12 C
Hamburg
Mittwoch, Oktober 21, 2020
Start Kultur Kino Sobibor

Sobibor

Sobibor cehenneminden kaçışın bu yeni anlatımı 2018 yılı Rus yapımı. Bu tarihsel olayın bir de onların gözüyle aktarılması denilebilir. Bütün dünya Yahudi Soykırımı’na dair hemen ne varsa Batılıların yorum ve değerlendirmelerinden bilir, Doğu versiyonunun varlığı pek akıllara gelmez. Oysa Sovyetler, Kızıl Ordu, Stalin olmasaydı Naziler bugün belki de dünyayı ele geçirmiş, Yahudileri tarih sahnesinden silmiş olurdu. Bunun Rus dalkavukluğuyla değil tarihsel gerçekliklerle ilgisi var. Son dönemde Ruslar tarafından yapılan filmler, yazılan kitaplarla tarihin bu karanlık dönemine bir de onların gözünden bakabilme imkânı doğuyor. Sobibor böyle bir çalışma olmuş.

Filmin başında mahkumlar ellerinde klasik müzik aletleriyle insanda keder uyandıran parçalar çalarken, istasyonun birinde askerler sabırsızlıkla gelecek bir treni beklemektedirler. Nazi subaylar birbirleri arasında Yahudiler hakkında atıp tutarken tren gelir. Tarih Eylül 1943’dür. Mikrofonun birinden bangır bangır yeni hayatınıza hoş geldiniz, valizlerinizi bırakın fişlerini kaybetmeyin nutukları çekilir. Müsik neşeli bir hal almıştır. Gelenler arasında hemen her sınıftan mahkum vardır. Zengini, yoksulu, eğitimlisi, sıradan insanı. Kunduracılar, marangozlar, terzi, duvarcı, demirci gibi esnaflar, ellerinden bir iş gelenler diğerlerinden ayırılırlar. Subayın çektiği yalancı nutuk gardiyanlardan biri tarafından İbraniceye tercüme edilir. Kadınlar erkeklerden ayrılırlar. Salgın hastalıklara karşı önce banyo yapacaklardır. Eskilerden yenilerin kulağına tavsiyelerde bulunanlar olur.

Shlomo (Ivan Zlobin) küçük kardeşine ve anne babasına veda eder. Ertesi gün onların yanına gideceğine zannetmektedir. Annesi sivilceleriyle oynamamasını tavsiye eder, ayrılırlarken de oğlunu öpmek ister, her ergen gibi Sholomo utanıp yanlarından uzaklaşacaktır. Yüzlerce insan sıra halinde yol alırlarken içlerinden bazıları seçilip alınırlar. Bir odada saçları kabaca kesilip kısaltılmaktadır bazı kadınların. Sonra hepsi çırıl çıplak duş alacakları büyük bir odaya düpedüz tıka basa itilip kakılırlar. Dışarıdan bir asker vanayı açar. Kampın kumandanı Karl August Wilhelm Frenzel (Christopher Lambert) bir pencereden içerideki kadınların nasıl can çekişerek öldüklerini izlemektedir. İnsanların topluca katledilme sahneleri dehşet vericidir. Bir yandan öldürmeler devam derken içeriye yürüyen sıranın dışarıda hâlâ devam etmesi tüyler ürpertir.

Bu arada gelen mahkumlar arasında Minsk Kampından Rus askerleri de vardır. Eskilerle tanışmaları pek de nazik koşullar altında olmaz. Bir kısım Yahudi dua edip Tevrat okurken asker olan kendisinden şüphelenenlere donunu aşağıya indirip, sünnetli ve en az onlar kadar Yahudi olduğunu söyler. Bu asker kısa adıyla Sascha yani Alexander Pechersky (Konstantin Khabenskiy) isimli bir Rus subayıdır. Emrindekilerle kaçma planları yaparlarken içeridekileri de plana katmaları gerektiğini arkadaşlarına söyler, zira onlar her yeri kendilerinden daha iyi biliyorlardır. Bir yandan yeni gelenler birer birer geride bıraktıklarının başına neler geldiğini anlarlarken kaçış planı adım adım olgunlaşıp organize olacak ve o müthiş kaçış zamanı geldiğinde başarıyla gerçekleşecektir.

Sobibor’un bu yeni anlatımının oldukça dehşetli ve şiddet dolu içeriği olduğunu söylemeliyim. Sağlam sinirleri olmayanların dayanmayacakları sahneler çok. Ama asıl yaşanılanların bu sahnelerden çok daha gerçek ve uzun olduğunu, bu insanların neler yaşadıklarını ben bir insanım diyen nasıl unutabilir? Hele hele günümüzde Almanya’da, hatta Rusya ve öbür Avrupa ülkelerinde cahil insanlar övünç ve gururla ben Naziyim diye nasıl dolşabiliyorlar akıl alacak gibi değil.

Filmi Konstantin Khabenskiy yönetmiş. Senaryo yazarları ise Anna Chernakova, Michael Edelstein ve Ilya Vasiliev. Oyuncu kadrosu şu isimlerden oluşuyor: Mariya Kozhevnikova, Michalina Olszanska, Philippe Reinhardt, Maximilian Dirr, Mindaugas Papinigis, Wolfgang Cerny, Roman Ageev, Saulius Balandis, Wieslaw Cichy, Sergey Godin, Darius Gumauskas, Felice Jankell, Dainius Kazlauskas, Fabian Kociecki, Mikolaj Krawczyk, Dirk Martens, Gela Meskhi, Kacper Olszewski, Andrius Paulavicius, Almutis Raila, Joshua Rubin, Ramunas Rudokas, Evgeniy Sarmont, Severina Spakovska, Jovydas Starkus, Alexandra Vasilieva, Margarita Zemelite, Sarunas Zenkevicius.

25.01.2019

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Coronakrise: EU-weites System zum Austausch von nationalen Warn-Apps startet

Nach einer erfolgreichen Pilotphase geht Montag das EU-weite System für Interoperabilität von Kontaktnachverfolgungs- und Warn-Apps in Betrieb. Es verknüpft eine erste Reihe nationaler Apps...

Sivas’ta mor patates ve şeker pancarı hasadı yapıldı

Sivas'ta mor patates ve şeker pancarı hasadı gerçekleştirildi. Valilikten yapılan açıklamaya göre, Vali Salih Ayhan, Hafik ilçesi Göydün köyünde düzenlenen mor patates hasat programına katıldı....

DSÖ’den Kovid-19 uyarısı: Gelecek birkaç ay zorlu geçecek

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, kuzey yarımküre kışa girerken, özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarının...

„Yüzme Bilmeyen Kalmasın“ projesiyle Artvin’de 1000 öğrenci yüzme öğreniyor

Gençlik ve Spor Bakanlığınca hayata geçirilen "Yüzme Bilmeyen Kalmasın" projesi kapsamında, Artvin'de 1000 öğrenciye yüzme eğitimi veriliyor. Proje kapsamında Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce Yarı...