´da bir köy basılır, köy halkından kim var kim yok neredeyse hemen hepsi katledilirler. Öldürülenler arasında Bielski ailesi de vardır. Aileden geriye kalan kardeşler teker teker bir araya gelerek yakınlardaki ormana kaçarlar. İntikam yeminleri edilir, zorlu ve çetin bir hayatta kalma mücadelesidir önlerinde kendilerini bekleyen.

Tuvia (Daniel Craig), Zus (Liev Schreiber), Asael (Jamie Bell) ve Aron (George MacKay) isimli kardeşler Białowieża Ormanı´nda göle maya çalar, derin kuyuya birer taş atarlar. Bu görkemli bir direnişin başlangıç müjdesinden başka bir şey değildir. Ellerinde fazla bir seçenek de yoktur. Ya Nazilere kurban olacaklardır, ya kaçıp saklanacak, ya da mücadele edeceklerdir. Nazilerin istila ve işgalinden kurtulanlar soluğu ormanda alırlar. Özellikle Zus gidişattan hiç hoşnut değildir. O savaşçı ruhlu biridir. Kendi başlarının çaresine bakmak, savaşarak hayatta kalmak taraftarıdır. Büyük birader Tuvia ise yaradılışından önder ruhludur, ne kadar çok hayat kurtarabilirlerse o kadar iyi olacaktır mantığındadır.

Dile kolay, dışarıda ormanda, her an Naziler ya da yöredeki yerli işbirlikçilerince yakalanma korkusuyla yaşamak. Neredeyse doğuştan lider ve stratejist Tuvia önce yöredeki saklanan ve ilk saldırılardan kurtulan Yahudileri toplamakla ise başlar. Sonra gerilla savaşını değil ayakta ve hayatta kalma mücadelesini örgütler. Kardeşi savaşma taraftarıdır ama diğer yandan yanlarındakilerinin savaşamayacak kadar güçsüz ve zayıf olduklarının bilincindedir. Çelişkileri onu ileride ağabeyi ile yollarını ayırmaya kadar götürecektir. Önce Kızıl Ordu´ya katılacak sonra orada ayrımcılığa uğradıklarını görünce geri dönecektir. Filmin ve savaşın sonunda binden fazla insanın hayatta kaldığını öğreniriz.

Buram buram Siyonizm reklamı kokan filmde Tuvia´nın tek derdi ise yanındakilere yaptığı hitabında kendisini gösterir. Hayatta kalacakları her bir gün onlar için ibadet sayılacaktır. Direk saldırmayacak, Nazilerle savaşmayacaklardır. Yörede, civarda, yakın diyarda, gettolarda ne kadar Yahudi varsa davet edilirler. Ormanda onlarla birlikte yaşamaya, hayatta kalmaya çağrılırlar. Tuvia ve yanındakilerin mücadelesini iyi anlamak gerekir. Nazilere karşı savaşmak, işgal ve istila edilen toprakları geri ele geçirmek, anavatan savunması gibi saldırı kapsayan bir direniş değildir sergiledikleri. Daha çok günü kurtarma, hayatta kalma, pasif savunmada kalma tarzında sağcı bir direniştir.

Siyonizm propagandası şanlı Kızıl Ordu kendisini gösterdiğinde de iyice sırıtır. Durup dururken kimsenin savunmasını yapmak bana ve haddime kalmamıştır. Ama tarihsel gerçeklik Kızıl Ordu olmasaydı yeryüzünde Yahudi milleti diye bir şeyin kalmayacağının sayısız kanıtıyla doluyken, filmde Rus askerlerini de en az Naziler gibi Yahudi düşmanıymış gibi göstermek bence tam bir densizlik. Bence filmin kırılması ve çarpıklığı da burada yatıyor.

Şüphesiz hayatın olduğu her alanda Yahudiler her türlü yöntemle Nazilere karşı direndiler. Özellikle gettolarda. Silahlı, silahsız her yerde. Çünkü bu insanın doğasında var olan bir şey. Hiç bir insan eli kolu bağlayarak düşmanını, katlini, yok edilmesini beklemez. Bu bir tek Yahudilere değil insana özgü doğal bir tepki. Ormanlara kaçıp başka direnenlere katılanlar da oldu, bir başına direnenler de. Filmin ilkelliği Kızıl Ordu düşmanlığı yapması. Yoksa direnmeleri, saklanmaları, hayatta kalmak için gösterdikleri insanüstü iradeleri saygın ve örnek alınacak nitelikte. Ama tarih kitapları bize Nazileri Yahudilerin değil Kızıl Ordu´nun durdurduğunu barbar bağırarak haykırıyor. Böyle ilkel propaganda filmleri o şanı ve aydınlığı karartamaz.

2008 yılı yapımı Defiance – Direniş filminin senaryosunu Edward Zwick ile Clayton Frohman birlikte yazmışlar. Yönetmen ise Edward Zwick. Dört kardeşin dışındaki oyuncular ise şunlar: Alexa Davalos, Allan Corduner, Mark Feuerstein, Tomas Arana, Mia Wasikowska, Jodhi May, Kate Fahy, Iddo Goldberg, Iben Hjejle, Ravil İsyanov.

 

29.12.2018

 

Vorheriger ArtikelRus´un Oyunu
Nächster ArtikelJîn

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

„Wirtschaft braucht weiterhin unsere Unterstützung“

Bundeswirtschaftsminister Altmaier hat sich Donnerstag mit Vertreterinnen und Vertretern von 35 Wirtschaftsverbänden per Videokonferenz über die aktuelle Lage in den Unternehmen und Betrieben ausgetauscht....

Arjantin’de asgari ücret ve sosyal yardımların artırılması talebiyle gösteri düzenlendi

Arjantin'de binlerce kişi, asgari ücretin ve sosyal yardımların artırılması talebiyle gösteri yaptı. Çeşitli sosyal organizasyonlar ve sol görüşlü grupların çağrısıyla başkent Buenos Aires'te toplanan binlerce...

EU mobilisiert internationale Geber zur Unterstützung der Rohingya-Flüchtlinge

Donnerstag hat die Europäische Union gemeinsam mit den Vereinigten Staaten, dem Vereinigten Königreich und dem Hohen Flüchtlingskommissar der Vereinten und den Ländern der Region...

Batman’da özel bir hastanede hastaları robot ADA karşılıyor

Batman'da özel bir hastanede hastaları yerli teknoloji ile üretilen robot ADA karşılıyor. Konya'da, Akınsoft yazılım firmasınca kurulan "AkınRobotics" fabrikasında tasarlanan robot ADA, Batman'da özel bir...