27.8 C
Hamburg
Mittwoch, Juni 16, 2021
StartHomeŞey etmek

Şey etmek

Kravatlı ve takım elbiseli, keçi sakallı vadiden yeni gelmiş biri cep telefonundan konuşuyor: Şey et bir dakika. Ben Türkiye´den buraya şey etmeye gelmedim. Bir şeyler yapacağız. Ona söyle şey yapmasın, gelirsem şey olur. Tamam hadi şey etme fazla.

Türkçe ilginç bir dil. Günlük hayatta normal bir Türkiyeli 300 sözcük kullanırsa eğer okumuş sayılıyormuş. Herhalde Almancılar arasında bu rakam 50 olursa zeki ve kültürlü insanlarla beraberiz diye sevinmek gerekiyor.

Seçmecilik memleketten getirdiğimiz bir alışkanlık. Bir sözcük ile dünyayı anlatan ne bir başka dil vardır herhalde, ne de öylesine yaratıcı bir millet.

Örneğin sabahları kalkınca şey ederiz önce güne başlarken, umutlanır, sevinir, güne güzellik kılacak dileklerde bulunuruz. Kahvaltımızın şeylisini severiz. İşe giderken şey olmaması için şeyin şeyine dikkat ederiz. Aman çocukları yuvaya veya okula götürüp getirirken bir şey olmasın diye ha bire dua ederiz. İşte şeylik olmasın diye genelde alttan alırız. İspiyoncu, yalaka, kimliksiz ve kişiliksiz yapı, arkadaş ve şeylerden uzak durmaya bakarız. İşi olanların derdi başka işsizlerin şeyi bir başka.

Kütüphaneye gideriz şey hakkında yeni şeyler bulmak için. İnternet’e bağlanmayız şeylik çıkmasın diye. Telefonda şey olmasın diye azami itina gösteririz. Şey yayınları, gazeteleri, dergileri okumayız. Şey hakkında haber, bilgi, belge bizi pek ilgilendirmez. Şeyimiz de bile değildir dünyada olup bitenler. Şeylik bir dünyada şey insanlar arasında şeyleşiriz farkına varmadan.

Şeyin şeylisini yemeyi ve içmeyi severiz. Düğünlerde şey eder, sevinçden ya da üzüntüden yine şeyleşiriz. Mektuplarımız, elektronik postalarımız şey doludur. Gazetelerin şeylerini görünce şeyimiz şey olur. Şeyden bir haber gelince nasılda şeyleşir seviniriz. Kendi kendimize şeyine şey ettiğimin şeyi bile dediğimiz olur şey anlarda. Şeylik günleri kimselere karışmaz aman şeyime mi diye yaklaşabiliriz. Yer yer utanır, bulamadığımız o an bir sözcük olur ise şeye sığınır, şeyin arkasında böbürlenir, diklenip kabadayılaşır yani yine şeyleşiriz.

Şeyimize dokunmasınlar adam öldürürüz, şey olayı çok yönlü takılır o şey ile bu şey arasındaki farka insanların dikkatlerini ve şeylerini sürekli çekmeye çalışırız. Güzel birini gördümü şeyleşir mest oluruz, alacaklımıza denk geldiğimizde şeyimiz şey olur, yani kalbimiz küt atar, kaçacak delik ararız. Sevmediğimiz bir şahısla karşılaştığımızda o gününün şey bir gün yani şanssız bir gün olduğunda karar kılarız.

İnsanlar vardır çok şeydirler, insanlar vardır az şeydirler. Kimi şey yazar ha bire sanki birilerinin şeyindeymiş gibi. İnsanlar vardır şey okumak isterler arada bir. Şeyleşebilmek için önce şeyimizin şeylikten vazgeçmemesi için uğraşmalıyız, yani umutları yitirmek yok. Yılmaz, Nazım, Ahmet boşa ölmediler hepsi şeyci yani solcu bile olsalar. İnsanları anlamak o kadar da şey değil aslında. Hepsi aynı, şey gibiler.

İsteyen istediği yere çeker, istediği gibi kullanır şey etmeyi. İsteyenin istediği gibi anlamasındadır asıl şey olan, herkesin anlayacağı şeylerden dem vurmak kolay. Ben de bir örnek olsun diye şey ettim, yani dikkatlerinizi şeye çekmek istedim. Bilmem anlatabiliyor muyum?

16.09.2007

Vorheriger ArtikelRoman: Unterwegs (9)
Nächster Artikelİtirazım Var

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular