13.3 C
Hamburg
Dienstag, September 22, 2020
Start Kultur Kino A Private War – Özel Bir Savaş

A Private War – Özel Bir Savaş

A Private War – Özel Bir Savaş

Filme konu olan gazetecinin kim olduğunu bir yana bırakarak bu filmdeki oyuncu kadın gazeteciye değinmek istiyorum. Kişilik sorunları ve derin psikolojik problemleri olan bir gazeteciyle, dahası savaş muhabiriyle başbaşayız. İlerlemiş yaşına rağmen çocuk sahibi olmak ister, erkek arkadaşı yanaşmaz. Daha sonra iki defa düşük yaptığını ve bir daha çocuk sahibi olamayacağını doktorların kendisine söylediğini öğreniriz. Yaşına başına aldırmayan kadın kalkar Sri Lanka´ya gider. Bağımsızlık savaşı veren Tamillerin lideri ile görüşür. Adamı fırçalayacak kadar kendisine güvenen ve kişilikli sorular soran bir gazeteci imajı çizer. Sonra da gerillalarla askerler arasında çıkan bir çatışmada yaralanır. Gözünün birini kaybeder. Çatışma anında ben Amerikalıyım, gazeteciyim diye birden ayağa kalkması kurşun ve bombaların Amerikalılara veya gazetecilere işlemeyeceğini sanan bir aptalla karşı karşıya olduğumuz kanısını güçlendirir.

Marie Colvin (Rosamund Pike) isimli kadın gazeteci Sunday Times (haftalık bir İngiliz gazetesi) gazetesinden ödül alır. Galiba gözünün bedelidir. Kadının bunalımları arttıkça artar. Kabuslar görmektedir. Ölüleri, cesetleri gören bunalımlı biri, üstüne üstlük bir de gözünü kaybetmiştir. Arkadaşının alayından sonra ondan da ayrılır. Akıl hastanesine düşecek ama tam olarak iyileşemeyecektir. Terapisi bellidir: Savaş cephesi.

1.jpg

Habercilik yapan muhabirler çok iyi bilirler haber yapmanın nasıl bağımlılık yaptığını. Hele bir de bunun üstüne savaşı ekleyin sosyopat ve psikopat olmamanız için hiç bir neden yok. Hele bir de onca zulme, katliama tanık olunduktan sonra hangi insan normal olabilir, kalabilir ki? Kahramanımız oyuncu soluğu Irak´da alır. 600 kişinin topluca katledilip derin bir çukura gömülmesini ortaya çıkartır. Yine ödül alır. Ama rahatsızlık veren ölüler ve kabuslar artmaktadır. İyi ki alkol ve esrar vardır.

Kadın oyuncu gazetecinin gideceği ülkeler arasında Afganistan´da vardır. Taliban´ın yaptığı bir katliamı haberleştirir. Sonra Arap Baharı gelir. Gider yıllar önce görüştüğü Kaddafi ile onu da fırçalayan bir söyleşi yapar. Kaddafi´nin sonunu bu kadın gazeteci getirmiş zannedersiniz. Sonra da gider Suriye´nin kadim kentlerinden Humus´da, taş üstünde taş bırakılmamış mahallelerin birinde haber yapar ve akabinde öldürülür.

Film Amerikalı kadın gazeteci Marie Colvin´in hayatını anlatmak üzerine kurulmuş. Gerçek Marie ne kadar gezeteciydi bilmiyorum. Ne bir yazısını okudum ne de haberini. Ama film düpedüz dehşetli bir algı operasyonu. Kadın ölüleri göstermeyi, insanların acılarını göstermeyi seviyor. İzleyicinin sinkaf edilen beyni ölenlerin acısına değil de mesleğinin icraatlarını yapan bir kadının çektigi acılara odaklanmış. Sanki savaşta bir tek bu kadın var. Kadının çabalarını ve amaçlarını, savaşın kurbanları ile empati kurma gayretlerini öğrendikçe, böylesi bir şovun onun da dünya anlayışına karşıt olduğunu görürüz.

Objektif gazetecilik sıfır. Ne NATO´nun ne de Amerikalıların adı geçen ülkelerde yaptıkları sivil katliamlara dair tek laf yok. Bu ülkeleri ne hale getiren küresel güçlere dair hiçbir şey yok. Biz de keriziz ya yeriz. Klasik batılı, alkolik ve uyuşturucu bağımlısı, ben merkezci hasta ruhlu bir gazetecinin kendisini ispatlama çabası denilebilir. Zaten ciddi ve kabul görür anlamda seviyeli bir gazeteciyi ve gazeteciliği Avrupa´da da hiçbir medya organı bağrında barındırmaz. Aptal mı gazeteci işverenleri.

Aklıma I. Körfez Savaşı sırasında asker üniformasıyla Hürriyet´in manşetine taşıdığı savaş muhabirliğine o zamanlar özenen Murat Bardakçı geliyor. “Irak´a Girdik” manşeti sekiz sütunu kaplamıştı. Bugün adam tarih otoritesi (!) oldu. Marie, Suriye´de hayatını kaybetmeseydi hangi eleştirel habere imza atardı bilmiyorum ama filmdeki gazeteci itici, yalancı, yüzeysel, siyasi bilgi ve kültürü sıfırın altında birisi. Gazetecilik yalanı gerçekmiş gibi anlatma hünerinden dolayı dünyanın en onursuz mesleklerinden biri olmaya devam ediyor. A Private War – Özel Bir Savaş filminde bize gerçek savaşı göstermek isteyen ama bu savaşların çıkış nedenlerini ve özellikle arkasındakileri bilerek saklayan bir algı ustalıkla yaratılmış.

2018 yılı yapımı filmin yönetmeni Matthew Heineman, senaryo yazarı Arash Amel. Oyuncu kadrosundaki isimler, Jamie Dornan, Taron Egerton, Tom Hollander, Stanley Tucci.

31.01.2019

 

Vorheriger ArtikelFatma Aydemir: Ellbogen
Nächster ArtikelKonyakçı

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Investitionen für eine digitale Verwaltung in ganz Deutschland

Bund und Länder einigen sich auf die Umsetzung der 3 Mrd. € aus dem Konjunkturpaket In einer Sondersitzung hat der IT-Planungsrat sich heute über den...

4 Ekim Hayvanları Koruma Günü Yaklaşırken

Bugün sizlere yaklaşmakta olan önemli bir günden bahsetmek istiyorum. Hayvanlara karşı duyarlı olup da böylesi bir günü bilmemek olmaz. Gerçi bazılarınız biliyor olabilir ama...

İÇİMİ TİTRETEN SES

Onu memleketimin sakıncalı yıllarında, sesine hayran olarak tanıdım, tanımama vesile olan ise nur içinde yatsın edebiyat öğretmenim, Huricihan Kadirbeyoğlu idi. Yıl 1979 İstanbul'da lise ikinci...

Beyin kanaması inmeye neden olabilir

Medicana International Hastanesi Doç. Dr. Ali Yılmaz, beyin damarlarında meydana gelen kanama nedeniyle, kanamaya yakın beyin hücrelerinin ölümü anlamına gelen "beyin kanaması"nın inmelerin yaklaşık...