11.6 C
Hamburg
Freitag, Oktober 30, 2020
Start Kultur Kino Eşkiya Celladı

Eşkiya Celladı

Eşkiya Celladı 1967 yılı yapımı bence haddinden fazla çok katmanlı bir film. O yıllar göz önünde bulundurulduğunda ele aldığı konuyu birçok yönden boyutlandırabilmiş üzerinde durulması gereken sıra dışı bir çalışma. Çoban lakaplı Kerem bir keçi yüzünde katil olup dağa çıkmış, çıkmak zorunda kalmış bir eşkıyadır. Köyden Çalık (Ayton Sert) haber getirir, hamile karısı doğum yapmış bir oğlu olmuş, kendisi ne yazık ki doğum esnasında ölmüştür. Eşkıya baba Çoban lakaplı Kerem, oğlu Satılmış´a kardeşine babalık etmesi ve onu okutup öğretmen olması yönünde öğüt verir. Böylelikle bebek kardeşi Durali, Satılmış´ın sorumluluğu altına girer.

Çoban’ın köyde olduğunu haber alan askerler köyü kuşatırlar. Başına 20 bin lira ödül konmuştur. Sıkı çatışır Çoban, yanındaki Çalık tüfeğini doldurmakla meşgulken punduna getirip Çoban’ı kalleşçe öldürür. Ödülün üstüne yatar, jandarmayla anlaşır, Çoban’ı ölü yakalattığını kimseler bilmeyecektir. Yalnız Çalık’ın karısı, taşlar, kayalar, börtü, böcek onun bu ihanetini görmüştür. Bir süre sonra Çalık köyde ağa olur, yeniden evlenir, Satılmış´ı yanında karın tokluğuna ırgat olarak çalıştırır. Satılmış ise kardeşi Durali´yi babasına söz verdiği gibi yatılı okula öğretmen olması için gönderir.

Aslında Kerem, Satılmış ve Durali (Yılmaz Güney) birbirinden farklı kuşağın eşkıyaları olarak karşımıza çıkarlar. Her birinin onları eşkıyalığa iten farklı nedenleri var gibi görünse de filmin orasına burasına serpiştirilmiş mesajlarla genellemeye gitmek mümkün. Haksızlığa uğramış olmak, özgür olmak, insan olmak, insan gibi yaşamak, hak hukuk adalet vs. vs.

Bu arada Çalık Ağa’nın oğlu Davud (Tuncer Necmioğlu) okuyup imam olmuştur. İktidar partisi ile yakın ilişkileri vardır. Durali´nin zamanı geldiğinde köylüye verdiği nutku ve gösterdiği yolu kendince gerici fikirleri ile çürütmeye çalışacak, onun ezeli düşmanı olacaktır. Olup bitenleri daha iyi anlayabilmek için biraz daha hikâyeye girelim. Çalık belki kırkını geçtiği için azmıştır, genç bir kadınla daha evlenir. İlk hanımı erkeksizliğini Satılmış ile gidermek ister. Onu reddeden ırgata kadın, Çalık’ın babası Kerem´i nasıl haince öldürdüğünü açıklar. Gerisi tahmin edilebilir. Satılmış babasının intikamını alır dağa çıkar. Eşkıya sürüsüne katılır.

Civar dağlarda başka eşkıyaların da aktif olduğunu, devletin o yıllarda da bugünkü gibi her dağa, nahiyeye, bucak ve köye hakim olamadığı görülür. Satılmış, Eşkıya kızı Bubik´e (Nebahat Çehre) aşık olur. Bir paylaşma sorunundan sonra Satılmış ile Bubik´in babası ve Selim (Danyal Topatan) öncülüğündeki grupta ayrılma olur. Durali ise babasının nasihatindeki gibi Satılmış tarafından okutulur ve köyüne öğretmen olarak geri döner. Eşkıya olan abisinden büyük hayal kırıklığı duymaktadır. Durali de okuldan arkadaşı Leyla´ya (Tülin Elgin). Leyla bir tefeciyle evlenir, onun ne mal olduğunu anlayınca boşanacaktır. Daha sonra Durali´nin köyüne öğretmen olarak gelse de Durali onu Atatürk portresinin üzerindeki tozu almadığı için umursamayacaktır bile.

Durali´nin köyde, okulda, öğrencileri ve velileri arasında nüfuzu gün geçtikçe artmaktadır. Yol yordam gösteren bir aydındır. Paragraf içerisinde devletin resmi görüş temsilcisi de diyebilirsiniz. Yine de yönü. Ufku aydınlanmaya dönüktür. Filmin sonundaki şövenist ve milliyetçi söylemleri katmazsanız eğer karşı çıkılacak fikirleri neredeyse yoktur. Günlerden bir gün okulun otuz kadar öğrencisi eşkıya Selim ile İmam’ın dümeniyle kaçırılırlar. Güya Satılmış yapmıştır bunu. Karşılığında bilmem kaç bin lira fidye istemektedir. Durali ne yapar eder parayı denkleştirir ve eşkıyaya götürür. Tuzağa düşürülür, parası çalınır. Çocukları da kurtaramamıştır.

Kaçınılmaz olarak Durali´nin de eşkıyalaşma süreci baslar. Bubik ona ateş etmeyi öğretir. Öğretmen ayni zamanda su geçirmez bildiğimiz Kemalist öğretmenlerden biridir, düpe düz eşkıya, daha doğrusu eşkıya celladı olur çıkar. Civarda ne kadar eşkıya varsa pesine düşer. Alınması gereken intikamlar alınır, verilmesi gereken dersler verilir. Film de birçok soru işaretiyle sona erer.  

1967 yılı yapımı filmin oyuncuları Yılmaz Güney, Nebahat Çehre, Danyal Topatan, Sevgi Can, Tülin Elgin, Sırrı Elitaş, Tuncer Necmioğlu, Türkan San, Ayton Sert, Abdullah Ataç, Göktürk Güney, Güngör Tetiker, Abdullah Ferah, Abdullah Koç. Yazan ve yöneten ise Remzi Jöntürk. Senaryoya Mehmet Aydın’da katkıda bulunmuş.

14.12.2018

Vorheriger ArtikelYolculuk
Nächster ArtikelLa Noche de 12 Anos – 12 Yıllık Gece

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Deutsche Kreditwirtschaft sieht noch Nachbesserungsbedarf beim Risikoreduzierungsgesetz

Die Deutsche Kreditwirtschaft (DK) weist mit Blick auf die heute stattfindende Anhörung zum Risikoreduzierungsgesetz im Finanzausschuss des Deutschen Bundestages darauf hin, dass trotz der...

Endonezya’da yasalaşan istihdam paketine karşı gösteriler sürüyor

Endonezya'nın Bendung kentinde işçilerden ve üniversite öğrencilerinden oluşan yüzlerce protestocu, yasalaşan yeni istihdam düzenlemelerine karşı gösteri düzenledi.

Bundesumweltministerin zeichnet beste Energiescouts des Jahres aus

Svenja Schulze zeichnet beste Energiescouts des Jahres aus Fast 10.000 Energiescouts sorgen für Effizienz und Klimaschutz in Betrieben in Südosteuropa und in Deutschland Sie schaffen Styropor-Verpackungen...

Basketbol: FIBA Şampiyonlar Ligi

Darüşşafaka Tekfen: 79 - Filou Oostende: 74 Salon: Darüşşafaka Ayhan Şahenk Hakemler: Marius Ciulin (Romanya), Igor Mitrovski (Kuzey Makedonya), Zdravko Rutesic (Karadağ) Darüşşafaka Tekfen: Gillon 1, Berk...