27.8 C
Hamburg
Mittwoch, Juni 16, 2021
StartHomeOsman Aysu: Sınır Ötesi

Osman Aysu: Sınır Ötesi

Osman Aysu: Sınır Ötesi

İstanbul’da bir yerde bomba patlar. MİT ajanı Oğuz Utku kendisine travma ve depresyon yaşatan Şam ‚daki bombalama anını yeniden hatırlar. Üst düzey MİT yetkilileri toplanıp Bağdat’ta öldürülen bir ajanın soruşturulması ve patlamalarla ilgili alınan istihbaratın araştırılması için en kahraman Oğuz Utku’yu görevlendirme kararı alırlar. Çünkü iki olay arasında bir bağ vardır ve Oğuz oldukça maharetli ve başarılı bir elemandır.

On yedi kişinin öldüğü ve kırkaltı kişinin yaralanadığı eylemi açıklığa kavuşturacak deliller Bağdat’tadır. Olayın arkasında patlayıcıların kaynağı gözönünde bulundurularak İran gözükse de Tahran suçlamaları reddeder ve olayı kınar. Patlamayı CİA-MOSSAD birlikte organize etmiş olabilirler varsayımı üzerinde durulur. Zira Amerika İran’a saldırı hazırlıkları yapmak üzeredir, Türkiye’den açılacak bir cepheye ihtiyacı olabilir ihtimali gözönünde bulundurulur.

sinirötesi.jpg

Leon isimli MOSSAd ajanı olduğu öne sürülen kilit şahısdadır çözüm. Sora sora olmasa da çabucak Bağdat’a gelen Oğuz Utku yıllar önce aktif görevde bulunduğu bu şehirde yabancılık çekmez. İşgal yıllarının ilk dönemi olsa gerek her yer Amerikalı askerler, Şii ve Sünni milisler, Kürt peşmergelerle dolu anarşik bir ortamda bulur kendini.

Yöreye yeni bir MİT ajanının geldiği haberi çok kısa bir sürede yayılır. Oğuz Leon’un izini sürmeye başlar. Çocukluk arkadaşı kendisi gibi başka bir meslektaşı Taner Şafak ile karşılaşır. Kendisini içkiye veren ve kariyer şansı ölmüş Taner ona yardımcı olmaya başlar.

El-Cezire otelinde kalan Oğuz Utku’yla önce orada kalan gazeteci sıfatındaki Amerikalı ajanlar ilişkiye geçer, neleri bilip bilmediğini anlamak isterler. Nancy Taylor Oğuz’a kesilir. Tarkan veya Kara Murat dergilerindeki gibi erkeğimizin aşağılık kompleksi izlerini yansıtan Batılı kadınların nedense hep bize vurulmalarını isteyen bir mizansen ortaya çıkar. Roman boyunca Nancy ile Oğuz’un muhabbeti oturmamış ve inandırıcılığa uzak haliyle sırıtır.

Oğuz Utku’ya eski bir SAVAMA ajanı daha önce Amerika’ya iltica etmek için mollalara ihanet eden sonra başka çaresi kalmadığı için Türkiye’ye iltica etmek isteyen Farah isimli güzel bir kadın eşlik eder. Olayın arkasında İranlıların değil de gerçekten de Amerikalılar ile İsraillilerin olduğu açıklığa kavuşturulur. Kurtlar Vadisi sendromu örneği epey bir Amerikalı ajanı öldürür Oğuz, olayı açıklığa kavuşturur ve “Vatan-Millet-Sakarya”nın gereğini yerine getirirler. Yazar unutur sonunda ne mutlu Türküm diyene veya “Bir Türk Cihana” bedeldir gibi laflar etmeyi.

Gerilimi bol, kurgusu Doğuluların ve özellikle Türk aşağılık kompleksiyle dolu roman her türlü inandırıcılığa uzak bir sonla biter.
27.07.2011

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular